16 Kasım 2022 Çarşamba

TAKSİM TERÖR ANALİZİ

El beşir adında bir bombacı. Pazarımızı yasa boğan patlama. Pkk bu bombayı daeş kılığına girerek patlatmayı planladı. Eleman temini için suriyelilere odaklandı. Çünkü mit bütün pkk militanlarını kayıt altına almış durumda. Aynı kaynak temini ile iç kamuoyuna suriyeli isyanı alevi saçılmak isteniyor. Seçime yönelik harekat amacına hizmet ediyorlar. Yani yakalanması istenmiş olabilirde. Bir de kullanışlı gerizekalıların seçim patlama tayyip ilişkisi yaratma çabası var. Sikimin düdükleri. Patlama tam da Türk birliğini tesis ederek güçlendirme toplantılarının ertesine denk geldi. Semerkantta bilenler bilir. Neden yazıyorum bilmemedim. Orospuçocuğu terör orospuçocuğu pkk orospununşahı amerika.

13 Kasım 2022 Pazar

Kerizlemece

Memleketimiz insanında mevcut beyin kapasitesi kullanma yeteneği yüzde 5. Çok büyük dalgalanmalar yani seviye farkları var bu yüzde beş içinde. Mesela engelleme, menfaatçilik, bahanecilik, adam satma, kıskanma, dedikodu, cinsellik gibi eğri akıl kullanımları yüzde 20 lere yakın. Bir de dünyada birinci olduğumuz kısa yoldan neticeye ulaşma sapkınlığı var, yüzde 30 gibi bir oran. İnanılmaz. Peki madem ki bu birinciliklerimiz var iken neden yüzde beş gibi dünyada son üçe giren bir rezaletimiz var? Çoğunluk hep bir ağızdan ayağa kalktı ve "Tayyippp yüzünden" diye bağırdı. Sanki tayyip beynimizi sıfırlamaya yatkın bir virüs ve biz herşeyi ondan biliyoruz. Bu sanılmaya uzaytaşlarındaki bakteriler bile gülüyor. Tayyip bu milletin erimiş beyin fonksiyonlarının sonucudur. Tayyip beynin kullanılmayan fotonöronlarının vucüt bulmuş şeklidir. Aynen internet yayılımı ile beynimizin sınırlarının belli olması gibi. Direksiyonsuz bir arabanın başına geleceklere hazır olmakta fayda var. Şimdi bu kesin devrilmenin sonunda bagajda kıymetli bir şey varsa herkesten önce kapalım zihniyeti devreye giriyor. Maalesef ile bitirelim bu pazar gezmesini.

10 Kasım 2022 Perşembe

UNIVERSIATTEN AUTOBIQGRAPHICIE DAS DANTE ( Dantenin siki )

Dante denince aklımıza İlahi Komedya gelir. Yani; doğduğumuz sevdiğimiz didindiğimiz içinde milyarlarca duygu ve aksiyon yani herşeyi sığdırdığımız dünya ve yaşamın üst anafikrinin ( Tanrının oyun oynama isteği kaynaklı ) olduğunu anlatmaya çalışır. Haliyle hayatı anlamsız bir komedi olarak betimler. Aslında herşeyin öncesi devamı ve sonunun belli belirli olduğunu ve bizim bu komedide rol yapan figüran-oyuncu-amele olduğumuzu anafikire taşır. Şimdi bu fikri zihinlerde terbiye edelim, çırpalım karıştıralım damıtalım. Dante ilk olarak Tanrıya inanıyor, belki bu sebeple ona birazhacı diyebiliriz. Bu fikrin bir açılımını Şeytanın Avukatı filminde görmüştük. Peki Dante efendi biz insanların nezdinde Tanrının kudret ve gücünün ve iradesinin YARGILANAMAZ nispette bir sonsuz büyüklük olduğu gerçeğini (gerçeğimizi) atlamış olabilir mi? Herşeyi yaratmış ise mülkiyetin tek hakkı da Tanrınındır. Bizim adalet kavramımız onun tasavvurunu kapsayamaz. Dante efendi buna da dikkat etmemiş. Yani özet kavrama veya benim sonuç cümleme gelirsek: Dante cinsel olarak tatminde zorlandığı sebebiyle bu fikirlere duçar olmuş diyebiliriz. Karşı cins ile aktivitelerde silahı tutukluk yapmış diyebiliriz. Bu isyanını da Tanrıya adalet kavramı ile atıfta bulunmaya çalışarak sitem etmiş diyebiliriz. Siz ne dersiniz?

9 Kasım 2022 Çarşamba

YAKIN DUA

Artık öbür alemdesin aziz dostum. Sana Coşkun demek ne kadar doğru bilmiyorum. Ruhumun kardeşi desem, izlerine yüz sürdüğüm desem, unutulmazım desem, bilmem ki ne desem. Şu an olduğun yer nurlu huzurlu olsun gülümser olsun, ben ne desem sana farketmiyor. Hani bedenin ve ruhunla burada olduğun günler varya. Ben halen ordayım, olduğun yere yabancıyım ama hayatının yarıya yakını beraber geçti benimle, dostlukta yoldaşlıkta, sırdaşlıkta. Hakkım tekrar helaldir, zaten biliyorsun. Ama bil ki gidişin olmadı. Hatıranın önünde eğilmeyen olmadığı gibi. Eğer şahitliğim varsa ve geçerliyse şunu bilsinler ki senin izlerin gayet derin ve inanç dolu bir resimdir zihinlerde. Şahsiyet adalet hakkaniyet gibi kalemlerle çizildi. Haliyle zaman tuvalinde silinmesi çok zor. Zaman epey zorlanacak. Ve bana karşı olan hatıralarındaki seni anlatmak mümkünse, kendimi ördüğün duvarda güvende hissettim daima. Bazen o duvara çarpmışlığım da vardır. Ama yarıklar çok çabuk iyileşti biliyor musun? Biliyorsun. Hep ölümü ve sahibi olan Allahı anardın. Ölüm seni en yakınların ile test etti çünkü. Ölüm senin güzelliğinin kalemiydi. Kusurların mı, eğer kusur ise Allah affetsin. Sen zaten bazı bazı şanslı olduğunun yani övgü alan bir kimlik olduğunun kanıtlarına sahipsin. Annene 500 metre ailene ve bana 2000 metre ağabeyine içiçe yatıyorsun. Seni gelecek nesile anlatmaya bir ifade yok ama eğer benim sözüm bir kayıt olacak ise, Coşkun adaletlidir, Coşkun hakedene hakettiğini verir, Coşkun kuralları koyarken Allahın kurallarını rehber edinir, Coşkun rehberdir gibi yüz tane sıfat sayarım. Duygum bitmeden şunu ifade etmelim:. Görüşeceğimizi bildiğim için değil, sana seni anlatmak değil, özlediğim günler çuvaldan taştığı için yazıyorum ve Dünya sensiz çok sade bir yer dostum.

5 Kasım 2022 Cumartesi

İstanbul'a Ne olacak?

İstanbula şimdi baksaydı şair; tansiyonu börtlerdi. Ama bir tepeden değil. Mesela taximden mesela karaköyden mesela sultangaziden. Hatta bademciği kördüğüm olur, yutkunamazdı bile. Haliyle size gördüğünüz ve acısını iliklerinizde hissettiğiniz İstanbuldan bahsederek boşuboşuna bostana halı sermeyeceğim. Benim derdim İstanbula ultrason çekmek değil, biraz öngörü biraz reçete sunabilmek. Şişman hatta obez, tansiyonlu şekerli koahlı kalp ve damar hastalıklı bir yanı kanser bir yanı inmeli İstanbul ya kurtulur ya böyle sürünür menemen olur yada tereyağ olur ekmeğimize sürülür. Peki nasıl olacak bu? İçinde karıncalar gibi gidip gelen topluluk mevcut kara tabloyu görecek yani farkındalık ile hareket edecek. Daha fazla kalabalık ile yaşamın yavaşladığını görecek. Görebilir mi? Hayır göremez çünkü buna eğitimi, bilgi görgü veya öngörüsü yeterli değil. Olsa bile, koşulların yüksek duvarından bir şey göremiyoruz. İstanbul genişlemeli mi? Asla genişlememeli. Kanal istanbul gibi kuzey istanbul gibi toplu konutlar gibi şişmeler olursa, bizi Ekrem hümanoğlu bile kurtaramaz. Ekrem istanbula yatırım yapmayarak hizmet etmeyerek koşulları zorlaştırarak bu büyümeyi inşallah tersine çevirecek. Ekrem bir nevi kurtarıcımız. Midemize kelepçe takan diplomasız doktor. Alkolizm tedavisi ile acı reçeteyi dayayan despot. İstanbulda hayat pahallılığı anadolunun iki katı. Bu fayda malesef faydasız. Çünkü pahallılık yani yüksek kazanç istanbulu daha da bal kokan çiçek yapıyor. Ya yapısal yenileme veya kentsel dönüşüm? Bu faktör ile küçülen konut metrekare alanı ve inşaat maliyet devasalığı da İstanbuldan kaçışa sebep olur. İyi yani. Bir de mülteci enflasyonu var. Bu kitle serseri oluşumlar içine girerse vay halimize ama girse bile istanbuldan kaçış kaçınılmaz olur bu defa. Peki yarattığı kalabalık ne olacak düzensiz göçün diye düşünürsek bu insanların istanbulun sahnesinde değil de yeraltında yaşadığını görüyoruz. Bayramlarda haftasonlarında çılgınlık seli olarak caddelere deniz kıyılarına iniyorlar ki beyaz Türklerin rengi ruhsarı atıyor. Yaklaşık kayıtlı 200 toplam 400 bin ağır işçi ile istanbulun dip çarkları işliyor. Bunlar geri giderse anadolu çocukları ile bu kazan dairesi dolar mı dolmaz mı bilinmez. Elde ne kaldı diye baktığımızda İstanbulda kaostan sonraki ezan seslerinin martı uğultuları vapur orkestrası ile çark olduğu bir silüet görüyorum. İnsanlı da insansız da.

29 Ekim 2022 Cumartesi

SİYAH HAMBURGER

Amerika dünya hakimiyeti demek. Multivitaminlerden tut forklift elemanlarına kadar dünyayı döndüren bütün envanterde Amerikan bayrağı dövmesi vardır. Zira ticaretin menşee'ini dolar belirler. Buzlarda fok avlayan kutup ayısı hariç her konuda doların etki serpintisi mevcuttur da diyebiliriz. Haliyle bu halıyı seren amerika bizlerin bu halıdan yürümemizi sağlayacak her türlü stratejik ekonomik askeri tedbiri de alarak işini şansa bırakmaz bırakamaz. Ama kendi eliyle değil mutlaka yöresel politik oluşumlar ve bunlara biçtiği roller ile idareyi belirler. Eksenden sapan olursa da oraya demokrasi götürme telaşı ile öncelik iç isyanlar suikastler toplumsal ayaklanmalar iç savaş gibi yollarla kendi adamlarını getirecekler. Ülkemizdeki kullanışlılar da bu dümenin suyunda yüzmeye çok meraklılar huyları kurusun. Bu yüzden bu milletin çok düşmanı var ama Allah bize Atatürkleri göndermeye devam ettikçe amerikanın o renkli soslu cızır cızır iştah avcısı hamburgeri orjinal rengi olan siyaha dönüşecek. İç düşmanlara bir mesajım yok onların görevi belli çapı belli gidecekleri yer belli. Cumhuriyette 99 dedik, millet olmakta 1000 dedik Türk varlığında 1600 dedik ve demeye devam edeceğiz, Allahtan niyazımız budur.

26 Ekim 2022 Çarşamba

Bir kere de CHP yi deneyelim mi?

bir. enkaz devraldık toparlanmak uzun sürecek. iki. Enflasyon dolar finans krizleri aşmak öyle kısa vadeli planlarla olmaz bizim kararlı politikamızla olur. üç. Komşularımızla iyi ilişkiler çerçevesinde kuzey ırak suriye vesair geri çekiliyoruz. dört. Dünyadaki durumun yansıması olarak bazı yatırımları askıya almak durumundayız. beş. Maaş ve ücretleri arttırmak enflasyonu azdırır bir süre fedakarlık yapmak zorundayız. altı. Petrol doğalgaz arayışlarımızı gerekli rezerve ulaşamayacağımız için durdurduk. yedi. Yerli araçta tedarik sorunları yaşıyoruz üretime ara verdik. sekiz. Dolarda öngöremediğimiz bir pozisyondan dolayı benzin 115 mazot 125 marlboro 178 oldu. dokuz. Sosyal yardımlarda adaleti sağlamak için bir süre ara verdik. on. merkez bankası politika faizini yüzde 60 ta sabit tutacağız. onbir. Yurtdışından hammadde ve ara mamül ihtiyacımızı bir süre askıya astık. oniki. Öğrenci kredileri ve yurt konusunda bazı radikal önlemleri konuşuyoruz. onüç. Fetöcülere af getirdik. ondört. biz zaten 1950 den beri bu memleketi tekbaşımıza yönetmedik haliyle formdan düştük. Ama akpnin engelleme çabaları olmasa ne de güzel yönetirdik aslında.

25 Ekim 2022 Salı

Bu Seçim Adil Değil

Burada giriş gerilme sonuç tarzımı göreceksiniz... 2023 seçimleri adil olmayacak. Neden mi? Looser etkisi sebebiyle. Ben looser mıyım evet bazen hayat bana bu kostümü giydirdi. Ama neticede bu sarmaldan çıkmayı başardım. Ama sabır ama inat ama Allahın yardımı ama sevdiklerim ama amalar sayesinde. Bir de hayatın adaletli olmadığını düşünen looser kitlesi var ki, neticeleri hep dış etkenlerde arayan talihsizler ve biraz da gayretsizler. Bu kitle seçimlerde oyunu Muhalefete verecek, yani en az 2-3 milyon kişi. Sebep belli. Bu sonuca nasıl etki edecek bilmem ama Reis bu seçimi kazanırsa looserlar bir kere daha loose olacak. Bakalım kader ne diyecek.

24 Ekim 2022 Pazartesi

Hamburger Kemal

Hamburger hamburgtan dünyaya yayılmış. Ekmek arası köfte. Hatta Türk işçilerin anneleri ekmeğin arasına köfte koyarak hamburgerin de annesi olmuş denilir. Neticede doğumu nasıl olursa olsun Hamburgerin de son yiyici meşhuru Kemal bey oldu. Hamburgeri loplarken bay kemal acaba dünyada yakın çağı sonlandırıp hamburger çağına geçmemize öncülük etmiş olabilir mi? Benim söyleşim işte bu satıhta olacak. Dünyanın Türk yüzyılına girdiği söylenir oldu. Hani o anadoluya girdiğimiz hani o istanbulu aldığımız gibi. Haliyle bilerek bilmeyerek çağ başlatıp çağ kapatan bir çok örnek var. İncelmiş kopmuş savrulmuş bir kurum olan CHP ki chpliler buna Atatürkün partisi demeye bayılırlar aynen benim paşa dedem bahriye nazırıydı dercesine, şu anda Tayyip reisimizin ekonomide yaşadığı viraj ve savrulmalardan dolayı iktidar olma hesapları yapıyor. Yani sevdiği kadının 20 yıldır evli olduğu adamdan ayrılması ihtimaliyle sabun köpürtüyor. Bunun adına şişme siyaset denir. Nerede reçeten nerede planın projen kadron kaynakların diye sorarsak şayet tek bir cevap aktivasyonu var. Liyakat ile herşeyi halledeceğiz. Yani kendi kadroları ile düzene düzen verecekler. Keramet kendi kadrolarında demek istiyorlar. Peki ya 20 senedir ak parti kadroları ile işleyiş kazanmış devlet çarkı bu kadrolar boşaldığında ne kadar işleyecek? Ülkenin etrafında kaynayan ateş çarkı chp iktidar olduğunda sönecek mi? Amerikanın dümenindeki yeni dünya canavarının iştahı chp iktidar olduğunda dinecek mi? Bizi demokrasi ile tanıştırınca mı bölge güllük gülistanlık olacak? İçimden Allahım yarabbim sen büyüksün hikmetinden sual olunmaz, Kemalin yediği hamburger ile oluşacak huzurlu müreffeh yemyeşil dünyada bizleri de ihya eyle duası geliyor. Bir devir kapatıp bir hamburger devrini açacak olan ve dünyanın kilitlerini çözerek kaderimizi fişeklemiş olan Kılıçtaroğlu sayesinde benim gördüğümü sen diğer kullarına da görmeyi nasibi müesser eyle. Bir de kemali deneyelim diye düşünenlere gökten hamburger yağdır. Göklerden indirdiğin rahmete birazcık zeka kıvılcımı da katarak yüce Türk seçmenini ıslat da ıslat ya rabbim.

