25 Ekim 2010 Pazartesi

YES CAROLİN

Öyle bir geçer ki zaman...

Mevcut TV dizisinden hareketle yorum basayım dedim.

Carolin vakası üzerine. Ailesine bakan bir kaptan var, her ne kadar denizde geçen sürede insanlıktan uzaklaşmışsa da, burada bir cemile bir kaptan ve bir carolin mevcut.

Carolin yengeyi oynayan Wilma Elles aslında oyuncu filan değil, almanca bilen bir hatun, dışardan alman aktris getirmek zor olur diye oynatıyorlar yosmayı. Çom çom güzel bir hatun olmadığınıda söyleyebilirim, ben kadın uzmanıyım, bilen bilir.

Dizide herkes önden şartlanma yöntemiyle captana, caroline geçirtip geçirtip duruyorlar, öyle ya cefakar cemile, siğünün keyfindeki kaptan ile camının keyfindeki Carolin. Dağılan aile, dram üstü bindirme dram, toplasan iki gram.

Kaptan, tek tip Türk aile klişesine göre; mutlu olması gereken, ailesinin odağında dönüp duran bir efe olmak zorunda. Cemile çocuk doğurmak ve doğurtmak, çocuklarda okula gidip gidip gelmek zorunda. Bu çemberin dışındaki bütün olaylar haram ki haram.

Ama gelinde şu sahtekarlığa bakın ki, bu dizide kuraldışı hiçbirşey olmasa ve herşey mecrasında akıp gitse, bu diziyi seyreden olmayacak, bu diziyi bekleyen olmayacak bu diziyi ipleyen olmayacak. Demek ki herkes SAHTEKAR.

Bu teşpitten sonra değinmek istediğim nokta ise, diziyi izleyen ben gibi, sen ve sizler gibi, sahtekar izleyici ordusu gibi, başka başka noktalara değineceğim. Metaryalist noktalara, şeytani kıvrımlara, iç ve dışbükeylere..

Kaptan cemileden 4 hamlede 4 çocuk sahibi olmuş. Cemile güzel kadın, beyoğlunda gezerken baktırır hatta ovdurtur kendini, ama dizideki cemile artık garanti dışı kalmış, ezik ve büzük bir kadın. Bu tarihten sonra kadın olmaya kalksa ne yazar, belki belki Gönül yazar.

Kaptan ise açık denizlerde full oksijen depolamaktan, tekdüze yolculuklardan, dünyayı gezip ama sadece gezip tozamamaktan ötürü tam bir sağlık ocağı. Gürül gürül, ne odun dayanır ne kömür.

Zaten gemicilerin en az mastürbasyon yapanı kaptan olur, açık denizde yapacak başka ne sosyal aktivite var ki ( Asosyal aktivite aslında )

Bu kaptan kardeşimiz, Cemile ile ömrünü tamamlayacak, 5 ayda bir nasısın cemile, iyiysen yat cemile bana bi gerdan at cemile, dur kalkma, yarım dakka çok cemile, al sana kaptanın seks hayatı, al sana sönük bir şenlik ateşi. Zaten cemile hobba bi karı olsaydı 4 tane doğurmazdı, kaptanı boynuzlu deniz canlısı yapardı, kaptana yelken çekerlerdi, değil mi ama?

Haliyle bu konuyu benim gibi derecelendirecek şahıs göremedim, ele gelecek kadar bile bu konuda konuşan olmadı, sahtekarsınız oğlum hepi,niz sahtekarsınız. Kaptanın yerinde olsaydı herhangi biriniz, ya puşt ya ibne olurdu çoğunuz.

Ben burada dizi senaryosu yazmıyorum, ama abartmamak şartı kaydıyla, vede besleyebilecekseniz, yada eylenebilecekseniz, veya es diyebilecekseniz

"YES CAROLİN"

diyiyorum.

Caroline kalkan bıçaklar kırılsın, hepimiz Carolinciyiz, Carolin yattığın yatağın saten çarşafı olayım, topluma kafamı sokayım..


Mustafa MEHİR

22 Ekim 2010 Cuma

Bn. DİAZEM'in Hikayesi

Günlerden sıkıcı bir gündü, haziran ve yaz temalı. Beklenen arkadaşlar, aşklar, heyecanlar ve sair malzeme; sıcaklığın vermiş olduğu tavsama neticesinde yerini başıboş bir aymazlığa, coşkusuz bir dinginliğe ve sarısız bir laciverte bırakmıştı.

