25 Temmuz 2011 Pazartesi

"KIYAMAM SANA" LI PİDE

Ramazan öncesi son kuduruk yazı:

Fahişe mesleğine saygı duyarız biz erkekler. Fahişelik bir bağıştır karşılıklı. Alan da veren de fahişesidir hayatın....,

Fahişeliğe duyduğumuz saygının temelinde bir güvenlik valfi yatar. Evdeki kadınımız, hayatımızdaki kadınımız, yada yerine hiçbirşeyi koyamadığımız kadına karşı bir geri tepmedir fahişe alternatifi. Bir intikamdır. Bir geçici hevestir. Bir yenilenmedir.

Asıl kadınımıza karşı bir tehdittir. Masum bir tehdit. Çünkü fahişeler yüzde 90.90 daha güzel bir kadındır. Daha kullan at bir kadındır. Daha kolay içinden çıkılabilir bir manzumedir. Yerine göre hatta, daha insaflı ve merhametli bir kadındır fahişe.,

Çünkü evimizdeki kadın bizimle hayatı, fahişe ise anı paylaşır sadece. Fahişe karşılığını verir paranın. Kendine sunulmuş bedenini kiralar. Akdini yerine getirir. Aklını yerine getirir. Fahiş bir fiyata, yani saçma bir yüksek para ile fahişelerle anı paylaşırız biz erkekler. Kapılan yanılır fahişeye. Her kadın bir fahişedir ya, fahişe bunun üstte kaymak tutmuşudur.

Yani evdeki kadının bazen ortaklığa aykırı hareketinden, yada biz erkeklerin maymın iştahından da kaynaklansa, fahişenin maddi cezasını biz erkekler, manevi cezasını ise kadınlar çeker. Çok mu muamma?

Değil.

Fahişeler keskindir. Fahişeler otoriterdir, fahişeler risk alır, fahişeler; besin zincirinin en üstünde yer alır. Aynen aslan gibi, aynen köpekbalığı gibi, aynen kutup ayısı gibi. Aslan payını fahişeler yer toplumun. Parasal, içgüdüsel, ve hatta prestij gibi unsurların -arslan payını- fahişeler yer. Vucudunu ve bazen hayallerini çoğunlukla geleceğini verir mesleğine ve karşılığında aslan payını alır. Yapılan iş ile gelirin açıklaması bu bağlamda özetlenebilir.

Her kadın ve hiçbir kadındır fahişe.

Bugünlerde fahişeye başka başka isimler yakıştırılmaktadır. Orospu, hayat kadını, eskort, konsomatris, telekız, motor, yok daha ne isimler ne isimler. Yani her toplum kesimi kendi inanışlarına göre dikip biçmişler fahişe kavramını. Oysa çok basit, fahişten gelme: FAHİŞE.

Bedenini görsel olarak sunan kadında, yani manken fotomodel de fahişedir. O meşhur güdüye hitap eden her kadın fahişedir. Diskoda çılgınca dansederek ifade eden kadın da fahişedir. Genelevde ev kızı gibi siftah bekleyende. Diyorum ya; meslek başlıbaşına. Sektör birbaşına.

Nasıl ki her sevişmenin içgüdüsü farklı farklı ise aynen parmak izi gibi, hepsinin sevişme temposu, hepsinin oluş anı, hepsinin zamanı, hepsinin ortamı farklı farklı ise, bütün bu değişken dinamikleri bedeninde söndüren fahişe saygıyı hakeder bence.

Bütün kötü hayat yaşayan kadınların en gizli ifadesi "keşke fahişe olsaydım" tümcesinde saklıdır. Hatta bazen "ben istesem neler neler yapardım" söylemi de fahişeliğe atıftır. Bu lafı etmeyen kadın ben tanımadım, içinden geçirmemiş kadın tanımadım, hatta fahişeliği bir tehdit olarak algılatmaya çalışmayan kadın olmamıştır.

Gemleri su üstünde tutan suyun kaldırma gücü varsa, her kadını fahişelikte tutacak kadar sevişme içgüdüsü her toplumda vardır. Yüz kadından 99 u mutlaka bir erkeğe sokulmak isterse cevabını olumlu alır. Seviyesi ne olursa olsun. Fahişeliğini yapar.

Beni ne mühendisler ne doktorlar istedi lafının temelinde gizli fahişelik yatar.

Herhangi bir yüzük yada gönül bağı olmayan her özgür kadın -dikkat edin- mutlaka fahişelik yapar.

Bu toplumsal açılımdan sonra, konu başlığım ile ilgili sonuç paragrafına geçiyorum.

Fahişelikte sadece bedensel su çekimi kanunu öncesinde bir muhabbet faslı geçer. Fahişe konuyu kendi mecrasında tutarak erkeğe bazı etken-edilgen konulardan bahseder. Onu kendine yakınlaştırır, kendini farkettirir ve arzulattırır. Uzaklık bağını çözer, ve bedenine odaklar. İster başına gelen talihsiz olaylar, ister kaderin onu bu yola itmesi, ister siyaset politika, ister klip moda,

Fahişe en sonunda kendini dişileştirir ve muhabbeti sks boyutuna çeker.

Sevişilir olur biter.