21 Ekim 2022 Cuma

Bönleştirme Politikası

Bön kelimesi literatürde pek karşılığı olmasa da salaklaşmış, avanaklaşmış, hissizleşmiş, kayıtsızlaşmış, tepkisizleşmiş, kendi kendine yetemezleşmiş gibi manalar yerine kullanılır. Hakim dünyanın diğer toplumlara uzak mesafeli uyguladığı politikanın adı da bönleştirme siyasetidir. Bu sayede tekdüze birer inek iradesine geçen insanları emir altına almak kolaylaşır. İstediğini satar, istediğini kabul ettirir, istediğin tarafa yönlendirebilirsin. Yani düşük bir maliyetle insanları köleleştirmek diyebiliriz bönleştirme politikasına. Bönleştirmenin propagandadan farkı bilinçleme değil bilinçsizleştirmedir. Benim aklımı kullan, bak benim hayatım ne kadar güzel sende bana gel teslim ol bu hayatı yaşa serinliği ve kolaycılığına mesajdır bönleme. Şimdi benden örnekler isterseniz, internet sosyal medya arama motorları ve borazan insan tipleri klasik medya ve göbels taktikleri (devamlı tekrar et yalan gerçek olsun) ve son olarak tatlı hayata şartlandırmalar. Mesela Türkiyede en yaygın olan bönleştirme mevcut iktidardaki Tayyip reisin bir hırsız yalancı vesair olduğunu beyinlere saplama yöntemidir. Mesela devamlı internette olmanın özgür insan, bilgili modern kültürlü insan olmak ile eşdeğer olduğu yalanı. Hani bazı filmlerde fantastik kötü karakter şekil değiştirir ve iyi ile aynı kişi görünür ya, biz de kime ateş edeceğimizi şaşırırız bir anda. İşte o an bize daha iyi gelen şey aslında kötü olan karakterdir, çünkü giydirilmiş kötü gerçek iyiden daha aksesuarlı gelir bize yani algımıza. Bu sebeple akıp giden hatta biten yaşamda doğru şıkkı işaretlemek için arındırılmış iradenizi devreye alabiliyorsanız alın. Devreye alabiliyorsanız dedim bu kelimeye dikkat edin. Veya son tahlilde doğrunun yanında olmak ta bir çözümdür. Beyninizi etkiden arındırılmış oksijen ile temas ettirdiğinizde gözünüz kötü-iyi ayrımını daha net görecektir.

20 Ekim 2022 Perşembe

Zamazingo

Bugün size bir organımızdan bahsedeceğim. Evet bildiniz size sikten bahsedeceğim. Bu sik çok enteresan biri. Sizi de tanıştırmak ve iki köpek sahibinin birbirine köpeklerinden bahsettiği gibi bahsedeceğim. Sikte en enteresan bulduğum özellik sadece boşaltım ve üreme gibi temel özelliklerden başka bir artısı. Sanki duygu dünyamızın yazıldığı kalemdir sik. Vucudumuzun bir organı bir uzantısı olmaktan çok sanki bir birey, kiracı gibi. Bazen biz onun uzantısı olabiliyoruz zira. Ayrı bir karakteri var yarı bağımsız. Mesela duygu dünyamızı biraz harekete geçiren bir kadın varsa sik hemen aşırı faaliyete yani eyleme geçerek hazır kıtaya dönüşür. Aynı sik bir hayalkırıklığı ve derin ruhani buhranda bizimle aynı yas moduna geçerek günlerce en sönük hale bürünür. Daha ne özellikler sayabilirim kiracımız hakkında ama kendini fazla nimetten sayıp şımarmaması için burada siki kesiyorum.

18 Ekim 2022 Salı

Zamanın hep haklı çıkardığı adam: TAYYİP

Zehirlenmiş sosyalizm için Tayyip; hırsız yalancı katil tecavüzcü dolandırıcı maniplasyoncu provakatör zevk düşkünü dinbezirganı gangaster soysuz vesair biridir. Ama gerçekte nedense öyle değil. Bu memlekette bu yalan dolması ile beslenen tipler bulunmakta ve gayet yüksek tondan konuşmaktadırlar. Çünkü beslendikleri yerler için gayette kullanışlı birer borazan özelliği taşırlar. Sosyal medya ellerinde birer kanalizasyon borusu olduğu için bu sallamalara inanan bezirganlar çoktur. Sosyal medyayı tanrının sesi olarak görürler. İşte bu düşünce dalgası ile Ekremi istanbula belediye reisi yaptılar. Gayet ciddi bir siyasi tehdit ile karşı karşıyayız. Yüksek olduğunu zanneden düşük zekanın sesi yüksek çıkıyor ama karşılarında zamanın hep haklı çıkarttığı bir adam var. Bu yüzden boşa kürek çeke çeke kanser riski taşır hale geldiler.

15 Ekim 2022 Cumartesi

MADENCİNİN KADERİ

Bartın başın sağolsun. Hakkın asla ödenmez. Bizi maden facialarında derinden etkileyen şey ölümün en çaresizliğinin yaşanması. Mesela trafik kazasında karşıdan yüklü bir tır ile kafa kafaya girsek bile bir yaşam ihtimali kırıntısı vardır. Bir yaşam boşluğuna denk gelebiliriz. Veya depremde veya yüksekten düşmelerde bile. Ama madende bir kıvılcımın öldürme ihtimali yerin yüzlerce metre altında çok acı bir kesinliktedir. Bakmayın yerden 100 200 metre alta girmeyi, çıkışa olan mesafe kilometreyi bulur aslında. Bu yüzden her vardiyaya giren asansör bir tabuta girmenin prova sahnesidir. Evet isterse huzurlu yatağımızda sevdiklerimiz yanıbaşımızda olsada ölüm aynı ölümdür fakat bunun çaresiz bir kadere bağlı olması ruhumuzda derin yaradır. Oldu da bir derinde sağ kaldınız, her saniye bir saat hükmündedir. Saniyeler sayılı saatler imkansızdır. Allahtan dileğim hepsinin, bütün kayıpların şehit olarak ilahi aleme geçmiş olması ve bir kıvılcım olacak ise bunun yaşam kıvılcımı olmasıdır.

14 Ekim 2022 Cuma

BEŞİKTAŞ A TAKIMI OTOBÜS TARİHÇESİ

30-40 lulı yıllarda hepimiz biliyoruz ki futbol ligleri bölgesel bazda icra edilir ve nadiren takımlar turneye çıkardı. Daha çok tren seyahati tercih edilerek futbolcu kafilesine ekonomi sınıfından bilet alınarak amatör bir faaliyet ile seyahatler vukuu bulurdu. 50 li yıllarda futbolcuların ekonomik özgürleşmesi ile birlikte amerikan arabaları çevroletler buiykler pleymuutlar sahne aldı. Trafik te yoktu. Beşiktaş jimnastik klübu topçuları da bu furyada boy gösterdi. Ama o zamanın meşhurları başta necmi sadi niko hakkı olmak üzere arabaları ile istanbulun namlı dilberleri eşliğinde ( nalan figen müşerref filiz şükran ) bolca gezerek ve kayıplara karışarak idmanlara maçlara geç kalmaya başladılar. İstanbul donanma kupası müsabakasına bu sebepten ötürüdür ki beşiktaş 7 kişi çıkarak 6 - 1 mağlubiyye yaşadı. Zamanın klüp başkanı Hayri Nurullah Nasuh bey bu durumdan ötürü her ne kadar bütün otel müdürlerine haber salarak ( hilton tarabya ve yeşilköy ) topçuların rezervasyonlarını iptal etmelerini ve kendisine haber salınmasını istedilerse dahi, bu sefer de topçular boğaza nazır yerler olan ferahevler ulus tarabyasırtı ve portakal yokuşu mevkilerinde garsoniyerler tutarak samimi görüşmelerini buralarda yaparak takımın performans ve başarısını gölgeler oldular. Takım umumi heyetinde bu duruma çareler arandı ve azalardan Otobüs firması sahibi Kamil koçoğlu Atartutmaz Beyin önerisi ile beşiktaş futbol takımına ilk otobüs tahsisatı yapıldı. İsveç menşeeli Volvo Grand Kanyon 24 kişilik oturma kapasitesi ile hizmete girdi. 1954. Bu otobüsü sırasıyla Daimler Süper turbo şarj, Peugeot makro city, Renault Grandtoure, Mercedes 0 303, Mitsubishi turistik, ler lar takip etti. Beşiktaş büyük galibiyet ve zaferlere taşınır olmaya başlanınca diğer Istanbul takımları da Otobüse geçti. Fener Gasaray Beyoğluspor Kasımpaşa Vefa Karagümrük Hürriyet Altıntepsi Sipahigücü Sarıyer ve Beykoz.

12 Ekim 2022 Çarşamba

KASLARI KÜTÜRDEYEN ZENGİN ADAMLAR

Genelde toplumun üzerinde yürüdüğü denge rayının adı dengi dengine kuralıdır. Arz talep dengesi, sosyal dengeler, gelir gider dengesi filan. Ama bu dengeyi bozan bir düşünce vardır. Yani ilk eşinden sevgilisinden ayrılmış yaşı kemale çalan değerli ablalarımızın denge anlayışı bu dengeye tezat oluşturur. Nedense bu ablalar bir hayal erkeği arar dururlar. Zengin kültürel anlayışlı romantik sıcak ve kendilerine her anlamda kadın olduklarını hissettirecek olgun erkek. Yani bir çok olmazı yek bünyede toplayacak adeta ilahi melek gibi bir insan. Bir kere bu erdemleri kendisine menkul eylemiş erkek asla boşta olamaz. Bu özelliklere haiz bekar erkek asla evlenmek istemez. Tek özelliği sadece aranılan bir figürden ibaret oluşudur. Yani bir hayalin adıdır bu hayallerde tanımlı kişilik. Arayan mevlasını da belasını da bulur atadeyişi ile anlamamız gereken şudur; siz hayatınızda oluşan tecrübe yaralarını yine hayallerinizin melhemini sürerek sarabilirsiniz ama bu yarayı asla kapatamazsınız. Kriterlerinizi aynen mouse gibi bir kutucuğa sürükleyip bulduğunuzla iktifa eyleyiniz. Bırakın o hayaller filmlere konu olsun. Senaryo çalarak hayat geçmez.

8 Ekim 2022 Cumartesi

Dı inilayz of dı set piıpıl

Setlerde kendilerine yardımcı oyuncu denilen ama bire1 figüran muamelesi yapılan insancıkların profillerini yüksek yüksek huzurlarınıza sunmak isterim. Bin lira verseniz bu değerlendirmeyi size yapmaz kimse. Gelyo geliyo....ŞİZOFRENLER. Ünlü oyuncu ve yönetmenler ile aynı yerde mesaide olunca onlar ile aynı statüde olduğunu düşünen ama içten içe günde 200 tl için orada olduğu gerçeğini hazdemeyenler ve bu şekilde içte mi dışta mı olduğu belirsiz kişiler. İHTİYACA BİNAENLER. Setlerde yediği yemek içtiği çay ve istihdam altında olmanın güveni ile yürek ısıtanlar. UMUTSUZ EV KADINLARI. Setlerde mutluluk arayışı ve mahalleye getirecekleri havadislerin mutluluğu ile ortamı anneleştiren emek insanları. HUZURSUZLAR. Kendilerini içinde bulunduğu topluluktan ayrı görerek aslında üstün ve seçkin profil oldukları tezini devamlı yaymaya çalışarak etrafa duvar örenler. EMEKLİLER. Genelde iş hayatından kopuş ile üstü başı düzgün kurallara riayetçi profil çizen keyfi topluluk. OKUL KAÇAKLARI. Set kolaylığı ve okul bitirmenin zorluğu düzleminde yön arayışı içindeki zıpır kitle. SADAKATSİZLER. Bazı setlerde amaç bulan ve çabuk kaybeden karabatak gibi dalıp çıkan çoğunlukla izlerini kaybettiren aylar sonra rastlanan kimlikler. HABİRECİLER. Setten sete koşarak ve her daim set haberi ile mutlu olan bu yolu benimsemiş emek müptelaları. Gelirleri en fazla asgari ücret seviyesi. GÖÇMENLER. En kolay tutunma yöntemi olan figüranlığı içselleştirmiş adaptasyon meraklıları. Ana kız genç kız arkadaş grubu ile takılma yöntemindeler. İÇİ GEÇKİNLER. En şık elbise kostümleri ile setlerde seyrüsefer yapan 20 yıl ve ötesi tecrübeleriyle hikayeleri hiç bitmeyen jöntipler. DENEGÖRCÜLER. İlk iki sefer bedava kuralını aşamayarak tövbekar olan deneyimciler. DAHA ÇOK EKLENECEK VAR.

7 Ekim 2022 Cuma

EFSANE HABABAM SINIFI

Bir film serisi düşünün, filmografisi zayıf, çekimi amatöre yakın, konusu fıkra uyarlaması, özetle bu film yerle bir olmaya, rakiplerine ezilmeye, gişede sürünmeye yani şansını yok etmeye çok yakın. Ama bir film serisi düşünün, oyuncuları ölümsüz, yönetmeni dahi, 50 sene sonra bile bıkkınlık vermeden ailece izlenen. Yani bir milyonda bir ihtimalin adı Hababam sınıfı. Şimdi bu sıcaklığın anatomisini beraberce tahtaya çizelim, zira herkese malolmuş bir efsaneden bahsediyoruz. Filmin müziği sihirli. Yavaş akışta hüzün, hızlı akışta neşe saçıyor. Yani hüzünde ümit neşede gurur var müziğin dnasında. Bu gizem dolu ikilem kulaktan kalbe inmiş bir sihir demek zihnimizde. Filmin karakter dizilimindeki tiplerin tamamı yaşamın içinde. Yani bir nevi kimliğimizin onaylanması demek bu. Aslında kurallardan, adam olmaktan, başarıdan, kariyerden sıyrılmak isteyenlerin toplanma klübü Hababam sınıfı. Bir de kendini bu looser klübünü adam etmeye - topluma kazandırmaya adamış Mahmut hoca tiplemesi var. Yani karşıt görüşü, iradeyi düzeni savunanları temsil eden, filmi ayakta tutan. Filmin çöp kutusu, aşağılanma duvarı, salaklık timsali, en komiği inek şaban. Filmin çapaları olan Fenerbahçe taraftarlığı, para düşkünü müdür, içi geçmiş öğretmen figürleri, okullar arası yarışmalar, sosyal yaralar, ve finaldeki müsamerede döktüren hababam sınıfı korosu. Elbette düzen ve düzensizlik arasında mekik dokuyan anne şefkatindeki Adile Naşit ile tam bir tablo oluşuyor. Hababam sınıfı filmlerinde eli bile gözüken kişiler ise hayat boyu bu payeyi taşımaktan gurur duyuyor. Birer anıt hükmüne geçiyorlar. İşte özü özeti bu gözüken büyülü hikaye en az 20 yıl daha ekranlarda gözükecek. Başarısına bir daha ulaşılamayacak.

6 Ekim 2022 Perşembe

SAPYOSEKSÜEL MİYİM NEYİM SEKSÜEL BENİM

Hislerim beynim ve içgüdülerim bana fena sinyaller gönderiyor. Mesela bir insan sıradan ise, önceden bildiğim şeyleri konuşuyorsa, davranış ve tepkilerini hesaplayabiliyorsam, o kişi benim gözümde bir an önce uzaklaşılması ve önemsenmemesi gereken bir kazulete dönüşüyor. Gençliğimde de öyleydi. Buram buram bana yapışmaya dünden razı kadın kişilerin zeka tartısı genelde düşük hatta düşkün çıkıyordu. Uzaklaşıyordum. Bunu yazarken bile neler yazacağımı anladığım için uzaklaştım kendimden ya.

TRANSMİSYON

Aktarım veya görev devri. Bir itenek sizi tahrikliyor ve yapılması gerekene sizi adapte ediyorsa. Haliyle burada mekanik teknikleri üzerinde durmayacağız. Konumuz aslında hareket ve düşünce motivasyonlarımız. Bizi harekete geçirenler. Elbette temel soru ne kadar kullanıldığımız veya kullanışlı olduğumuz. Eski reklamlara bakarsanız bir beyefendilik centilmenlik ve nezaket görebilirsiniz. Ürünün kalitesi, farklılığı vurgulanır ve sizi yüksek standartlara kavuşturma teminatı verilirdi. Şimdi ise tek bir vurgu veriliyor ve satıyor: Kuralları sen koy özgürlüğüne sınır tanıma kendi dünyanı kur gibi temelinde anarşizma olan vurgular ile ürün beyine saplanıyor. Alıcılar internet tahrikli. Kendi şahsiyetlerini ölümsüz kılma odaklı. Yaşantılarını sergilemede sınırsız istekli. Haliyle bu tahriklenmiş içgüdüleri iyi bilen reklam ehli eline aldığı kamçı ile hayatımıza unutulmaz izler bırakıyor. Dünyada transmisyonun ilk örneği sanırım öküzün boynuna vurulan adına koşul denilen ilkel tarla sürme aleti olsa gerek. İşte bu düzenek bize birşeylerin gelişirken değişmediğini de anlatıyor. Kendimiz öküz değiliz elbette, sadece bizi harekete geçirmek bu kadar kolay değil ama yapıyorlar.

