2 Ocak 2010 Cumartesi

Dünyada 2009 da kayıtdışı neler oldu

Sizlere bir off the record hizmetim daha. Bu olaylar var ile yok arası ama zihinlerde var, pratikte bilmem.

Başkan obamanın karısı bayan obama, Amerikada spreme bağış kampanyası çerçevesinde 1500 dönordan bağış alınmasına bizzat kendi elleriyle yardımcı oldu, ama sia bu gelişmeyi basından uzak tuttu. Bayan michelle obama malum biraz oldumcuk ve buldumcuk olduğu için bu tür kampanyalara balıklama atlıyor, biraz kurumsallaşması ve ağırlaşması lazım.

Berluskoni, yani ahbabımız olan silvio, hayat kadınları ile olan denemelerinin basına sızması konusunda kandırıldığını açıkladı. Zira pfizer ilaçları özellikle viyegra testlerinde silviyoyu kullanacak ve sonuçları kamuoyuna açıklayacaktı. Silvio maalesef bu insanlık yararına olacak yararlı denemelerde deşifre olunca 1 milyar euro test ücretinden oldu. Ve ronaldingoyu milana alamadı.

Papa onaltıncı benedikt, alman kendisi, emrindeki rahibelerle, yani isanın kızlarıyla ilahi evcilik oynamaya karar verdi, ve onların kendilerini kendisine sunmalarını istedi. Ama rahibelerin daha önceden başpikopos ludvig tarafınadan sunuma uğradıklarını görünce, kutsal su ile yüzünü yıkadı, ve bu sudan rahibelerin popolarına sürerek onları akladı, pakladı.

Şu cinselasyon ne lastikii konu kardeşim, bitiremedim bir türlü.

Ben nasıl fenerbahçeliyim mevzuusunda

Aidiyet sıralamasının başlarında taraftarlık gelir. Herkes için farklı bir yaşanmışlık yatar takım tutma geçmişinde.

Ben ve fener birlikteliğinin başlangıcı 1o lu yaşlarıma dayanır. Yani ilkokul sıaralarında takım tutma kavgalarına. Sonra bu girdaba balıklama düşmek gelir.

Neler neler yaptım fener için neler neler...

Bir şampiyonluk maçında sabah 5 te kalktım saat 8 de tribündeydim. Ama öncesinde mahalleye püskürtme yazılarla fenerbahçeyi çizdim, inat gibi, başkaldırı gibi.

Bir avrupa kupası maçında gözüm televizyona kaydı ve o gece tesadüf bir kızla çıkmıştım. Kız sonunda isyan edip evine gitti, ama maçı kazanmıştık.

Trabzonla trabzondaki 2-1 lik maçtan önce, tüm Türkiye laz oldu, kahveci bile salonunu sadece lazlara ( gs-bjk ve diğer ) ayırmıştı. Ama ben sabahtan meşhur bantımı yapmış ve bunun üzerine futbolcularımızın resimlerini yapıştırmıştım. Bant kafamda bütün gün etnik şahıslar gibi dolaştım, görenler avare diye dalga geçti, bende ise o hain gülümseme. Ve devrim 84 dakida gerçekleşti. Bütün Türkiye morötesi, ben sarı ve lacivert. Daha renkliydim ülkeden.

Ya İzmire cep harçlığı ile gidişim. 70 bin kişilik maça, ve şampiyonluğa 103 golle ulaştığımız yıllara.

Ya da beşiktaşlı fanatiklerin arasından seyrettiğim 5 maç inönüde?

Ya 3 sıfırdan sonra devre arasında öğlen namazı kılarak, haksızlığa isyanım? Ve o zamanlar kaybettiğim malboroları faiziyle geri alışım...( ki sigara migara içmezken )

Şimdi bana feneri soracaksınız, karşılığını 100 hikaye ile alacaksınız, geriye sadece tanımlamalı cümleler kalıyor.

Sadakat, isyan, güç, mucize, teselli, ses kısılması, kardeşlik, amaç, sinerji, coşku, kurtuluş, ne bileyim abi Karasevdanın sınırı.

KÜFÜR KÜFÜR

Ulan anasına danasına koyayım.

Ne üstün ve kendini beğenmiş paragraflarım var geçmiş 300 küüsür yazıda

Bazı nazik ibne ruhlu blog çalgıcıları bu kalıplarımı inşaatlarında kesin kullanıyorlardır. Sözüm ne beni okuyanlara nede çatıştıklarıma nede bırakıp tüyencilere.

Sadece endüstrik hırsız orospunun çokcuklarına.

Analarınızı defi hacet ettiklerim daha siz suçları işlemeden.

Naapayım konjonktör böyle, striptiğimin konjönktörü...