Bn. Diazem ise bu kayıtsızlıkta kendine farklı oyuncaklar, farklı içdışlıklar ve farklı eğlenceler medetiyordu. ( umma hastalığı )

Bn. Diazemin hayatta en büyük beklentisi, adındaki Sinir hapı benzetmesinden yola çıkarak, sinirini ve vücudunun diğer asabiyetlerini çıkarabileceği bir oyuncak sahibi olmaktı. Açlıktan çok, kadınlıktan çok ve sosyaliteden çok, sinirini dışa vurması ve pekmezini çıkaracağı bir hınç duymaktı amacı. Yani ne istediğini bilmez bir uçurumdu aslında. Gelgelelim, bu adını koyamadığı tuhaflıklara bir karşılık olabilecek unsur ne ise onu yakalayacak ve ıska geçmeden kemirecekti.

Bu siniri ile ilgili farklı hekimler ona çare bazında bazı teşhis ve tavsiyeler sundu.

Aşırı zayıflığın verdiği kansızlık
Gizli şeker
Geçmiş travmalarını atlatması için yunus balıklarıyla yüzmesi
Her sabah uyandığında bebek sesi dinlemesi
Sosyal ve aşksal ortamlara girmesi
Orta yaşlı bir yaşlıyla evlenmesi
Çocuk bakıcılığı
Acil servis hemşireliği
Çocuk doğurmak.

Bu gibi uzayıp giden reçetelerden gınası gelen Bn. Diazem, sonunda her sabah bebek sesiyle uyanma uygulamasını makul gördü. Ama zamanlı zamansız bebek sesi onun psikolojisinin "loji" sini aldı ve daha çok psiko oldu.

Acil servis hemşireliğine başladığı gün ilk hastanın kendisi olması sonucu günlük yevmiyesini tedaviye yatırdı, ilk günü son günü aynı güne yerleşti.

Yunus balıklarıyla yüzmesi 2 gün için onu idare etti ama, balıklı mayo giydiği için onu dişleyen bir yunus sayesinde bu tecrübeyi de tavanarasına saklamak zorunda kaldı.

Huzur huzurevinde diyerek yaşlıbakıcılığı işine soyundu, bu konuda tam gaza basacaktı ki, yaşı 37 lerde olduğu için genç-yaşlı psikojuna düştü, zira bu yaştakileri bilirim, iki adet küme arasında gidip gelmek insanın sinirini bozar, hele bn. diazem sözkonusu ise. İşi bıraktı.

Çocuk bakıcılığı zaten yapamazdı, zira yıllar ona bir çocuk hediye etmediği için onun gözünde bütün çocuklar potansiyel suçluydu. Düşünce bazında kaldı Bn. Diazem.

Artık sinirden saç dökme hallerine gelmişti, hergün bir tutam saçını yılların tsunamisine feda ediyordu Bn. Diazem.

Sanal dünyanın kapılarına dayandı sonunda. Herşey bir tık vasıtasıyla elinin altında bitiveriyordu. Sanal yaşadım sanal devam ederim diye karar verdi. Zira en son denediği onu gençliğinden beri kollama davranışı olan mühendis Arif bey ile de yapamayacaktı. Hakettiğine yada haketmediğine inanamazken.

Kendi dünyasındaki sinirsel boşlukları doldurmak için sinir uçlarını yakma fikri çaktı birden kafasında. Sinir uçlarını yakacak en tesirli ateş AŞK ateşi olacaktı hesapta.

Kime neye nasıl niçin aşık olabilirm diye düşündü. Sanal alemde her ihtiyaca cevap verebilecek türden bir olanaklar silsilesi vardı. Tıkla, tanış aşık ol, işler terse giderse cancel. En iyi seçenek.

Önce arkadaşşaklık sitesinden kara boğa rumuzlu bekar bey'e tıkladı. Karaboğa malatyalı kürt ve 47 sinde sicim gibi delikanlıydı. Onunla Sultanbeylide buluştular. Karaboğa onu elinde bir demet kır çiçeği ile bekliyordu. Saçları boyalı siyah ama yan saçlarını tepesine yapıştırmış, porofilodan emekli bu bey aynı zamanda taksi durağı işletiyordu, eh orta derece geçimi sağlayabilecek bir alternatifti kendisi. Her konuda anlaştılar ama el ele tam yürümeye başlamışlardıki: Baba bana para ver diyen 7-11 ve 17 yaşındaki üç genç ile karşılaştıklarında bazı hayaller yıkılıverdi. Düttürü dünya.