5 Ekim 2022 Çarşamba

BOBOŞ MEMELİ KADINLARIN DÜELLOSU

Benim bildiğim Türk kadının göğüsleri yarı olgunlaşmış elma boyutundadır. 1.00 cm hacimsel büyüklük ise kıskançlık sebebidir. İnsetegram fenomeni boboş memeli ve bol takipçili kadınlar yine sosyal medya üzerinden birbirlerine hakaretler yağdırmışlar, ifşa etmiş biri öbürünün tehdidini, biri birine korkutma davası açmış filan. Şimdi bunların bomboş takipçilerine bakarsak büyük ihtimalle sabah akşam mastürbasyon yapacak tenha arayan bir grup olma ihtimalini yüksek görüyorum. Haliyle bu tartışma onların dikkatini çekecek ve takipçi sayıları da doğal olarak yükselecektir. Bu sosyal olgu da böylece bütün derinliği ile tarafımdan irdelenmiş oldu. Daha da derine girmek isteyenlerin dalış tüpü takmaları tavsiye olunur.

METABURGER

İnsan yığınlarında gözlemlediğim yegane kader; kesilim bekleyen tavukların karmaşalı kümeslerindeki rekabettir. Kırmızı ışığın yanmasını bekleyen cenaze arabaları gibi. Terslikler içiçe, ikilem ler götgöte, kavramlar üstüste. İşte bu yığına uzaydan bakarsak şekilsiz bir kahverengi, yakınlaşırsak katman katman, kuş uçuşundan bakarsak deli ayrıntılar gözümüzü yorar. İçine girersek bir sürü kavga bağırış gurur kibir yer kapma telaşı gibi tavuksal didinişlere kapılırız. İçerdekiler dışardakiler filan. Bu kahverenginin en tanımsal karakteri ise devamlı şekil ve tonlama değişimidir. Bazısı yediği yemekle giydiği etekle bazısı bireysellik kurumsallık elbiseleriyle bu kahverengiye tonlama katmaya çalışarak yaşamsal anlam bulma yolunda yürür. Aslında bir çok rengin bulaması bu kahverengiye rengini verir. Dünya mavidir ama topluluk kahverengidir. Belki biz bu kahverenginin pigmentleri olarak bir burger köftesine dna hizmetinde bulunuyoruz. Yaşam amaçlarımız bir gün ısırılıp sindirilip bir başka kahverengiye dönüşecek. Toprak olur bok olur, ona siz karar vereceksiniz.

BİR GÜNEŞ DAHA

Aramızda 23 ağustos 1984 gününün güneşini hatırlayan var mı? Yada 14 haziran 1999'nin kini? Olmadı yakın tarih 28 temmuz 2012 ? Sanmam sanmıyorum. Çünki o günün güneşleri parladı ısıttı ve battılar. Bu girişi neden yaptığıma gelirsek, Merve Boluğurdan bahsetmek istedim nedense birdenbire. Kendisi sihirli annem dizisi ile çocuk yıldız oldu. Birkaç dizide magazinde yer aldı. Sonra peşine er kişiler takıldı. Magazinde gagazinde boy gösterdi filan. En son birkaç yerde şarkı söylemeye kalktı. Dolgun ve gülümser bir hatun olarak geçen günlerde doğanın çağrısına uyarak evlendi. Şimdilerde zamansız sevişmelerde olduğunu tahmin ediyorum. Her kadının hikayesinde derin bir hüzün kumaşının üzerine işlenmiş ışıltılar, simler, pullar ve süsler görürüm. Kendiliğinden ışıltılı. Bizler baktıkça mutlaka parıldayan bir yön görürüz o hüzün kumaşında. Bazen güneş olur gözümüzü alır. Bazen karanlıkta yolumuzu aydınlatır. Bazen içimizi ısıtır. Şimdi sonuç cümlesi ne olmalı bu anlatımın diye düşündüm ama bulamadım bir türlü.

4 Ekim 2022 Salı

Upgrading...

Türkçeleştirim yaparsak; -güncelleme -yükseltme yollarına çıkan upgrading terimi günümüzün vazgeçilmez tekrarına dönüştü. Biz daha çok -bi tık -bi tık şeklinde bu ihtiyacı dillendiriyoruz. Yani sağa sola yukarı aşağı çekme çektirme şekliyle. Oysa her kavramı piçedim alışkanlığımıza yenik düştüğümüz bir terimdir upgrading. Eğer bunu yapacak isek mutlaka kapasite oluşturmak zaruriyeti var upgaradingin. Gereken yatırımı yaparsak upgrade imkanı doğar. Mesela bir mesleki konuda kendimizi güncellemek istiyorsak beş dakka internete bakarak upgrade yapamayız. Ama ne diyor kolaycı dünyanın pezevengi internet: Sadece benimle gelişirsin, hep bende kal hep benle kal. Bu yüzden elinde pusula aleti olan gezgin gibi her yerde telefonlarla gezintimiz. Siz kapasitenizi internete gömmeye devam edin o sizi kölesi köpeği yapmakta epey upgrade oldu zaten. Mustafa ne zaman yalan söyledi ki?

3 Ekim 2022 Pazartesi

Yaslanma Dayanma Çağı

Artık nüfus aşırı. Artık gelir dengesi dengesiz. 1 kişi 1000 kişi iken bazen 1.000.000 kişi bir kişi değil. Haliyle insan onuru, şahsiyeti, dayanıklılığı, zora karşı duramaması, hep kolayı araması ve hep ama hep eleştirme moduna dönüşmesi diye semptomları özetleyeceğim bir çağ doğdu. Artık yaslanma dayanma bedavadan geçinme tabeladan koyma haksız edinim ve karşılıklı çığırtkanlaşma davranışına geriledik. Bu olacaktı zaten. Belki bir gün taze dinazor ayak izlerini de görebiliriz. Ben siyah beyaz bir karakter olarak filmlerde baş gösteren biçare bir figüranımsı olarak insanlığın vizyonsuzluğunu ve dayanma yaslanma davranışını bir yangın alarmı olarak görüyorum. Bunu bir hayat tarzı olarak görenlere ise; bir gün dayanağınız kalmaz ise dayanma gücünüzü arada sırada test edin diyorum. Benim matriksim bu ise söyleyin ağalar napayım daha ben?

29 Eylül 2022 Perşembe

Seçim 2023 The Final Countdown

Ne badireler atlattı bu memleket elbet bunu da atlatacak. Taraflara bir bakarsak kısaca. Kırmızı köşede bombacı Tayyip. Bu ekonomik buhranı en az hasarla atlatırsa eski gücüne kavuşur ve seçimi alır. Mavi köşede kurt Kemal. Millet 20 sene sonunda ekonomisi düzelmediyse otomatikman Tayyipten sıkılmış olacak ve maçı dövüşmeden kazanacak. Kafanızı yormayın, hülasası temelde bu. Peki bu maça bahis oynayanlara ne demeli? Her tür kıskacı deneyecekler, algı logaritmaları başdöndüren bir hızla çalışacak. Tayyibin arkasında doğu kemalin arkasında batı var. Batının teknolojisi mi doğunun egzotizmi mi galip gelecek. Bu arada bu bahiste hiçbir centilmenlik ve kural aramayın. Altlık üstlük tepetaklaklık ve alışılmadıkların seçimi olacak bu evre. Hazırlanın bence.

28 Eylül 2022 Çarşamba

AJDarı AnLAMaK -to understand Aigedare

Ruhum gezgin samanyolunda, hislerim kruvasan. Ocağa ne koysamda beni anlasan. Hayat halihazırda enteresan. Şimdi evet şimdi, kulak memelerime dokunsan. Bende bitmez heycan. Ve evrene karşı bu kruvasan. Belki derdim belki çarem olsan. Seninle uçarız noel babanın yolunda. Seninle severiz geyikleri bizi havaya uçuran. Sevgiyle besleriz onları. Şimdi kulak mememe dokunsan. X yapalım bulutlarda seninle, ye değerime bir sayı koysan y. y. y. y.

27 Eylül 2022 Salı

Harry Potter Telli Babaya Karşı

Asrımızda dizi sinema yani canlandırım ve temaşa sektörü adeta azgın bir dalgaya dönüştü. -Seyreden var ki dönüştü Mustafa diyeceksiniz yani alan da satan da var ise; sana ne girdi? Öyle demeyin dostlar, aşırılıkların kazıyıcısı birey Mustafa illaki kendine bir görev biçecektir buradan. Kara paranın aktığı sektörlerden biri olan sinema dizi üretimi dünyada neredeyse ilk ona girmek üzere. Mesela bizim Türk dizilerinde figüranı oynayan belli başlı abiler arap dünyasında birer birer tanınmaya başladı. Bırakın artisti oyuncuyu. Hiç bir hayat gailesi olmayan arap coğrafyası bizim dizilerin uyuşturucu etkisi altında. İstanbul mesela, her gün 50 civarında set kuruluyor, her sette 30 çalışan, 10 karavan, 20 figüran ortalaması. Her yer çekim her yer mekan. Yani sektör adeta yağmur bulutu, gürül gürül yağmurları boşaltan. Peki bu dizi ve sinemaların hepsi tutacak ve para mı kazandıracak? Elbette hayır. Balıkların birbirini yemesi misali. Sektör duraksamaya girene kadar anormal bir üretim çarkı kulaklarımızı ve kuşaklarımızı sağır edecek. Kanallar platformlar digitaller yutuplar sayesinde içerikler uçup gidecek bu çarkta. Beni ayda 30 kere sete çağırıyorlar mesela, ben taş çatlasa 20 sefer gidiyor, gerisinde dinleniyorum. Ama sektör durmuyor. Elektro dijital otomasyon hayat insanları tembelliğe itti, onlara bir şey vermek lazım avunmaları için, yani set bitiyor set başlıyor. Evde kalmışların kahramanı Telli baba birgün bütün kerametiyle ortaya çıkıp Harry Potter ile kapışırsa bir film veya dizide, bu çarkın nerelere varacağı ile ilgili düşünceniz de netleşir gari.

24 Eylül 2022 Cumartesi

Kimlerle

Figüranlık tecrübemde hangi isimler ile sette bulundum diye bir liste. Hatırladığımca...Burcu biricik, dilan iççek deniz, serkay tütüncü, Vahide gördüm, ahmet uğurlu, hande ataizi, cihangir cihan, Barış Arduç, Seray kaya, Berk oktay, melisa aslı pamuk, Oktay kaynarca, Eren vurdem, Halit ergenç, Gizem karaca, Oğuzhan koç,İbrahim büyükak, Esra dermancıoğlu, Engin şengör, Hande ataizi, Tamer levent, Toprak sergen, Sarp leventoğlu, Neslihan atagül, Fırat tanış, Salih bademci, Olgun şimşek, Feyyaz şerifoğlu, Enis arıkan, Cihan ünal, Kadir Çöpdemir, Gökçe bahadır, Burak yörük, Çağatay Ulusoy, Berrak tüzün ataç, Ece sükan, Melisa döngel, Aras Bulut iğnemli, Hamdi Akın, Rabia soytürk, Akın akınözü, Bensu soral Yönetmenler, Zeynep günay tan, Onur tan, Ömer faruk sorak, Yusuf pirhasan, BU LİSTE UZAR.

23 Eylül 2022 Cuma

CAM ELDİVENLER

Yardımcı oyunculuk figüranlığı adeta camdan yapılan bir çift eldivenle halı dokuyabilmeye benziyor. Milyon ilmek örerek eğer bir halı ortaya çıkarabilirseniz bir sanatçı olma ve topluma malolma şansınız YOK değil. Zira herkesin içinde bu ihtimal sıcak sıcak yanıyorken gelgelelim, -doğal engelleri aşmak için bir de elin insafı karşınıza çıkınca; benim yorumum şöyle oluyor:-Benim hiç bir beklentim yok bu işten. Sadecene dijital dünyada bir kaç milyon yıl sürecek bir ömrüm olduğundan mutlu oluyorum. Tabi meşguliyet, tabi az bir para, tabi bir gıdım da tatmin. Hani kameralar oyuncuları çekerken kendi halinde sağa sola hareketlenen meçhul bedenler var ya, onlardan birinin adı mustafa, görmek isterseniz, elinde cam eldiven olan kişiye dikkat.

21 Eylül 2022 Çarşamba

Dövmeci Geldi Hanımm

Bu gün sette bir ekspresyonizt ablaya açıkta bıraktığı kol dövmesinin anlamını sordum. Tarif-i görünen şuydu. Ortada bir put, ama abla bunu haç diye beni düzeltti. Haçputun üst yukarısında bir uçan güvercin. Haç üzerinde semboller, ben-yaradılış-hayat. Haçın sol tarafında bir kanat. Ama sağda kanat yok. Manası ne dediğimde, hayatı bir güvercin uçuşu şeklinde hristiyan inancına göre tamamladığında sağdaki kanadı da takarak melek olacağının sinyalini aldım abladan. -Valla ben bunu harley motorcularının sembollerine benzetmiştim dedim. Belki dalgaya vurmuş oldum belki o beni cehaletli diye etiketledi. İlahi terazi bu vakayı da tartıya vuracaktır günün sonunda. Ben artılarımı etiketlemek istersem, senin koluna çizdiğin güvercinlere ben ekmek veriyor ve besliyorum bazı. Benim dilbilgisi literatürümde hayatım boyunca haç=put diye bir başlık yer aldı. Ve bir de sonuç cümlesi: Hayde hayde meleğim uç ta göreyim. Şimdi de siz -yorum yapmadan okuma yapan- meçhul, belkide birer melek olan arkadaşlarıma şu bilgiyi postalayayım. Eğer bastırılmış günahların var ise, kendini bu abla gibi melek, yani günahsız olma avuntusu ile düşünmek bir yansıtma piskolojisine işaret olabilir mi? Sen bir yerine dövme yaptırsan hangi avuntuzolojiye sığınırdın?

18 Eylül 2022 Pazar

İnstagramlar

Bir tanıdık demişti ki; ben sosyal medya kullanmam çünki şahsiyeti eksik olanlar bu mecralarda kendilerini bir şey olarak sunma gayretinde. Elbette haklı. Yiyen içen sıçan üzülen sevinen ihtiyaç sahibi bakımsız bakıma muhtaç bireyleriz neticede. Tatlı hayat özlemlerimize kavuşma resimlerini yükleyerek ne de güzel kendimizi kandırıyoruz. Öte yandan işin içine ticaret girince bu asosyal medyaların ışığına kapılıyoruz. Ha sosyal medya ha soslu midye, onunla da onsuz da olamıyor bir türlü. Elbette sevmek suç değil, ama bu sevgiye neleri feda ediyorsak, işte onların toplamı sevmenin suçu oluyor gün sonunda. Bu ticarete gönüllü kapılmayı bir sosyolojiye dönüştüren amerikan garaj ehline ne desem az. Ama eski daha iyiydi sanki. Mektuplara özlem yüklemek, telefon çalar diye umutları yeşillendirmek, sevgiliden bir resim istemek, eski şarkıların melodileriyle her yerde dans temposuna girmek, ailenin fertlerini akşam eve bekleme sabırsızlığı, kahvaltıya eşlik eden gazete, sanayağı ekmek reçel. Ver bunları bana instagram verebilirsen, sahte like denizinde yüzmekten boğulduk biliyormusun.

12 Eylül 2022 Pazartesi

Something is happen in deep

Why we are here? Also we were and will. Why burcu biricik smiling in dark? Why some animal hunting and killing others? What is the aim of survivor? Do we play the game? We must decide. If we reach, we are the rich. Why the ilnesses turning over the earth? We all innocent and loudless. The remote control device is invented long time ago, but is it hidden somewhere? Soo we find. Soo with double o. What I mean is what I am meant. In this time se.ual activity necessary for me at volcanic level. I am the man of this level. If not, something alway and alway happen plus double s. If someone needs please you and me meets. So we decide what happening later. Sooo not be late with triple o. Or something never happen any more.

8 Eylül 2022 Perşembe

43.999 kere .......

Bu yazıyı yazdığım için aklımı s.keyim. Açıklaması altta. 43.999 lira yeni ultra ipone 14 fiyatı. Bu fiyatı açıklayanları dağda bayırda s.keyim. Bu telefonu memlekete getirecekleri gerdek gerdek s.keyim. Bu telefonun hayaliyle yatan kalkanları derileri kararana kadar s.keyim. Bu telefonu bu gerzeklere satacakları güneş doğmayana dek s.keyim. Bu telefon için ailesinin bütçesini delenleri mezarları millet bahçesi olana dek s.keyim. Bu telefonla hava atacakları dolar ile lira eşit olana kadar s.keyim. Bu telefon sayesinde zenginliğe sınıf atlatacak apple şirketinin elma'sının kurdunu kelebek olana kadar s.keyim. Son olarak bu telefonu alacakları s.kim eriyene dek s.keyim. Buna rağmen bu telefonu alacak bir şehir dolusu insan olacağı için ben de yukarıda belirtildiği üzere kendi beynimi takoza dönüşene dek s.keyim. Boşuna konuştum. Terminatör çıksa alacak a.ına k.duklarım.