BLOG PLANLARI

2010 nakaratını terennüm eden edene ama 2010 da bu planları uygulayabilecek nufüs ya beştir ya on.

Bende isterim bir blog planlaması yaparak insanlığıma katkıda bulunmayı.

Duyuyor musun Söylem, duyuyor musun Nüzeyyen, duyuyor musunuz isimsizler?

İlk amacım yazıların nüvesinde isyan teşviği dozunu arttırmak. Zira bizim bildiğimizi bilmediğimizden hareketle kendi bildiklerine bilgi diyen buldumcuklar arttı ve fütürsuzlaştı. Sol elimde 18 sağ elimde 81 yazıyor, toplarsan 99 eder matematiğini bunlara uygulamalı eğitim ile belletmek farza dönüşüyor vacipten.

İkinci amacım ise her ne zaman söylem teyze temrinden uzaklaşırsa buraya yazmaya başlamak, bir nevi dolgu ve kemikleşme sancısı.

Üçüncü amacım ise uzun yazmak ve parçalarımı birleştirerek ortaya ne çıktığını hepimizle birlikte görmek. Zira ilahi bir yaradılış amacımız var çoğunlukla çöpe attığımız. Bakalım ben hangi rengi yansıtmaktayım zamanelerde?

Dördüncü amacım bir kısa metraj aşka yelken açmak. Tamamen sağlık sebepleriyle, zira hücrelerimi yenilemeye yanaşmayalı çok oldu, sonra kabuğuma dönerek ona sıkı sıkı sarılmak.

Beşinci amacım işe yaptığım işe farkımı yansıtacak bir kimliğe bürünmek, henüz yüzde 20 lerdeyim ve bu beni yaşlanma etkileriyle yüzyüze bırakıyor. Zira yaptığım her işte parmak ısırttıran ve keşke benim gibi olabilsemeyi dilettiren kimliktim. Buna kimse para kazanma isteği diye bakmasın, benim paralarım sizinle paylaşılan yazılarımdır.

Birde vatandaşın sesi olmayı daha fazla başarabilmeyi ve pazarlama doktrinlerine katkıda bulunabilmeyi diliyorum yüce Allahtan.

Elbette birileri doğacak birilerinin cenazeleri yerine, velbette bazıları evlenirken birileri boşanacak,

misal yağmur.

yedinci amacım bende kalsın....

Söylem teyzem evdemi?

İşte benim tarih mirasım olan amma kendisi habersiz insan, 2010 kültür ağacı Söylem teyze.

Şimdilerde hangi ülkede bilmem ama bankadaki 140 bin avrosunu tüketince hayata yeniden başlamanın hesaplarını yapan basiret teyzesi.

Söylem teyze aynen medrano sirki gibi 30 ülkelik dünya turlarına çıkan bir tarih göçmeni. Ortama renk değiştirerek uyum sağlayan teyze, bu çılgın ama saftorik ruhuyla ne zaman uyumlu bir insan haline dönüşse, işte o anda suları kaynatan ve lav püsküren içimizdeki eğreti ruh. Tam olarak göbek adı bu şekildedir. Uzun ama öyledir.

Söylem teyze ile olan kısa süreceği baştan belli bir hasbıhale girerseniz, ondan gelecek zararı asgariye indirgemek için gözlerinizi kapatın ve 24e kadar sayın, bu süre zarfında sessizlik seansında söylem teyzenin canavar ruhu geçer ve bambi ruhu gelir. Malesef hiçbir doktor bu rahatsızlığı bilim dünyasında tanımlayamamıştır. Çok kızmayacağı için bunları yazıyorum.

Senin "artis cahide" ruhunun buzdolabı benim, emniyet sübabı ve hatta yeddi emini.

Ve hiçbir zaman görüşmeyeceğiz, Allah isterse bir iki tesadüf icad eder, ama isterse sadece....

YILIN BAŞI GİRDİ Mİ?

Şartlandınız sular gibi en hidroşinograf hallerinizle. Bir devrim olacaktı, adınız mesela Halil ise "halil devrimi" tarih 1 ocak....

Oysa tarih; devrim çöplüklerinin tamamını kapsar.

Başlığımda ironi var evet, kalitesi tartışılır ama, kabul edilmesede yılbaşı girdi ve geçti. Hadi bakalım şişkin mideli martı sürüsü, diğer denize kanat çırpılacak. Çırp....

Levent emmi benim yangınlarını söndürecekmiş, anında not bıraktım, yerdekileri söndürdün diyelim, göktekilere senin hortumun yetmez diye, hatta kendisini biraz kızdıralım, rüzgara işeyen yüzüne işer diye.

Bakalım kendisi ne diye?