6 Eylül 2022 Salı

Zaman beni de alır

Gün sabaha kavuşur, gece yalnızlığa. Bir kendini var sayıyorsan ne ala. Bulutla yağmur gibi yakınız sonsuzluğa. Oysa bir dağ olmak isterdim karanlığa. Bilsen benim de içim; ışıksız bir mağara. Bir kader gibi derin karanlık sulara, Dalıverdik beraber düşünmeden. İşte şimdi diplerde hasretiz aydınlığa. Bu sendeki de neyin aşkı? diye soranlara, Verecek cevabım yok, cevaplarım olsada. Birgün beni de alır zaman kayboluşlara, Şimdi cevabı verebilirsin tek başına....

4 Eylül 2022 Pazar

KIZ KULESİ AVM YAPILACAK MIŞ

Zaman değişir sosyal demokrat kafa değişmez. Temelinde din düşmanlığı olan "bilimsel" kafada muhafazakarlık düşmanlığı kader gibi çivilidir. Gezi isyanında bu kafanın taksimin anasını siktiği de belgelidir. Bok ve içki kokan isyan. Götleri bit bağlayınca bavuluyla beraber eve dönen isyankarlar. Taksimden canlı yayın yapan cin en en ler. Şirin gözükme sevdasıyla kalabalığın içine dalan sanatçı şarkıcı takımı. 1 hafta 31 çekemeyen ergen tayfa. Kutsal bir amaçla 1 metrekare çadırda devrimcilere bekaret bozduran günümüzün eskortları. Polislere kitap göstererek aşağılama yapan entel dantel güruh. Atatürkün bahsettiği dahili harici bedhahtlar. Arap baharı burada Türk baharına dönüşemedi zira adı üstünde ARAP eşitdeğildir TÜRK. Şimdiki yazımı tarihte ve gelecekte tekrarlanacak olan isyan modüllerine endekslemek isterim. Kız kulesi depreme hazırlanıyor, tepesindeki çatı-külah korumalı şekilde indirildi ve güçlendirme sonrası yerine takılacak ama gezizekalar şimdiden tencereye başladı. Artık kız kulesini Emine aldı mı derler, katara satıldı mı derler, emerikan üssü mü yapılacak derler veya 500 metrekareye avm toplu konut millet bahçesi mi yapılacak derler bilemem. Belki de tayyip seçimi kaybederse kızkulesine kaçacak da diyebilirler. Kendi zekalarını milletten üstün görenlerin değişmeyen kaderi hep muhalefet olacaktır. Allah devamını nasip etsin. Ben bu heriflerin yönetiminde 16. ülkemizin devrilmesini istemiyorum. Cumhuriyetin 100 yılına girerken çok acı bir tablo ile karşılaşmak kader olamaz. Kız kulesi yıkılmayacak aynen Türkiye Cumhuriyeti gibi payidar kalacaktır.

2 Eylül 2022 Cuma

Beykoz kundura fabrikasının Paris Uluslararası Fuarına Katılımı

Yine bir çekim ve bu sefer adres Beykoz Kundura. 1800 lerin başı fabrikanın doğum tarihi. Sanırım bu günki rayici temiz 3 milyar dolardır ama ben bununla ilgilenmiyorum. Burada osmanlının son yüzyılının en önemli sanayi yatırımı ve cumhuriyetin ilk yıllarının lokomotifi bir tarih yatıyor. Çalışan sayısının 2500 leri aştığı bir tesisin hepimizin hayatına dokunmuşluğunu inkar edemeyiz. Sanayi devrimi yılları olan 1800 lerde Paris Uluslarası fuarına katılım sağlayabilecek bir seviyeyi tutturan Beykoz kundura fabrikası ile öğünmek bu gün bile beni megamaksimum memnun etti. O günlerin şampiyonlar liginde göznurumuz ile mücadele etmek ve başarı yakalamak tarihin en ışıksaçanlarından biridir. Tabi burada sergilediğimiz ürünleri bilmiyor olsam da, fabrika müdüriyeti umumiyesinin çok titiz, disipiline, sanatsal ve orjinal bir çalışma yaptığına gözüm gibi inanıyorum. Malesef o zamanlar medya sinematografya gibi aktarımlar yoktu ama yıkılmamış tarihi ve o günlerinin mesai erkanının görünmeden bizimle gezdiği satır satır tarih kokan bir Beykoz kundura fabrikası tüm birimleriyle bizi misafir etmek istiyor, belli. Siz de kendi efkarı umumiyenizle bir tarih solumak istersiniz belkisi belli.

1 Eylül 2022 Perşembe

SEVMEYİP TE NE YAPACAKSIN?

Dünya bir lokomotif sistematikler dizilimi. Biz sadece bir yerlere koşuşturup durarak bu dengedeki boşlukları dolduruyoruz. Çilelenmek, büzülme ve genişlemelerimiz, sevinç taklalarımız da bu boşluk doldurmacanın motifleri. Sanırım çocukluk devrimizde dünyayı benden ibaret bilmek te evrenselliğin bize en gerekli şakası. Buradaki en temel lirik ise ben merkezciliğimizin aşırı abartılması. Herkesin kendine yeterli önemin verilmediğinden şikayeti. Bu yanlışlama başta anlattığım dizilime ters bir psikolji. Mühim olan bu yanlış psikolojinin büyüyerek bir karadeliğe dönüşmemesi. Dünyanın temelinde bize düşen ilahi misyon sevmektir. Bir zamanlar en anlamsızı sevme davranışı ile kendimizi daha net anlayabiliriz. O anlamsız dediğim şimdiki düşüncelerimiz. Yani anlamsız da sevilebilir, boş ta, hiç te. Ama düşünün ve hakverin ki hatırası ne kadar masum ne kadar hoş. Burada beni okuyup ta sevmeyenler de var, olsun olacak. Ama ben yazmayı sen de okumayı sevdiğimiz için burada bir boşluğu dolduruyoruz. Dizi dizi inciyiz velhasıl güzellikte birinciyiz.

31 Ağustos 2022 Çarşamba

TRİBÜNLERE GÖT GÖSTEREBİLİR MİSİN?

Yılların devir daiminde bir kerane çalışanı ile yapılan röportaj aklıma geldi. Hayat kadını olan muhabir kadın seks çalışanı olan hayat kadınına şunu sordu? Bir günde on 15 erkekle beraber oluyorsunuz, peki bundan zevk alıyor musunuz? dediğinde, muhattabı: ilk zamanlar adam maymun suretli bile olsa alıyordum ama şimdi alen delon gelse birşey anlamıyoruz demişti. İnsan doğası ve kaderin ortaklaşa ördüğü bir dramı anlatıyordu bu ikilem ile. Şimdi artık neticeye gelirsek. Hayatın ağır akslarını taşıyan kimlikler vardır bir de aksa girmemek için kaldırımlarda yürüyenler. Ben bu aksın en ağırlarını hem de kaderin derin darbelerine,,, ne darbesi yıldırımlarına maruz kalarak ama yüzümde kaldırım memnuniyetiyle yaşıyorum yaşadım. Tribünlere götümü salladım hesapsızca. Karşılığı olarak kabımızda birkaç kırıntı üzeri buğday, şu an beraber kıtkıtladığımız.

30 Ağustos 2022 Salı

ZİNCİR KIRMACA

Joe COOCKER ( cokakır ) imzalı UNCAHIN MY HEART klibini yaşı yetenler hatırlar. Klipte gayet miskin ve amaçsız bir bar'a yanında saksofoncusu ile giren Joe baba adeta bir komutan gibi direktifler vererek barın havasını değiştirecek bir performansa imza atar. Herkes dancing ve havaya girme coşma eğlenme şeklinde klibi akılda kalıcı bir son bekler. Joe baba gider. Şimdi bu miskin halin ve amaçsızlığın ultra yayılımını görmekteyiz her safhamızda. Bıkkınlık ve sıkıntı gözyaşları içimize akıyor. Ortamı, akışı, kaderi değiştirecek insanlara aşırı ihtiyacımız var. Kapılmaya katılmaya çağlamaya. Veya o insan olmaya.

28 Ağustos 2022 Pazar

Canavarca Hisle Adam Öldürmek

Şimdi bu fiili işleyenler en büyük suç ile yargılanıyor değil mi? Öldürdüğün yetmiyor bir de eziyetli canice vahşice öldürüyorsun. Ve bu suçu işleyenler lanetleniyor. Büyük ihtimalle de cezaevinde şişlenerek cezası veriliyor. Şimdi bunlar belli de, bir de şu başlıkta inceleyelim Canavarca Hisle Adam Öldürmeyi. Kendimizi büyük şehirlere hapsediyoruz. Aklımızda idealler, para mevki, lüks yaşam vesair. Bu uğurda önümüze çıkanı harcamaya dünden razıyız. Daha sonra hayallerini kurduğumuz hayatın aslında zincirli kölelik ve sonu gelmeyen entrikalarla dolu çok ucuz bir sahneden ibaret olduğunu farkediyoruz. Uğrunda harcadığımız hiçbir değerin zerresi etmediği gerçeği ortaya çıkıyor. Ve sonra diyoruz ki madem ki bir yola girdik, bu yolda ruh×beden sağlımızı da harcıyoruz. Hatta sağlığımıza katkı olsun diye yaptıklarımız da sağlığımıza düşman. Birileri arada bu ikilemlerden besleniyor da besleniyor. Sonra bu gayretlerin yarattığı keşmekeş boşluğunda çok geride kaldığımızı görüyoruz. Haliyle boşluk giderme içgüsüsü ile daha fazla gaza basarak mesafeyi mesaiye ekliyoruz. Yani motoru yakacak tehlikeyi kendimize buyur ediyoruz. Boş, başıboş insanları alıyoruz hayatımıza ve dibe gidişte ayağımıza taş bağlamış oluyoruz. Sonra kapıyı yaşlılık ve yıpranma etkileri çalıyor. Tık tık.. İstersen kapıya bakma veya içeri alma. Camdan bacadan girmeyi biliyor kendisi. Ve artık bir sığıntılaşma statüsü yakamıza yapışıyor. Artık hatıralar ile kendimizi alkolik ediyoruz. Sonunda kül oluyoruz. Herşeyin başlangıcı olan toprağın kardeşi kül. Her rüzgar bizi savurturken sağa sola kendi parçalarımızı bir araya getirmek imkansızlaşıyor. Halen daha Canavarca Hisle Kendini Öldürmeme'yi başaranlar varsa aramızda... Ben onları bulup bu reçetelerini kendilerinden dinlemek istiyorum kalan parçalarımla.

27 Ağustos 2022 Cumartesi

Maslak'ın (maslağın) Kaderi

Maslakta bir dizinin çekimindeyim. Maslağın çukur yöresinde. Etrafım gökdeşen duvarlarla sarılı. Öyleki buraya bir nehir akıtın, su tutarsa burası maslak barajı olur. Plazalarla bir şehir olan Maslak aslında bir kader mahkümu. Türkiyedeki 13.467.589 örneğinde olduğu gibi. Zira olası değil olacak Büyük İstanbul Depreminde, olduğu yere çökecek belkide olduğu yerde gömülecek olan ilk aday Maslak. Peki Maslak hangi günahları işledi veya üstlendi? Bir fikriniz var mı? Ben kendimce küçükten büyüğe sıralayabilirim, gayrısını Allah bilir. Zemini sağlam diye çatı sınırı kaldırıldı. İstanbulun yanıbaşı diye pazarlandı. Boğazın manzarası ile sunuldu. Parasını koyacak yer bulamayanlar için markalaştırıldı. Kendini Newyorktaki man hattan ile kıyaslamaya kalktı. Lojistikçi denilen 3 doğruyu bir araya getirdiklerinde kendini Aynştayn zanneden adamlara meze oldu. Modern şehir mimarisi adı altında iş ve yaşam koşullarını tek koşula indirgeyen yuppişlere kale oldu. Her yükselen sektör tarafından işgale uğradı, mesela özel okullar, finansçılar bankacılar, çok uluslu sermayeciler, emlakçılar ve daha bir sürü tek gecelik ilişki prensibi ile yaşayan tokmakçı grubu. Haliyle maslak artık uydu fotoğrafları arşivinde kalan bir yeşillik arazi otluk dutluk derken bugünkü istanbulun Frankeştaynı oldu. Çökeceği ve dönüşeceği günleri özlemle bekleeeeer durur oldu.

24 Ağustos 2022 Çarşamba

Yardımcı Fiiller

Gavuran bu mevzuya relative clause demiş, em iz ar was were have hes vesair lugatı doldurmuş. Pekiyi bizler hayatta bu yardımcı fiillere ne kadar bağımlıyız, iç içeyiz sizce? Ben hayatımda yardımcı fiilleri daima esas niyeti gerçek etmek için sapılan yollar olarak gördüm. Mesela kariyerinizde yükselmek için yeterliliğinize güvenmiyorsanız o işin yöneticilerine gösterdiğiniz aşırı hürmet taviz saygı hatta kendini kullandırma işleri birer yardımcı fiildir. Yine mesela bir kadınla yatakta buluşmak isteyenlerin o kadına gösterdiği ilgi centilmenlik düşünceli olma hali çok canlı gözükme hali de birer yardımcı fiildir. Demekki bu işin çözülmesinde direk yaklaşımlar yerine bir çok yardımcı fiil kalıbı hayattaki en ağırlıklı mesaimizi oluşturuyor. Belki de insanları anlamak için benim baktığım en önemli kriter olan yardımcı fiiller hem kendimizi hem ilişkilerimizi hem de hayatımızı şekillendirmede çok kullanışlı bir araç olacak. Yardımcı olabildiysem ne mutlu.

20 Ağustos 2022 Cumartesi

TAYYİP HEPİMİZİ SİKECEK

21 değil 28 yıldır aynı terane sol kapılarda çınlar durur. Tayyip bir gelsin hepimizi sikecek. Tayyip nedense hep kazanır gelir, hep birinci gelir ve nedense kimseyi sikmez. Yada milletin çoğu ibne mibne orspu mu da Tayyibi hep birinci yapıyor. Haliyle milleti hep korku panik ve aşağılama yöneten gelenekten gelen zihniyet özellikle okumuş xxx-large cahilleri bu masala inandırır. Bürokrat kafa memurları inandırır. Atatürkün ağlayacağını düşünen efsanesever müşterilerini inandırır. Artık beyniyle düşünen insanlar şeklinde halkı devrimleyen bir Tayyip efsanesi kulislerde vız vız dolaşıyor dünyada. Haliyle Tayyip tarafından sikilme korkusu yaşayanlar ( belki de isteği, nerden bileyim ) bu masalları başka yerlere pazarlamak zorunda. Büyük ihtimalle torunlarının torunlarına.

14 Ağustos 2022 Pazar

Hayatın Hülasa Kavramıyeti

Tüm ömrümün yaşanmışlığı sanki bir kostüm gibi üzerime gayet şık oturmuş durumda. Ben böyle düşünüyorum. Fiziksel imajinatik veya görsellik endişelerim olmadığı için sadece Allahın gözünde ne olduğumun derdindeyim. Dün gece yine bir dizinin defile çekimine katıldım. Bir sürü güzel şık manken veya davetli şeklinde seçme bir topluma maruz kaldım. Tahminen 2300 kilo kemik 8800 kilo et 200 kilo deri 2201 litre sıvı 89 kilo saç birleşmiş ve 200 kişi olarak bir defileye katılmıştı. Kızlar abartılı cinsellik mesajları ile erkekler de üremeye yönelik bir karşılık ile bu mesajı cevaplama derdindeydi. Yani mustafa sen bu organizeyşın ve çekimden bir tek bunu mu anladın diye soruyorsanız, ben diğer üste giyilen yüzlerce huyu,karakteri, ayrıntıyı malesef atlamışım demek zorundayım. Siz de artık bazı şeylerin üzerinden atlayın yanından geçin belki görmezsen gelin belki hissetmezden gelin, gerçek aşkın yaradanın bize, bizim ona duyduğumuz inkarsız aşkta şekillendiğini anlayabilirsiniz. Şimdi benim kostümün ipliği pazara çıktı, övünmek gibi olmasın ama herkes pazaraaaaaaa.

11 Ağustos 2022 Perşembe

chp

Buyuranlar partisi olmalıydı adı eğer öyle olmasaydı iktidar adayının eni chp olurdu bu şartı selamette kendileri söylemleri anayasaları altyazıları bu milletçe iyi okunur ve bilinir zira hep mağduru oynarlar zira ve zira halk onların gözünde bayağı aşağılıktır ama siyasete yuvalanmış yaşarlar başka sürgün yerleri yokki halen daha anlamayan varsa diye noktasız virgülsüz yazıyorum gidin oyunuzu atın bir ara onlar size yara yara anlatsın denemesi bedava vebali veba

7 Ağustos 2022 Pazar

Alçaklıklara karşı Korunma Broşürü

Dünyanın döne döne geldiği yer aslında tüm zamanların ve yaşanmışlığın zirvesi olmalıydı, olamadı. 20. yüzyılın heyecanını, 19. yüzyılın saf romantikliğini, 18. yüzyılın aristokrasini, 17. yüzyılın uygarlığını arar olduk, ve geriye doğru saymaya devam ediyoruz. Haliyle bu 8 milyarlık kalabalık kendi kurallarıyla kalan 8 milyarı sollamak için uğraşıyor. Bu ne tenhalık değil mi? 8-8=0. Dolayısı ile sıfır hiçliği temsil ediyor, bu hiçliğin arkadaşı ise insanların gittikçe yükselen alçaklığı. En uzağınız bile en yakınımız kadar alçaklık yapabilecek mahiyette. Bu başlıbaşına bir alçaklık. Çünkü tüketmek alışkanlığımız, tükettikçe yol açılacağını düşünmek ise zavallılığımız. Şimdi alçaklığa karşı kendimce kuralladığım bazı yolları benimsemenize sunayım. Alçaklığın tahrikine kapılmamak, sahip olduklarımız ile alçaklığa karşı duruşumuzu bozmamak, alçaklığa koz verecek hallere hazırlıklı olup, boşluklarımızı tamamlamak, alçaklığı iyi tanıyıp tanımlayıp dengeleri ve savunmamızı diri tutarak alçaklığı inine döndürmenin gereğini yapmak, alçaklığın yöntemlerinin sonsuz sayısız mahiyette olduğu için gerektiğinde alçak gibi görünmek. Benden bir cümlede bu temel prensipler çıktı, ammavelake unutmayın ki dünya dönmeye devam ediyor...

3 Ağustos 2022 Çarşamba

51 yaşında Aşk'a bakış

Birimiz benimiz için çağında aşkın kırıntıları bile elmas kadar nadide oldu. Kopkoyu bir cinsellik deneyimi ile aşkın üstünü örttü dünya. Oysa örtmemeliydi. Çünkü aşksız doğan çocukların kemikleri zayıf, dayanıklık hakgetire, iradeleri masal, inançları yoka yakın. Bişeylerin yerine bambaşka şeylerin geçişini kabul edemiyorum. Benim zamanımda aşkın ne olduğunu uzun uzadıya anlatacak değilim. Aşk için herşeyden vazgeçilen zamanların yerini aşkı doğduğu yerde öldür komutu aldı. Artık ihtiyaçların şekil verdiği aşk sözkonusu. Yani dünya yaşanmaya değer bir yer olma vasfını, dünya sadece yaşanılan bir yer oldu'ya bıraktı. Ben de artık saçma sapan kadınlara aşık olmayacak bir insan oluverdim. Dünya değişince ben de değiştim. Ama aşk saçma sapan iken güzeldi. Aşk dünyanın döndüreniydi. Sanırım asla dönüşümüz olmayacak bir daha aşka. Yalan dahi olsa çooook öteydi, çok masaldı bu çok geride kalan.

1 Ağustos 2022 Pazartesi

Çok Yaşa Kemal SUNAL

Tabi, yıl 2000 büyük usta ve gerçekten usta Kemal Sunal ahiret filmini çekmeye gitti, halen daha dönmedi. Eğer gitmeseydi diye düşündüm ve çekeceği filmlerin güncel isimleri ne olurdu diye biraz akıl sürünmesi yaşadım. Sanırım; Füme Şaban***Şaban ve ben***Şaban paralel yapıya karşı***Noktürn Şaban***Şaban & Recep İvedik***Ekonomiden sorumlu Şaban***Tek adam Şaban***Şaban ve demokratik parlementer hayaller***Şaban bodrum lahmacuncusu***Do not touch Şaban***Mülteci Şaban***Avatar***Şaban dinazor parkında***Bitkoin Şaban***Rahat uyu Şaban...

31 Temmuz 2022 Pazar

Totoş Necmi ve Pembe Kuyruklu Tavşan

Halihazırda memleketin durumunu izah etmekte zorlanan ve saçmalayan bir hale geldik. Aniden ölen insanlarımız, aşağıya kezzap döken teyzemiz, dakika başı birbirine giren ahalimiz, ülkeyi kapkara veya toz pembe gösteren medyamız, kendi kendini tüketmiş tayyibimiz, kuralsızlaşan kurumlarımız, memleketten titanikmişcesine kaçmak isteyen gençlerimiz, batık ekonomimiz, eriyik haldeki tl miz, yüzde 1500 artmış fuhuşumuz, ve havadaki buluttan fazla uyuşturucu madde trafiğimiz ile dilimizin ayarı büsbütün kaçtı. Haliyle bu ahvale en iyi gider yapacak hikayenin başlığı da yukarıdaki gibi olurdu. Nekrofonik bir hastalığı olan Necmettin kısaca Necmi mahallede herkesin güveni ve takdiri ile şayan, mert dürüst cesur 45 lik delikanlıdır, ama evine gizli bir geçit yaptırmış, günde 20 adet cinsellik yaşamakta, yani vurdurmaktadır, ekstrem bir ibnedir, dantelli parizyen giyecek kadar. Necmi aynı zamanda deneyimli sivil polis olduğu için transeksüel kimliğini gizler herkesten, mitten bile. Necmi birgün eminönünde hayvan pazarından kendine yavru bir tavşan satınalır, kumrusu Saliha ile iyi arkadaş olacağını düşünerek. Ama bu tavşan büyüdükçe kuyruğu pembe renge dönüşür. Necmi bu duruma bir hal çaresi bulamaz, eşcinselliğe ara verdikçe tavşanın kuyruğu beyaza dönmektedir. Bu durumda ne yapacağını şaşıran Necmi en sonunda Allahın kendinden vazgeçmediğini ve uyarısını bu şekilde yaptığını düşünür. Necmi bu uyanış ile mutlu şekilde ölür. Pembe kuyruk ise saliha ile yaşadığı cinsel hayattan sıkılır, necminin üzerine ölür, saliha ise gizli geçitten uçarak yeni bir hayata kanat açar.

21 Temmuz 2022 Perşembe

Figürasyon

Türkiyede yıllardır çatısız bir ev, kabuksuz bir kaplumbağa, motorsuz bir araba cinsinden meslek arıyorsanız bu figüranlık kurumudur. En son gelinen nokta 183.5 lira/gün olan, saatleri belirsiz, adeta tapusuz bir tarla keranesinde çalışan hayat kadınıdır figüran. Adına yardımcı oyuncu da denir, bir nevi orospuya sekis işçisi demek gibi olan. Ajanslar ve dizilerin kurmacasında gidip gelen bir tenis topu olan figüranlar, genelde emekli, ev kadını, mülteci, aylak öğrenci ve tanımlamacılardan oluşurlar. Günübirlik mesailerde 40 years dostluk şarabını yudumlayan figürans, akşama doğru biten enerji ve vücud direncine istinaden ev özlemini derinden derine yaşarlar. Şimdi diyeceksiniz ki, Mustafanın figüranite ile işi ne, dedim ya, yar..k bile olsa sarılacağınız birşey yoksa kaderiniz y....k gibi kalmaktır.

9 Temmuz 2022 Cumartesi

Kalanlar

Yıllar savrulur, birkaç dostluk kalır. Medeniyetler kurulur, birkaç köhne çatı kalır. Denizler kaynar, birkaç deniz kabuğu kalır. Efsaneler yücelir, birkaç söylenti kalır. Aşklar bacayı sarar, bulutlarda isi kalır. Bayramlar eğer ki yaşanırsa, damakta tadı kalır. Öyleyse bayramınız kutlu olsun, bayramı kutlamayanların ayranı tuzsuz olsun.

28 Haziran 2022 Salı

Cüneyt Arkına olan duyguların tarifi yoktur

85 abidevi yıl, hepimizin hayatına dokunuş, anormal düzgün bir çizgi, ailede örnek alınan bir baba, her manaya sığacak örnek, doktor, ama hayatımızın doktoru Cüneyt Arkın. Kişiliğimizi tamamlayan bir insandı, yiğitti ve doğruların yanındaydı, sinemada canlandırdığı kişilik ve kendi hayatıyla, tam bir tutarlılık abidesiydi Cüneyt abi. Siz onu alaya alanları dikkate almayın, onların da gizliden örnek aldığı bir portre olmayı başardı. Ezici bir yakışıklıydı, ailesine düşkünlüğü ile en yükseğe kuruldu gönlümüzde. Her yanı kırıldı vücudunda ama sinenaya gönlü hiç kırılmadı, meslek aşkının diğer boyutu oldu, beyazperdeye küsmek çok kolaydı aslında, yüzlerle örneği var bunun ama beyaz perdeyi bembeyaz yapmak ta becerilerin en büyüğü oldu. Siz ister gösteri dünyasında tanıyın büyük insanı ister gönlünüzün ışığı ile görün, zirvelere baktığınızda gördüğünüz değişmeyecektir. Allah seni dostu yapsın Cüneyt baba, peygamber komşusu eylesin, bizim gönlümüzün daimi battal gazisi, karamuratı, kahramanı sensin, sen olacaksın, hatta Karamurat kimdir diye soracak varsa, benim, benim, benim.

16 Haziran 2022 Perşembe

Canım Kardeşimin Eşi Didem KALYONCUOĞLU

Merak etme onu, şimdi ne haldedir diye üzülme, yahu bilmez misin devler ölmez, bu dünyaların kanunu evvel ahir. Sadece ölenler varya, onlar sırf kendileri için yaşayan ve yaşamış olanlar. Oysa bizim Dev, hep birilerine fayda için yaşadı. Birilerinin elinden tuttu, yaşattı, kalkındırdı, büyüttü, korudu. Bunu nasıl yapabildi diye soruyorsan, ki bildiğin için sormazsın biliyorum, -öğretmen babasının doktor abisinin mirasını, iyi faydalı ve yol gösterici insan olmak gayretini sergiledi hayatı boyu. Kısa bir hayata hemde kaç tane hayat sığdırarak. Hani insanlar ikiye ayrılır ya sözel ve sayısal diye, senin eşin benim kardeşim her ikisinin de üniversitesinde ders verirdi profesörlere. Allahın verdiğini insanlar için kullanmak gerekir derdi. Onun bu çabası ile sayısız insan bir ekmeğe tutundu, Coşkun abinin sıcacık ekmeğine. Hep şu deniz yıldızından bahsederdi, anlatırdı ya, işte o denize gönderdiği deniz yıldızı birebir kendisiydi belkide. Sanıyor musun onun mesaisi bitti, asla, mutlaka rüyalarımıza girip gene akıl hocalığına devam edecek, belki kızacak sitem edecek, hatta bağırabilir ama, işte arkasında yatan gerçek yine bizim iyiliğimiz olacak, huylu huyundan vazgeçmez ki. Şimdi onun iyiliğini istiyor isek, kendimizi iyiliğe sürüklemeliyiz, zira onu yormamak lazım, neden dersen, bu kadar iyiliği, kişiliği, ismi, başarıları, sözleri, ve devasa karakteri ile altın olan baba Coşkun, biraz da dinlenmeyi haketmedi mi, biraz da iyilik için bizim kulaçlar atmamız gerekiyor, değil mi? Ben zaten onunla geçen 23 kaliteli yıla sahibim, onurum gururum şansım böyle Allaha şükürler olsun, şimdi ölmeyeceğini bildiğimiz adamın dünyasında ona layık olmaya çalışmak çok zor değil. Dünya için ahreti için çok büyük çabaladı, çok büyük bir anıt senin eşin, herkesin gözünü alan bir ışık benim can dostum, Allah onu rahmetine aldı ki zamansız ama mutlaka herşeyi bilen olduğu için, şimdi bir eli rahmette, bir eli peygamberde, ama emin ol bir gözü de burada olacak, bize hayatıyla çizdiği aydınlıktan yürüyüşümüze bakacaktır. Sen ne güzel adamsın, sen her kararımızdan önce Coşkun ne der diye düşüneceğimiz akıl kaynağısın, sen boşluğu asla dolmayacak, görüşmek için fırsat kollayacağımız devsin Coşkun. Öldün mü hayır, hayır, hayır, sadece sevdiğinin yanına gittin, biz gelince de en güzel rehberliği yapacaksın, söz mü,

11 Haziran 2022 Cumartesi

Bu Dünyadan DEV bir Coşkun geçti

23 yıl önce bir şirketin yemekhanesinde başlayan mücadelelerle bezeli bir dostluk, dolu dolu dialoglarımız, ve hayatıma hep pozitif dokunan bildiğim en DEV adam, en çok golü kötülerin ağlarına bırakan adam, canım kardeşim Coşkunu bugün bulutlara bindirdim. Artık rüyalarıma gelecek ve orada devam edeceğiz. Gel kardeşim fazla özletme

9 Haziran 2022 Perşembe

Fak-ru Zaruret

Dünyada halı altına süprülmüş sorunlar megaboy bir hal aldı ve geleceğimizi ısırarak tehdit ediyor. Gıda enerji mali güvenlik siber kişisel veriler bireysel silahlanma ve en az 20 başlık. Tabi bizler ilk sıraya Ekonomiyi koyuyoruz, zira diğer bütün kötülüklerin anası eskiden Alkol idi, şimdi ekonomi. Peki bizi nasıl bir gelecek bekliyor, bize ne yapacak? Öncelik açık veya gizli savaşlarda. Bunu red etseniz bile bir savaşın tarafı olmak zorundasınız sike sike. Peki bu savaşın kazananı olacak mı, hayır. Klasik kural şu, hep kasa kazanır. Peki bizler bu sebepler ile azaldıkça, ömrümüz kısaldıkça, fakru zaruretler sinek gibi çoğalınca ne olacak? Belki de bu dünyanın bir makyaj silme sürecidir, en pahallı boyalar cilde sürüldü, ama cilt kusuyor bu kimyasallığı, haliyle herşeyi doğal dönüşüm kabul edin, elde kalanlardan olmak ta güzel aslında...

5 Haziran 2022 Pazar

Güzel Uyu Latif Demirci

Baba karikatürist Latif demirci, gırgır fırt ile gençliğime imza atanlardan güzel çizer, sana 61 yıl yetmezdi ama kaderin de elinde bir kalem var malesef. Şimdi hatırlıyorum da, amerikan ürünü tarzanın tophane ürünü arap kadriden yediği onca dayak, muhlis beyin o mıhteşem türkçesi ile toplumun aynası halleri, ve bir karakterin taa kılcal damarlarına kadar irdelenip çizgiye dönüşmesi. Belki yakında bu işi de bilgisayarlar bir tuş ile becerecek, ama senin ölümsüz çizgilerin zihnimizde asla tuş olmayacak. Allah rahmet eylesin ismi latif kendi latif abim.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Erşan kuneri kifayetsiz kaldı

Gora filminde bir anlık kostüm karakter olan Erşan Kuneri aslında Recep ivedik gibi zıplama potansiyeli içeriyordu. Cinsel komedi temalar 2000lerin başında talebi yüksek şablonlardı. Ama internet bize ekrandan fazlasıyla cinsellik fışkırttığı için bu şablon sadece askeri birliklerin satın alabileceği bir ürüne dönüştü. Cem yılmaz zaman içinde görme okuma alışkanlıklarını kaybedince şu an toplumun en çok üzerinde komplekslerini kustuğu bir eleştiri kovasına dönüştü. Umarım bu hayal kırıklığı onu zamanımıza döndürür. Zira hesapsız kitapsız gülme ihtiyacımız fazlasıyla var. Mesela bir trend olup tren gibi ilerleyen bir dönem filmi onun için dönemeç olabilir. Kahramanlık teması ve milli duyguları pekiştiren bir altyapısı kuvvetli proje onu tahtına geri oturtabilir. Romantik filmlerin yakışıklı prensi Tarık akan gibi bir dönüşüm yapabilir. Sosyal içeriğe dönmek zaten bu topluma karşı bir görevidir sanatçının. Bu iş genç sevgili bulup sınırsız hesapsız ansız sevişmelerle gençleşme formülleriyle olsaydı keşke ama zaman herşeyi tozluyor, yıpratıp yokediyor. Günün sonunda kendi kendinizi yoketmiş oluyorsunuz ve zamanı suçlayamıyorsunuz. Şimdi cem yılmaz dili geçmiş Erşan kuneri tiplemesine devasa reklam panoları arayacağına, kendini diğer odalarda aramalı, belki bulabilir, belki bulamaz kendisi karar verecek. Diyeceksiniz ki cem yılmazın 1 tane the ferrarisinin yıllık benzin parası bile senin yıllık gelirinin 2 yıllığı. Doğrudur, ama cem yılmazın benzini bittiği yerde durmak zorunda, ben yürüyüşümle onu geçme şanınsa sahibim durmadıkça eğer ki odalarda kendimi arayışım sürüyor ise.

Yalova Resimleri

Hani iş güç yok ya, sizi otel tanıtımı için yalovaya götüreceğiz dediler bedava tatil distüru sunuyorlar yanında. Hani ben de gittim. -Yalova benim şehrimdir! demiş Atatürk, Yalovaynlar da yazmışlar bir anıta, ama bu sözde bir hikmet nüans idealizm göremedim. Yalova zaten şehir değil, istanbulun ilçesiydi yakın tarihte, ama prens çharles hesabı, onu da istanbulun çocuğu değil arkadaşı yaptılar, ama yalova halen daha küçük kardeş. Yalova çevresi termal otellerle dolmuş, su şifadır bu şifadır diyorlar tanıtımda ama düşüncemde daha çok kaçamak turizmi ve fuhş sity için kalkınma modeli ağır bastı, gözlem canım gözlem. Bana tanıtımla görevli arkadaş bana adana-istanbul hattında yaşadığı acı dolu hikayesini anlattı, 20 yaşında 2 çocuklu anne desem anlarsınız gayrısını, şiddet, dram ve kaçış hikayeleri ile film gibi hayat. Bebekte frappachino mu machiatto mu hot mu frozen mi içeceğine karar vermekte zorlanan 20 yaşındaki kızlar geldi aklıma. Epey zorladılar bir şey almam için ama geçmişinde 30 yıla yakın canavar insanlarla boğuşmuş ve aklı halen daha zehir hafiye modunda olan mustafaya bişey satmaları bilimkurgudan fizikötesinden hayalaleminden ayrı düşünülemez. Önce can! abiler. Sabaha karşı istanbuldaydım, şairlerin saati 4 te. Beynim biraz termal kaynadı, hemen yazıp atmak istedim günlüğüme. Yalova beni tanıdı, ben onu zaten tanırım küçüklüğümden.

2 Haziran 2022 Perşembe

Noktürel Örgütler Belası

Nöktürnal kelime anlamı gececil demek, yani yaşamsal faaliyetini geceye endeksleyen canlılar. Bu durumda insanlar ne oluyor, tartışın durun kahve bağımlısı genç nesil :) Bir de tabelası olmayan ama süper belirleyici konumda bazı örgütler var, kayıtlı değil resmi değil tanınır bilinir değil, hatta algılanır bile değil. Ama inanılır. Mealmesela, otomotivde çip krizi var diyorlar, sektörün kazancı yüzde 3000 lere geliyor. Saf insan inanıyor ve parasını boca ediyor bir yerlerde saf tutabilmek adına. Aslı esası çip çük çak krizi yok, olmadı olmayacak. Mesela yine, bu sene patates un mercimek dediklerinde, ne kadar stok varsa eriyor ve büyük para tortusu birilerinin cebine akıyor bu erimede. Mesela devletin 2 aylık bütçesi kaldı, merkez parasız kaldı filan diyorlar, bankalar anasının amı kadar kredi basıyor piyasaya, hoop gereksiz borçlanmadan dolayı finans sektörü şarabı kıç deliğinden içmeye başlıyor. ( not: bankacılar çok güzel göbek atar gerdan kıvırır, şakirayı emekli edecek becerilere sahiptir kadın olsun erkek olsun ) Saf insan inanır. Daha 10 tane örnek veririm vermesine ama bilinci yayamam, soygunu önleyemem, yargıları yönlendiremem. Sadece elinde silahla banka soymaya çalışanlara kah kah gülerim, onlara dili geçmiş zaman askerleri olarak bakarım. Siz inanmaya devam edin, ben namazımı kılmaya müsadenizle.

1 Haziran 2022 Çarşamba

MELEK MOSSO

Sezen aksunun yerine güçlendirilmiş parlementer sistem gelmeyeceğine göre elbette bir veliaht belirlenecekti. Bu adayın büyük reklam afişleri, promosyon kampanyaları, pazarlama dalgaları ile kıyılarımızı dövmesi yerine, yetenek ve ses tatlarının algılanması ile duyularımızda yer alması sağlanmalıydı. Bu işleri tasarlayanlar elbette zeki ve kararlı adamlar, ve bu konuda 88 kayseri doğumlu Melek DAVARCI ile strateji oturtma isabetini buldular. DAVARCI soyadı Mosso olarak değişmiş olsa da, nüfus kağıdını esas alabiliriz. Ve şimdi bu yıldız adayımızın yıldızını parlatacak bir gelişme olan konser iptali yaşandı. Oradaki konser organizatörü vakıf dernek bu konseri iptal ederek Meleğe adeta kanat taktılar, sihirli bir çift kanat. Aynen yıllar yıllar önce Türkiye güzeli seçilip, sonradan tacı geri alınan Hülya avşar gibi. Gerçi o zaman Kenan Evren vardı, istediğine taç takar, istediğinin tacı ile birlikte kafasını da alabilirdi. Şimdiki melekçi takımı o geçmiş zamanda protesto yapsalar sanırım hepsi birer melek olur, göklere uçardı. Meleğin bağlı olduğu organizasyon şirketi illaki konser tanıtım reklam söyleşi fiyatlarını güncele oturtmuştur bile. Davar değiller ya, yükselen bir yıldızımız var, tartışmaların odağına yerleşmiş, mini mini sevimli bir kediciğimiz var, Melek Mosso, yakında yeni bombalarla huzurumuzda. Oldu da yıllar Meleğin tacını geri aldı ve Sezenin koltuğu boş kaldı diyelim, survivor 33. sezonunda Melek ile Batuhanın patates paylaşım kavgası ile hatıralarımız canlanır, hadi hayırlı işler.

MONOBLOK

Dünya, asla ve asla, -toprak, kaya, eriyik katmanları ve bi sıkımlık sudan oluşan bir yuvarlak değildir, kurallar, şartlar ve tepkimeler birbiriyle analitik ve katojenik bir ilişki içinde dönüşünü ve dönüşümlerini yapar. Mesela dünya kütlesinde 500 milyonda bire yakın hacim işgal eden insan yaşayanı vardır. Tahminen dünyadaki magnezyum elementi de insanların toplam ağırlığı kadar burada yer bulur, sanırım binden fazla element te toprağa gömülü yatmaktadır. Şimdi esas konuya gelelim. Dünya bir ilim marifetidir, ve dünyanın dönüşünde milyar marifet, fırdöndü bir faaliyet ile yaşamın altyapısını bize hazır eder. Yani herşey insanın emrine sunulur, fakat bunun bir bedeli olduğunu hiçbir insan düşünmek ve ödemek istemez. Bu durumda her ödenmeyen bedelin karşılığında bir icra mahkemesi kurulur ve kapımızın zili icracılar tarafından çalınır ısrarla. Bu minik icraların temel hizmeti büyük mahkemeye veri sunmaktan ibarettir, ama biz bu icracıları bile kapıdan kovma gayretindeyiz tuhaf bir şekilde. Mesela bir icra örneği pandemiydi, dünyada bir organizma haricinde hiçbirşey olmadığımızı hatırladık. Savaşlar da birer icra faaliyetiydi, bize kendi kendimizi budattı. En son icra; biraz daha kapsamlı bir dosya olan gıda ve kaynak kıtlığı olarak kapımızı çalıyor, ve topraktan uzaklaşırsanız daha fazla beslemeyeceksiniz mesajını veriyor. Şehirlerde internete boş muhabbete, hava atmaya, caka satmaya, hak yemeye verdiğimiz mesaiyi topraktan, doğadan esirgedik, sadece para ile günü geçirdik, neticesinde çocuklarımız toprağa eğilip, onu ekmek biçmek, üretmek zorunda. Herkesin geliri artık ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, yani toprağa yüz sürmek zaruri oldu, şehirlerden göç edip toprağa misafir olmak zorunda kalacak nesillerimizin devamı, topraktan geldiğimizi unuttuğumuz için, toprağa dönüşümüz hızlanacak, öyle yada böyle...

30 Mayıs 2022 Pazartesi

Maradona Tayyip

Günümüzün Türkiyesi renk renk ifade edilse, bilinenin üzerine 20 tane renk gerekiyor. İnsan kökeni, politik kimlikleri, gelir sıralaması, demografik yapıları ile çoğalan, açık kapalı ara renkler ile bezenen, ve birde her renge girebilen tiplemeler. Haliyle burada en çok oyu almak birinci kural ve bu kuralı en çok yansıtan renk şu an Tayyibin çağrısı. Dün yaptığı millet bahçesi mitinginde bu kuralı sonuna kadar hissettik. Oraya gelen renkleri bildiğim yada ulaşabildiğim kadariyle sıralamam gerekiyor. Her şartta tayyipçiler, orada sandviç gazoz oyuncak dağıtılır beklentisi olanlar, Tayyip bizi sevindirecek müjde verir diye düşünenler, parti teşkilatı gözetiminde olanlar, buraya uçak iniyordu şimdi biz burada gezeceğiz diye çocuklarını heveslendirenler, karşı görüş olup deplasman fobisini atmak isteyenler, otobüs vapur metrobüs bedava avantajını iliklerinde hissetmek isteyenler, ekonomi mağduriyetinde bile tayyibin arkasında inadına durursak iş değişir diyenler, miting fotoğraflarını birgün lazım olursa sosyal medyasına rezerv yapmak niyetliler, tayyip kaçacak mitosuna inanıp son bir kez görelim diye tarihe not olmak isteyenler, katılım az olursa tayyibin morali bozulur ve bizi geri postalayabilir ihtimalini berteraf etmek isteyen mülteciler, millet bahçesi açılınca aktivitelerden bedava bilet kazanırız ihtimalini kuvvetli görenler, pazar günü maddi faturasını bu miting ile minimize etmek niyetliler, ak partili paralı bekarları muhtemel arkadaşlıklara döndürmek isteyen telli baba abonesi umudun kızları, emeklilikte başa takılanlar korosu, dernek faaliyetini kuvvetlendirmek isteyen başkan adayları, ve daha nice renk ve renkliler. Bana da sormak isterseniz ben katılmadım ama alanın dolacağını tahmin ediyordum, çünkü insanların avuç avuç ümide ihtiyacı var, zaten buradaki tüm renkler kendine göre bir ümide zemin olsun diye alanı doldurdu. Şimdi anladınız mı ümit ne kadar değerli, ve her rengin rengini ümit oluşturuyor.

27 Mayıs 2022 Cuma

Etkisiz Hale Getirilenler

DUYGULARIMIZ, aynen yaz ile kış arasında bahar kalmadığı gibi, aynen insanları bir araya getiren tek şeyin menfaat olması gibi, duygusallık ta artık fare boku nevinden bir pislik gibi görülmeye, duygusallar ayıplanmaya, duygular erimeye başladı. Sadece 5 duyu organı artı penis vajeyna gibi sensörler kaldı. Elimizde kaldı hatta. BAYRAMLAR, hani o eski bayramlar nerde klişesi ile üzerine toprak atılır oldu bayramımızın, şimdiki bayramlar şikayetçi, mutaytlar ( müteahitler ) her yeri kapladığı için kurulacak yer bulamıyorlar, bu durumda didim alaçatı çeşme bodrumdaki turizmcilerin penislerine yaramakta bayramlar. ÇOCUK MASUMİYETİ, çok az sayıda çocuk internet oyun laptop sosyal medya canavarından kurtulabildi, dünyada bilinmeyen bir yerde bebekleriyle oyuncak arabalarıyla veya ne bulabildiyseler, onunla oynuyorlar. SAYGI, ne zaman ki türkücülerin ağzında sakız oldu, o zaman anladım saygının kendine saygısının kalmadığını. Artık maillerin son cümlesi olarak kullanılır oldu, yakında fosilleri bulunur bir yerlerde, kaldıysa tabi. BEREKET, hani yağmurların bize indirdiği bişey vardı, bulaşıcıydı, her yere yürürdü, yüzü güldüren bir yanı vardı, şimdi yerini excel tablolarında bir sütuna bıraktı, madde olarak algılanır oldu, işin bereketi kaçtı, anlasanıza. KALİTE, hani habire ölçülmeye, yükseltilmeye, yaymaya, hava atmaya çalışılan bir olgu var, işte o öldü, yanında uzaktan akrabası olan nicelik görüldü en son, ondan şüphe duyuluyor, sayılabilir ve tartılabilir olduğu için, hissedileni yani ters orantısı kaliteyi öldürdüğü söyleniyor.

24 Mayıs 2022 Salı

Yedi Farkı Buldum

Sanırım tarih yazacaktır ama ben yine de kendimce Zengin&Fakir arasındaki yedi temel farkı buldum. Çoğu sinema, roman, dizi, haber vs'lerde temel konu zengin fakir ayrışması - çatışması - farkları - bakış açıları değil mi? Konu gayet zengin, gündem de bu kadar fakir olunca yazasım geldi. 1- Zengin bir zamanlar fakirdi, şimdi fakır oldu, fakir bir zamanlar zengindi şimdi fakılır oldu. 2. Zengin hep endişeli ve eleştirmendir, fakiri ölesi böcek olarak görür, fakir dirayetli ve umutludur, şartların olumluya döneceğini düşler, zenginden bişey umar, onu can suyu olarak görür. 3. Zengin fakir diyaloğunda zenginin ana tema'sı kendisinin de bir sürü tehdit, zorlayıcı koşul ve sıkıntı silsilesinde olduğundan bahsetmektir, genellikle eskinin daha iyi zaman olduğuna atıf yapar, fakir bunu dinler ama zenginin korunma içgüdüsüyle görüntüyü karıncalandırdığını anlar ve susar. 4. Zengin fakirin olası taleplerine karşı zaten halihazırda yaptığı yardım ve iyiliklerden hatta dünyanın denge tahtasını kendisinin tuttuğundan dem vurur, kendisinin ne yaparak bugünkü hale geldiğini anlatmak şeklinde fakire yol yordam gösterir, fakir yorganına sarılır. 5. Zengin yaptığı yüzde 1 lik harcamasının fakirin yüzde 100 üne denk geldiğini iyi bildiği için fakirin ayarlarıyla oynamış olur, fakir zengine acıyıp onun için bir faydada bulunmayı teklif eder. 6. Zengin malının 40 ta biri olan zekatını fakire harcayacağı zaman, ettiği laf, verdiği selam olarak kayıtlara geçirir, fakir ekmeğini 40 yerine 41 parçaya böler. 7. Zengin birgün harcamaktan bıkınca bir bayat ekmeği fakire verir, fakir bu iyiliğin ilk olduğunu düşünür ama bu son iyiliktir aslında, hatta zengin bu ekmeği birgün fakire karşı koz olarak bile kullanacaktır. YAHU Mustafa sen zengin düşmanı mısın veya fakir bir adammısın da bunları yazarsın diyene sözüm şudur, zengin fakir olayı bir psikolojik vakaadır ve aynen ısınan suyun buharlaşması, gaz yutan amelenin osurması, martta kedilerin çatıya çıkması kadar doğal bir oluşumdur.

23 Mayıs 2022 Pazartesi

Eskiz Çalışması "Virüs"

Aklı kıt ve kanaat, yani olması gerekenin onda birinde çalışan yurdum insanı için tarih boyu bir lider gereksinimi doğmuştur. Eğer hepsi zeki olması gerektiği kadar zekii olsaydı, Türk milleti bu kadar cesur olur muydu, bunu bilemem. Zira akıllı insanlarda cesaret olması gerekenin yarısı olarak ölçümlenir ve gözlemlenir. Şimdi burada ben neden bu ayrıntıya girdim diye düşünenlere hitap etmek isterim, içinde bulunduğum toplum dünyayı okumakta ne kadar kabiliyet ve beceri sahibi, zira bu açı benim fikirlerimi değerli kılabilir veya değersizleştirebilir. Ama fikirlerimin özgül değeri bu yargılar ile değersizleşemez. Dünya artık virütik bir akış içinde devinim yapacak. Dünyanın temel kaynakları, yani ana besinleri de virüsler ile çevrili. Ayrılmaz parça, değişmez eleman yada demirbaşımız oldu bu mikrobik payda. Farklı hastalıklar ile bizi test edecek bir gelecek insalığı bekliyor. Denizler kirini pasını artık yüzeye vuracak, toprağın fidanını bitkisini en cüce verim ile göreceğiz, havalar biraz yağmur biraz tortu bırakacak üzerimize, çocuk doğuran çocuklara alışacağız, çünkü orta yaş kadınlar doğum için elverişsiz toprağa dönüşecek, ilaçlar etkisini yitirdi yitirecek, ana maddeleri etkisizleştiği için, özümüz bozulunca diğer aksamlarımızın iflası kaçınılmaz olacak, en çok denizdeki yaşam iflas edecek, en çabuk, şimdi diyorsun ki yani Mustafa, sen bir kıyametin eskizini çizdin, hayır arkadaşlar ben bunu çizemem, kıyametin eskizini de, karakalemini de, renklendirme gölgelendirme tonlamasını da bizzat kıyametin kendisi dizayn eder, başka bir gücün buna gücü yetmez. Ben sadece biraz zekamla birazını gördüm resmin, sizin zekanız da birşeyler gördü ama cesaretinizin pili bitmiş ola gerek.

20 Mayıs 2022 Cuma

Kuşlar hep sonsuzluğa uçar

Ölüm bir diyardır, bir kuş uçuşu mesafedir, bu mesafeye ömür de derler. Gerçeğin üstü hayat ile sıvalıdır, doğduğun andan itibaren sıva döküntüye başlar, sonunda ipince bir zar yani bir pamuk ipliği kadar kalındır. Biz bu duvara bazısı renkli bazısı gri yazılar yazarız kendimizce, amaç renklendirmek ise beyaz da bir renktir ya, ölümün rengi en sonuncusu. Bazı sesler duyarız, bizimle ilgili olanlar duvarımızda yankılanır, anne sesi, aşkın sesi, onun sesi, Allahın sesi. Bütün bu senfoniler eğlendiğimiz bir duvar melodisidir, bizler nedense hep duymak istediğimizi yazarız duvara, ölümün sesini duymamak işimize gelir zaten, bir sonsuza uçan kuş olarak işleriz duvarımızın sonuna, nereye gider, genellikle meçhule. İşte bu duvarları aşıp kanatlanmaktır sonsuzluk hissi, ben bu duvara renkleri yazılarla yansıtmak istedim, yakından bakabilenler gördü harfleri, yazıları, imlayı, biraz da manayı, anlayan anladı zaten, benim içim rahat, benim içimim de rahat bu manada.

18 Mayıs 2022 Çarşamba

Ev sahibi olmak koca bir dert

Alemi insanlığın çoğunun derdi ev sahibi olabilmek, aman ne emel aman ne makam! Tabi yatırım araçları bu kadar artmış ve artarken. Mesela ben, bana miras kalan varlıkları bir eve dönüştürdüm, yıl 2016, dolarım olsaydı 2 tane evim olacaktı. Şimdi de bir kiracı problemi var ki, bir ucu mali bir ucu insani, bir ucu açmaz. Şöyleki, kira artış oranı ülkenin en düşük çıkan sümüklüböcek enflasyonu olan tefe tüfe ortalamasına endekslenmiş kanunen. Yani enflasyonun üçte biri. Bir de kiracılara şöyle bir opsiyon verilmiş, istediğin zaman evden çıkabilirsin, işine geldiği gibi yavrucuğum diyor kanun kiracıya, ama ev sahibine ne diyor, kiracını 10 sene dolmadan çıkaramazsın, ancak 5. sene sonunda kira tespit davası açabilirsin, mahkeme 1 yıl sonra karar verir, bekler de beklersin ölüm yoksa arada. Tabi enflasyon dolar hayat pahallılığı rayiç talep geçim sıkıntısı gibi bilinenlerden bahsetmeyeceğim. Bu bilinenleri sadece hükümetimiz bilmediği için evsahiplerinin barbar gaddar darpçı gayrikanuni haydut baskıcı tehditçi olarak sunulduğu bir çarpık durum oluştu. Bu ahvalde kiracılar da kanunun kendilerine sunduğu bu tarihi fırsatı dibine kadar kullanmakta. Bir diğer etken ise, kira artışları sınırlı kaldığı için enflasyon da düşük çıkıyor. Oh ne ala kanun oh ne ala memleket cinayetlerin sebebi de cehalet. Di mi yav?

16 Mayıs 2022 Pazartesi

CAMİ HELASINDA MASTİRİBASYONDAN HÜKÜMLÜ

Yozgat Sorgun'a bağlı Alacanahiye köyü merkeze 21 km uzakta, 123 nüfus, 80 büyükbaş, 134 küçükbaş, 190 kümes, yaş ortalaması 56, tarım bilemediniz hayvancılıkla geçinen bir şirin köyümüz. Köyün camisi 1074 yılından kalma, selçuklu devrinden, nizamülmülk tarafından yaptırılmış, ama günümüze sadece kapı girişi kalmış, malum depremler, savaşlar, gece gündüz sıcaklık farkı. Bu camiyi 1974 yılında kaymakam ile elele veren muhtar tadilat yaparak son haline getirmiş, tıvaleti 2 göz, o zamanki köy halkı camide tuvalet mi olur diye muhtarı epey bir hırpalamışlar, muhtar kalp krizi ile mevta olunca cenazesini komşu köy olan Tırpanlı'ya gömmüşler bizden uzak ola diye. Tabi o zamandan yaşayan bir gümüş nine kalmış, kendisi alzaymırın alzaymırı. Sadece tavukları tanıyor, peşlerinden gidiyor, neyseki tavuklar akşam kümese geri dönüyor da ninemiz kaybolmuyor. Hikayemizin kahramanı Ali Memiş. O vakitler 15 yaşında. Gürbüz bir çocuk, öküzler hasta iken tarlada saban sürecek tüm yaş grupları arasındaki tek adem kendisi. Günlerden bir gün Ali Memiş televizyonda engiribirdis diye bir alametin reklamını görüyor ve adettir ya ben engiribirdis almaya yozgata ineceğim diye tutturuyor, ertesi gün başlıyor 4 saatlik yozgat seferi. Öğlene doğru varıyor yozgat çarşıya, ama kime sorduysa engiribirdis alacağım diye, genelde tekme tokat kovalama ile amacına ulaşamıyor lakinat. Aslında istediği şey Angry birds oyunu, ama burada kaderin bir oyunu sözkonusu. Ali memiş kendine boşu boşuna yozgata inmeyi yakıştırmadığı için yozgatın pis sineması Palas'ın girişinde 3 film birden, salako, ejderin oğlu ve miki filmi, matinesine bilet alıyor. Şansına miki filmi denk geliyor, orada çıplak sarışın arvatlar kel yapılı adamlarla güreş tutar halde, ali memişe bişeyler oluyor haliyle, yanaklarındaki o gürbüz kırmızılıkta şehvet terleri süzülmeye başlayınca, hatta komşu kızı Zümre'nin neden kendisiyle habire çeşmeye gitmek, bostana dalmak, ayran ikram etmek girişimleri bir anda mana kazanıyor zihninde. Zümreyi ilk defa geri çevirmeyeceği anlamına gelen bir gelişme de diyebiliriz. En nihayetinde köyüne geri gelen Ali memiş artık başka bir evreye serpiliyor ve yerli yersiz zamanlı zamansız otuzbir pardon mastiribasyon seanlarına günde 1 saatini ayırıyor, tarla sürmeyi bırakıyor, zümrenin camına taş atmaya başlıyor, ama babası kızacak diye köyde düşünegezerken, bir de ne görsün caminin tuvaletinin suyu açık unutulmuş. İşte kaderin bir oyunu daha. Nasıl olsa el ayak pantol etek çekildi, saat 10 olmuş, başlıyor caminin tuvaletinde osbire, bugün 5. sefer, haliyle erken boşalma durumu olmasa da, Ali memiş maşrapaya baka baka işine devam ediyor. O sırada şehirdeki pavyondan köye geri dönen köyün tek kürdü Sıddık bey, işemeye gittiği tuvalette canabetliğe ulaşmaya çalışan Ali memişi gördüğü gibi kulaklarına asılıp tekmeyi basıyor, enteresandır Ali memiş havada uçarken bile eli zikinde tatminden vazgeçmiyor. Tek şahit uykusuz kargalar. Bu hikaye ile Ali memiş bir yıl köyün köylülünün içine çıkamıyor tabiki, dayısının Sorgundaki berberinde 3 ay çıraklık edip, Yozgatta Altın tarak berberini açıyor, yarı gurbetlik yarı yarenlik. Köydeki cami tuvaletinin adı da Memişhane oluyor yılların sürümünde.

14 Mayıs 2022 Cumartesi

Ve Artık Türkiye solmakta

Son kredi kartının limiti de aşıldığında artık yolların yokuşu bile sonlanmıştır. Halkın yüzde 80i tamamen bu maddeten yokoluş bitiş sürecini gördü. Artık bu daralmada bazı tedbirleri alma vaktini Tayyibe anlatmak istedim. Kamu yatırımlarını bırak, altyapı işi bitsin artık. Kanal istanbul fistanbul gibi işler rafa. Boku bitli bulgar bile edirneyi talan ediyor elindeki leva ile, adam babasından aldığı harçlıkla antalyada 5 yıldız tatil yapıyor. Bankalar 1 yılda 30 senelik kazanç elde ediyor. İşsizlik yüzde 14 gerçeği yüzde 35. Suriyeli afgan vesair 12 yılda yüzyirmi milyar dolar yedi, bir o kadar da yiyecek. Götü boklu sivas otobüs bileti 450 lira. Asgari ücret zammı 2 ay emekli maaşı 1 ayda eridi. Sen halen daha kazmaya betona para gömersen zikilmedik bi tarafımız kalmadığında senin de bi tarafın tehlikededir. Milletin borçluluk oranı yıllık gelirini aştı, bir an önce borçlar kanunu olarak milleti rahatlatmak zorundasın, veya icra daireleri için kadro bulman gerekir, yani halk hareketi yakınlaşıyor demektir. Faizi yerinde tutma çabanı takdir edelim ama bu yüzden hayat yüzde 200 pahallandı, bu hal sıkıntı değil resmen iflas halidir, faiz sebebiyle eminenin saffet saffet saffet diye haykırması yakındır. İşssiz genç kız ve kadınlar orospu moduna girdi, davul zurna ile müşteri aramaktalar nerdeyse. Şimdi de nitelikli nüfus avrupaya kaçmak için internette saatler geçiriyor. En nihayette hükümetin çivisi çıktı, şaftı kırıldı, gardı düştü, nebatinin gözündeki ışık söndü, beratlı günler aranır oldu, haliyle erken seçim yapılmaz ise sanırım memleket elden gidiyor, Taayip amca yaptıkların için teşekkürler, yapamayacağını anlayacağın anda bırakacağın bir Türkiye nereye gider bilmem ama ben kırmızı çizgime gelmiş durumdayım.

13 Mayıs 2022 Cuma

Gelecekte Gördüklerim

1. İnşaat robotları. Arazi, yanında malzeme, plan proje yüklemesi ve robotlar proje teslim içi bitiriyorlar. 2. Kişisel tarih atlası. Her anımızı, konuştuğumuzu, gördüğümüzü, belleğe kaydediyor. Buna rüyalar da dahil. 3. Yetenek ve beceri yükleyici. Beyin nörolojisine işlenecek tecrübe yazılımı 4. Suç önleyici. Olağan olmayan her hareketi küresel bazda geniş okuyucu ile önleyici birimlere anlık raporlayan devasa göz, dronlar, kameralar, baz istasyonları vasıtasıyla. 5. Baraj doluluk tamamlayıcı. Şehir çapında yağan her yağmuru maksimumda barajlara nakleden elektronik akıllı su taşıma sistematiği 6. Robotic Eco.2019i. Bize hep Ekremi hatırlatacak olan imamoğlu görünümlü robot. Şehir meydanlarına konulacak sanal zeka donanımı ile gülerek dolaşan herşey çok güzel oldu mu sorusunu sorarak şehrin tarihi hakkında gelecek nesilleri aydınlatacak kültürel miras.

Ben seni sevmiştim ya

Zaman deresinde akar aşkın tomurcuğu..... Sular akmazsa şayet toprağı eşer..... Pek bilmedik ama sevgiyle beslenmişiz meğer..... Sevgiyi kutsal eden karşılık bulmaması ise..... Benim seni sevmelerim dünyalara değer...... Şimdi bir yastıkla başabaşa kaldığında..... Bir Mustafa beni çok sevmişti dersen eğer..... İçinde bir yıldız kaymışsa derinlere..... Bir dilek tutalım haydi beraber..... Şimdi ömrün son çeyreği, hasat erimi vakti..... Bir tepecik yap anılardan ömür boyu..... Bir rüzgar eser savurursa ekinleri..... İşte o yığın belkide beni göreceğin yer.....

12 Mayıs 2022 Perşembe

EKONOMİ AJANDASI

Bireysel ekonomimiz ile ülkemizin genel ekonomisi birbirinin ikiz kardeşi oldu seda ile sema gibi. Bana bir kısım zengin kitleden bahsetmeyin, onların dokunulamazlığı var. Yaz kış bahar sel deprem kriz bunalım bayram seyran onlar için ilahi aynı mod, belki ahret günü biraz farklı hissedebilirler. Bu buhranımızın en talihsiz hedefi mülteciler oldu olmasına, onlar da sessiz kitle ekonominin çarklarında hareket olurda hedeften çıkacaklar elbet. Üç ana etken ile bu ferahlamayı görebiliriz, ukrayna savaşının bitmesi, enerjinin ucuzlaması, dış sermayenin girişi. Tabi bütün bu sarmalın baş suçlusu o meşhur mikrop. Chp zümresine göre ise sadece Tayyipin gitmesi. Yeni geldim anadoludan, her yer yeşil ve akan dereler, doğa cıvıl cıvıl, o bereket umarım cebimize yansır, zira baş ekonomist Allah c.c. ve onun ilahi kanunları. Ortalama kişi başı borçluluğumuz 65 bin lira veya 4300 dolar, hangisi daha manalı ise onu kabul edin. Kastettiğim gerçektir. Toplayın isterseniz, gerçeklerle karşılaşmaktan korkmaz iseniz. Sizinki 1000 dolar ise yanınızdakilerin ortalaması ile 4300 dolar çıkacak hesap ortada. Şimdi bu umudu zayıf tabloda nasıl adım atmalı derseniz, bence herkes bir arı olup kanat çırpsın, ortaya ısı ve kinetik enerji çıkacak, ortamın buzu erimeye başlayacak, çiçekleri gezmeye başlayacağız, doğa karşılığını fazlasıyla verecektir, sonra bir ara üremeye vakit kalacaktır. Bu rakamlar ve felsefi yaklaşım ne alaka diyenler olabilir, şöyleki, çözümsüzlük çözüme giden en kuvvetli motivasyondur. İşte ukrayna direnişi. İşte alman japon kore mucizeleri, işte kurtuluş savaşı gerçeği. Ve bunlara bireysel tarihinizden bazı örnekleri ekleyebilirsiniz. Bu yazılarım eğer bir kazaya kurban gitmez ise benden sonra da okunur, tarihin ışığında neyin gerçek neyin yalan olduğu zaten netleşecek. Benden söylemesi bedava. Hiç bir riskim yok, tennisim daşama denk an itibariyle milimetrik standart sapmalar hariç.

10 Mayıs 2022 Salı

Ecem Böke mi olmak isterdiniz, Nova Norda mı

Alternatif müzik yada benim deyişimle keş müziğinde Nova Norda diye bir hatun çıkmış, esas adı Ecem Böke. Nova norda kelime anlamı nedir diye bakmadım, tahminen mitolojik teotik pragmatik bişeydir, ama lisede ecem, lisede ona ne isim taktılar onu da bilmem, tahminen pirensez, leydi, madonna filandır. Peki bu projenin arkasında kimler var, bakmadım ama tahminen markacılar, imaj builticiler, veya marketing analizörler. Peki ecem böke nova hangi kitleye hitap ediyor, bakmadım ama sanırım tarzını arayanlar, tarzını bulamayanlar, veya tarzı olmayanlar. Peki nova norda ecem gelecekte bir sezen axu, bir niilüğfer, veya sertap erener olabilecek mi, bak ben bunu biliyorum.

Şehirlerarası Otobüs Mola Tesis Uzmanlığı

Bazı örtülerimiz çocukluktan kalma. Hani o birkaç saatlik otobüs içi mahrumiyetinden bir anons ile kurtulduğumuz değerli anlar var ya, hayatımızın değerli yarım saati. Ben şimdi o uzmanlığıma kalem değdireyim, ne demişler; paylaşılan mutluluklar prensibi (P.M.P). Otobüs yolcusu daima bir gizemli şahsiyet kimliğine dönüşür, varlığıyla o tesisi onurlandıran biri olduğunu düşündüğü için. Veya o tesise katacağı ekonominin bir cansuyu olacağını hisseder. Kahraman şövalye, kutsal kumandan en azından örümcek adamızdır tesis girişinde. İlk ziyaret wc işidir. Parasız olması evladır. Paralı ise bir diğer tesise kadar beklemek adeta olmak olmamak kararına dönüşür. Her tesiste o yörenin özeli ürünler dizi dizidir. Bir inanışa göre bu ürünler satın alınarak akraba eş dosta götürülmelidir, bu inancın temelinde arıların polenleri her yere dağıtarak yaşamın devam etmesine katkı yapma içgüdüsü olduğu da söylenebilir. Tesiste bir canlanış ve enerji patlaması yaşanır, yani ilk 10 dakika bilemedim 15, bütün faaliyetlerin tamamlanışı demektir. Tesiste tadımlanan çay kahve kötü kalitenin d segmenti olsa bile bize eşsiz bir keyif sunar, zira bazen mekan yer içilir ya. Sizin tesis bütçeniz 100 birim ise, tesis sonunda 250 birime yükseliriz, bu da bir geneldir. Tesis ister şahışah olsun isterse salaş, mutlaka içgüdümüze bir şekilde hitap ettiği için, orası da bir kutsalın dalıdır bütün bahar çiçekleriyle. Hepimizin bir efsane tesis molası vardır, ya çişe zor yetiştiğimiz, ya açlıktan tamtamlarımızın çaldığı, ya tütüne koştuğumuz, yada tansiyonumuzın aşağı yukarı hareket ettiği. İşte bunlar da tesisin kutsiyetine hizmet eden bizden hatıralardır. İlk defa uğrayacak isek, tesis adeta bir keşif bucağı, hatta masal diyarına da dönüşebilir. Bizler aşk için çırpınan birer pervane iken, tesis yatakta uzanmış aşkımıza amade mis kokulu prenses oldukça, molalarımız hep şenola.

9 Mayıs 2022 Pazartesi

Hüda bize Miralayı bahşetti

Takrir olduğu üzre, miralay Mustafa Kemal Bey, garb cephesinde ihtibasında yunan tefrikacılar cenahından gelen mermi ile vucudu sinesine hasar almıştır. Filhakika zuhur, urbasında ahdolan köstekli saate isabet eden şarapnel, miralay Mustafa Kemal Beyi olası tababet ve tahiyattan muhafaza eylemiştir. Kahraman kuvvai milliye teşkilatı umumiyesinde büyük tezahüre garkolan bu tecavüzden şekavetle sıyrılan Mustafa Kemal Bey tahkikat ve sevki idareye devam ederek, milletin sinesinden gelen istiklal ve istikbal mücadelesine galebe edeceğini şürekasına ahd eylemişlerdir. Bu hakika ile miralay Mustafa Kemal Beye uhreviyatı ile acil şifalar vucud bulmasını vecd eder, umumiyetle büyük millet vekiliyesinden zuhur ve takdir ile "gazi" şerikesinin mazhar olacağını ümidle tayin ederiz. Hazreti Hüdayı hümayünde ilahi takdiri ile gaziyi milletimize bağışlayan Allahımıza hamdü senalar olsun. İkdam gazetei nevalesi muharriri Naci Ahmet.

2 Mayıs 2022 Pazartesi

BAYRAM ABİ HOŞGELMİŞSİN

Bu ramazanın son günü iftarında geleneğim olan gözyaşlarım bu defa içime aktı, zira misafirler vardı. Önümüzdeki son iftarı görürsem içimde dışımda ne kadar gözyaşı varsa dökeceğim kısmetse. Şimdi eskilerinin asgari ücretlisi bir bayram var önümüzde, kederiyle geçim sıkıntılarıyla, açmaz dönmez çıkmazlarıyla dahi olsa bayramınız kutlu olsun. Bu bayram sanatçı dostlarımız bodrum ve kıbrısta boy gösterecek, paralı havalı kitleler eğlenecek döne döne. Yakıt yolculuk bütçeleri elverdiğince sevdiklerimize bir bakış atacağız, kabirdekilerine bir dua ile esenlik edeceğiz, çocuklara bir sevinç te yaşatırsak bayram abi de ramazan dayısıyla 2022 battaniyesine sarılacak. Benim tespitim ne diye sorarsanız, işte ömrümüz bu üstüste serili battaniyelerden oluşma bir tepecik, biraz uzaktan bile zor görünür yolculara, bırakın başına gelip izlemelerini, bir ilgi göstermelerini, farkında olmadan geçip gidecekleri bir battaniyeler yığını bizimkisi, demekki ben ben ben diye def çalmak ne kadar gerçekçi olur, vurun bir hesaba, tamamen bir boşluk saracak içinizi, boşlukta hoşluk araya araya bir ömrü tımar etmişiz demekki, eğer bu ömürde en çok Allahı tanımaktan mutlu ve huzurlu isek, o battaniyeler nede güzel uçar edebiyete.

29 Nisan 2022 Cuma

Ya Olaydı

Lucy filmini bilirsiniz, ölsün veya bağımlı hale gelsin diye uyuşturuculu maddeler damarına boşaltılan bir bayan olan sevgili ablamız Scarlet johanson, beyninin yüzde 10 - onbeşlerden fazlasını kullanır hale gelmiş ve mafyanın ağzına sıçıp anasını da ameliyat etmişti. Daha sonrasında yüksek doz alıp, beyni sonsuz analize gark olmuş, ve tarihin taa başına varıp, ilk insan olan adaşı lucy ile temasa geçmişti. Ben, ben fazla birşey istemiyorum, bir gözüm geçmişi görürken bir gözüm de bugünümü görsün. Ve ben aynı yere aynı anda farklı zamanlarda bakabileyim, oradaki insanlara geçmişi ve geleceği anlatabileyim. Dedim ya gerçeği olduğu gibi anlayabilmek ve anlatabilmek hep çok sevdiğim oldu.

27 Nisan 2022 Çarşamba

Makyavalizmin 21 yüzyıl sürümü Survivor Hikmet

Çakallık, mağduru oynama, amacı için ayı veya civciv olma, komplekslerinin etkisiyle kabuk deri tüy değiştirme, amacını gizlemek için uzaydan bile sebep üretme, kendi statüsü için en yakınlarımın dahi ipini çekebilme becerisi, kural ve kanunların boşluklarını görme kabiliyeti, her zaman gücün ve güçlünün yanında olma güdüsü, vahşi tabiatını koyun postuna gizleme, insanların zaaflarını okuyarak onları tuzağa çekme, insanların en zayıf sinir uçlarına itina ile basabilme, dışlanmışlığın kompleksi ile doğaya uyum sağlayan ve bunu artı özellik haline getirebilmenin ikiyüzlülüğü, kendisi hariç hiçbir birey için fedakarlık yapmama içgüdüsü, karşılık olmaksızın hiçbir riske girmeme, kendisinden başka yaşam formu olamayacağı inancı, aç kaldığında sahibini bile yiyebilecek hayatta kalma hırsı, yeterli güce ulaştığında mafyalaşma yani haydutluk özelliği potansiyeli, hiçbir şeye gerçek anlamda üzülememe sevinememe katılamama, insanları sadece içgüdü ve menfaatlerine göre sınıflama, din devlet gelenek ve diğer tüm değerleri sadece kendi çıkarlarıyla eşleştirme, vesair, saymadıklarım daha neler neler, işte karşınızda şeytanın insana dönüşmesine ramak kalmış yüzü Hikmet. Makyavalizm; siyasetin herşeyin üzerinde acımasızlığı demek, bilmeyenler için...

26 Nisan 2022 Salı

AKP nin yol kazaları

Benim akp ci olduğum ile ilgili uzun yollu bir algı vardır, hatta fanatic olduğum bile söylenir. Ve hatta ak partiden beslendiğim gibi yargılara dahi rastlanmış olmuşumdur, bari dengeli beslenseydim de vucüdum arnold gibi olsaydı. Biz toplum olarak siyasete batığız, buna siyasetten nefret ettiğini söyleyenler de dahildir. Yani siyaset ülkemde bir dernek hükmünde işlev yürütseydi siyasete bu kadar bulaşmazdık ama de-ğil. Ak partideki en temel eksiklik oluşturulan algıları anında çürütecek bir mekanizmaya sahip olmayışıdır. Sarmala dönene kadar ak parti sessiz ve hükümsüz kalır, sadece reisi hoplatacak algı ve iddialar istisnadır, o zaman teyakkuza geçilir, fakat kurumsal kimlik çoktan zarar görmüştür bile. Ak parti zaman içinde milleti dinleme anlama özelliklerini yitirmiştir, 20 yıl iktidar ve birçok siyasi başarının körelttiği duygular sözkonusudur malesef. Bunu ekrem örneğinde bariz görerek yaşadık. Ak parti artık altyapı yatırımını bırakmalıdır, ülkede altyapı en az 30 seneyi kaldırabilecek statiğe erişmiştir, ama tek bildiği yemek omlet olan ben gibi halen daha betonist mutlulukları önümüze sürmektedir. Bir diğer eksileri ise fetö gibi masaya abdest ile oturduğunu söyleyen herkezi aileye dahil etme içgüdüsüdür, bu şekil ittifaklar ile dominasyon etkisi domino gibi yıkılmış ve kutuplaşma siyaseti ile yürümek zorunda kalınmıştır. Bir diğer şekil bozukluğu ise adına açılım denilen pkk ile uzlaşma gayreti oldu, malesef ipi başkalarının elinde olan bir aygıt ile tavizleşmesi sonucu aygıt elde patlamıştır. Başka bir eksi ise suriye ırak afrika afganistan, ne bulduysa nufüsa geçirerek, temizliği en az 20 yıl sürecek sosyolojik bir travmaya zemin hazırlamıştır. En son dalga olarak kapımıza bırakılan bomba olan ekonomik darboğaz ile en az 3 sene cerrah titizliği ile boğuşmak felaketidir. Sıcak para olmaz ise hepimiz birimiz için masalları ile yaşamak zorunda kalacağız bu bireysel dünyada. Yine kafadan memleketi boğan bir diğer hata ise, anormal bir zengin kitle yaratmış olmasıdır. Bu kitle tarla satarak aldığı doblo ile işe başlamış iken, şimdi ekonominin yüzde 35 i ile elinde taşşak misali oynayan bir zümreye dönmüştür. Sadece almaya endeksli vermeye nefretli mini canavarlar rahatsız edici safhada bulunmaktadır. Tabi bir de muhalefet var ki, bırakın yol kazası yapacak kadar yol almayı, daha çıkacağı yolu bile bilmediği için, halen daha ilkokuldaki şiirler gibi söylemler ile kalp kazanacaklarını oy alacaklarını filan zannetmektedir. En acılı olan bu değil mi zaten...

24 Nisan 2022 Pazar

TANZİMATTAN BERİDİR...

Bu başlıktaki ikileme ile başlayan bütün yazı ve anlatımların neden ifade gücünü arttırdığını merak ettim. Beynimin içinden taşmalar şöyledir: Yakın,, yani içinde bizim de olduğumuz tarihi kapsaması. İki, tanzimat bir rönesans of the ottomans olduğu için, bir yenilik ferahlık tazelik başlangıç gibi çekici anlamlar ifade ediyor. Üç, bu bilgiye sahip anlatımlarda bilgi yoğunluğu fazla yani aç olduğumuz şey olan bilgi içermekte olduğu kesin diye düşündüğümüz içindir. Dört, kafadan olumlu bir bilgi ile tanışacağımız ihtimali, beyinde pozitif algı nöronları birikir. Beş, tanzimattan sonra kurtuluş savaşı ve cumhuriyet sırada olduğu için, gururumuz okşanacaktır. Bunu da böyle kanırtmış olduk, sırada diğer yazılar Allah kerim. Tanzimattan beri olduğu üzere.

21 Nisan 2022 Perşembe

YETERSİZ BAKİYE

Hani şu hayatımı limitsiz yaşayacağım diyenler var ya, onların yüzünden bu mesaj sık sık etraflarda çınlıyor. Hayatımızı limitsiz dengesiz para kazanmak isteyenler sikti. Bize bizim olmayanı verdiler ya, bizde bizim gibi harcadık, işte temel aldanmaca burada. Bir de slogan verdiler, hayatı limitsiz yaşa diye, bu hayat senin diye, dünyaya çocuk mu getirilir diye, özgürlük, daha fazlasını iste, vesair, beynimizi sikenler sebepli, ki haklılar sınır ve limit tanımıyorlar ya sikerler de sikerler canım. İşte bu sebeplerin sebep olduğu sonuç, YETERSİZ BAKİYE, YETERSİZ BAKİYE, YETERSİZ BAKİYE...........

18 Nisan 2022 Pazartesi

FENER ZATEN MUCİZENİN ADI

2022 futbol sezonu Trabzonun 40 yıllık bekleme üzerine şampiyon olması ile bitmek üzere. Haliyle herkes fenerbahçenin 11 puan geriden gelip şampiyon olma ihtimalini düşünüyor. Malesef beyler, mucizeler de bir yere kadar. Mucize radarı olsaydı dünyada ona en çok takılacak takım fenerbahçe olurdu zaten. Başarıda da başarısızlıkta da bu mucizeler hep fenerbahçenin oldu o sebeple ben fenerliyim zaten. Şimdi bana -bu mucizeleri anlat derseniz ben hafiften gülerim. Bir şeyi çok sevdiyseniz onun bir adımı bir harfi bir bakışı bile mucizedir, bunu sevenler zaten bilir. Şimdi bir mucize daha beklenebilir mi bu hususta diyen varsa, bence bu kadar mucize de mucize olur, bırakın balık beyinli Trabzon da bu dünyada biraz sevinsin derim, bence Trabzonun şampiyon olması da bir mucize zaten tarihin paslı rafının 22 sinde...

16 Nisan 2022 Cumartesi

Joni dep ambıı haard

Joni abi nerdesin? Way hulky, naber kardeşim. Saol abi ya bi meseleye eşlem yapacaktım. Ambıı yenge cama çıktı intihar edicem bana o joni artisini getirin dedi, 10 dakka carladı, sonra da bakanlara yukardan kirli çamaşır suyu döktü. Yaw hulky, kimsenin elbisesine gelmedi dimi. Neden sordun joni abi? Hulkycim, ben bu ambıı yengenden bıktımdı, ona leke çıkarıcı diye arsenikli kezzap kokteyli aldım o yüzden brothere. Yok Abi kimsede bişey. Ama neden medeny iki insan gibi anlaşmalı boşanmaya gitmiyorsunuz oğlumabi? Hulllkycim, biz o wakit bi partide yüksek müzic, artı havana şat, bide ayıptır bol madde, tabi ışık dans mans, sabah kilisedeyiz, rahibin üstüne ben kustum yengen sıçtı, ama rahip de kızdı, bizi karıkoca yaptı sözleşme yalan oldu, anladın mı brotherim. Abi valla sizdeki kötü yazı. Yenge az önce sizin bahçedeki mini helikopterle havalandı. Etrafa tamsın gun makineliyle ateş ediyor jonny abi. Eee hulky, why not call police, belki vururlar kurtulurum. Abi, jon abi, ilişkinize de evliliğinize de kanırtarak sıçıym, kuru kuru 2 damla boşalıym, 5 cm deep kusayım abi.

14 Nisan 2022 Perşembe

Kazanan Türkiye Olur mu?

Dünya dinamikleri öyle bir hal aldı ki, çekirgelerin bile gözü develerin tahtına dikildi. Hal böyleki, Türkiyenin 21 yüzyılda apartmandan villaya taşınacağını görebiliyorum. Milli bir tarım politikası ile 3 milyonu da tarlaya çekersek en büyük hamlelerden biri gerçekleşecek. Türkiye öncelikle avrupaya geçişin bir numaralı geçidi oldu. Türk vatandaşı olmak artık dünyada en çok istenen ilk beşe girdi. Sayı olarak söylüyorum, zira hayat standartında 30 lardayız gerçekte. Dünyada şu an en çok bavul doldurulan ülke Türkiye, boş bavulların toplam hacmine Türk hava yolları filosu bile girecek halde. Genç nufüs ah bir de mustafa dayılarını dinleseler, en büyük zenginliğimiz. Bulacağımız ve kullanacağımız enerji kaynakları şimdiden 100 milyar dolar seviyesini buldu. Turizmde sürpriz olmazsa 50 milyar dolar konuşuluyor, şu savaş biterse. İhracat bu yıl ithalatın yüzde 90. 95 lerini karşılar durumda. Yurtdışından direk dolaylı yatırımın toplamı sanırım cumhuriyet rekorunu kıracak. Bir de bizim bilmediğimiz sürprizler olacak. Ben iyi düşünüyorum, siz de iyi düşünün.

13 Nisan 2022 Çarşamba

YÜREKLİ VE YÜREKSİZ İTTİFAKIN SAVAŞI

Artık dünyanın son çağları geldi çattı. Belki 100 bilemedin 350 sene var, çok sayılmaz aslında 10 milyar yıllık dünya tarihinde. Çok değil daha 1 milyar sene önce izmir ile kahire kardeş şehirdi, 5 milyar yıl önce antalya ile ispanya, 10 milyar yıl önce tophane ile miami kardeşten öte şehirlerdi. İnanmayan elektronik geri gidişlere bakar, bir bakarsın sürmene ile rio de jenaryo bile akraba çıkabilir. Ve gelelim bizim için büyük dünya tarihi için büzük bir tartışma olan tayyibin karşısına kim çıkacak bahisine. Tayyip öyle de böyle de dünyanın bütün irinleri ve pislikleri ile van to van gırtlaklaşa boğuşuyor. Bu arada binde 0.3 ile yüzde 21 arası oya sahip muhalefet ittifakı binbir cambazlık, strateji üçkağıtları, ali cengiz oyunları, kayıkçı dalaşmaları, sinir çatışmaları ile bir aday çıkaracaklar. Ama ahtapottan hamile kalmış deniz anası gibi bir türlü doğuramadılar bu adayı. Oysa tarih cesaretsizleri istemez, yüreksizleri affetmez, millet karşısına çıkamayanları iplemez. Bu şürekanın tek sığınacağı liman Ülkenin umutsuzluk dalgası, ekonomik açmazlar ve siyasi krizler ile batağa girmesi ile keraneden gelin çıkması ihtimali gibi bir aday çıkartmak. Buna bedavacılık derler, buna kurtkapanı derler, buna örümcek ağcılığı derler, buna çakal sarmalı derler. Ne derlerse desinler ve yapsınlar, şeker hastalığı, uykusuzluk anemisi, sinir sıkışması yaşayan reis bu sefer de şapkasından bir balina çıkarmayı başaracak, herşeyin doğrusunu hayırlısını Allah bilir diyerek kitleme duyurmak istiyorum. Sevgiler, hayırlı ramazanlar.