Bn. Diazem artık solgun hayalleri ve rengi kaçmış yastığı ile karşı karşıyaydı. Bu kadar deneme ve zar atışını müteakiben artık bir tek alternatif kalmıştı. O da günü birlik ilişkilerle eyleşme. Fakat bunu kendine yapamazdı, günü birlik ilişkiler sadece birer zaman geçirme oyuncağıydı ve onun fazla zamanı kalmamıştı. Denedi denedi denedi, takii yıllar 2030 ları gösterene dek,

Sonunda anladıki, hayat onu bir deneme gemisine bindirmişti, zaman su gibi akıp geçti bu teknenin altından, ne ayrıldığı eşi, ne gençlik hülyaları ne sanal arkadaşları ne düşüp kalkmaları, hiçbiri ama hiçbiri esas hükmünde değildi, sadece deneme yanılma araçlarıydı. Kendi kuyruğunu kovalamakla geçmişti hayatı Bn Diazemin.

Bayan Diazem ile ilgili 10 bin tane hikaye yazmayacağım, ara sıra "deneme" türünden yazarım, aslıyla uyumlu olsun diye. Bu arada bu hikayem kendisine ilaç mahiyetinde ve sadece bir hoşluk olsun diye yazıldı, öfkesini kontrol altına alsın ve kutu kutu Diazem içmek yerine, Bn. Diazem olmak yerine, denemelerle solmak yerine, hayatındaki denemelerle boşa geçecek bir 20 senesi daha olmadığını anlatabilmek için.

Sinirden anlaması zor diye bu hikayeyi açıklamayla bitirmek uygun oldu.

Mustafa Sinan MEHİR

21 Ekim 2010 Perşembe

FOREVER YOUNG

I look my appearence sometimes, and know what the years track. Then the comparision occurs.

The definitions stay meaningless besides the face expression, especially me.

In general, the times say; you are at the age you are feeling, but, the main thing is the soul, the main thing is which the soul says...

This is not a basic closing, this is the beginning of many many starts.

As the time goes by, MSM always play on his own way...

Günaydın

İşte bir sabahın çekmeköyü, ben ve bulutlar, meteorlojist balon, istikametsiz uçaklar. Veda eden güneş, yerine dublörünü bırakarak, nede tembel güneş, mayısta gelecekmiş brezilya'dan.

Rengarenk tırlar, vahşi kamyonlar, soğuk çatılar ve uğultu, deniz uzakta, taa şilede, ona da günaydın ama, duyması pek mümkün değil.

Şu anda kutuplarda mayalanmakta olan soğuk hava kütleleri, eski dilde alçak basınç merkezlerine de günaydın. Kavuşacağımız aşikar.

Sabah nizamında toplanan böceklere de günaydın. Bütün gün çöpü, çerçiyi havalandıracak ve işlerine yarayanı götürecekler, vergisiz selamsız.

Bilmem emekliliğine 2457 gün kalan arşiv memurlarına da günaydın. Ömürlerini arşive atan hafta sonu bir kadeh rakı ile ömürlerini günyüzüne çıkaranlarada..

BİR TEK SANA GÜNAYDIN YOK.

20 Ekim 2010 Çarşamba

KURBAĞALIDERE KOKTEYLİ

Taa aydos tepesinden kızıltoprağa kadar olan bütün evlerin katı sıvı ve yumuşak atıkları bilimum evsel atık dönüştürülmeden kanala bırakılır. Farklı sanayi bölgelerinden, ki bunlara gıda dahil, sucuk imalatı, hayvan yemi atıkları ve diğer seçkin malzeme eklenir. Çeşit çeşit insanların taze organik atıkları yol boyunca bu kokteyle katılır, hayvanlar dahil.

Hazırlamış olunan karışıma yol boyunca hayvan ölüleri eklenir, malzemenin beklemiş olması tercih sebebidir ve kokteylin besin değerini arttırmaktadır.

Yaklaşık 20 km boyunca zenginleşen bu karışımın artık mayalanma zamanı gelmiştir. Bu işlem için yeşil kurbağa heyetinden mütevekkil gurmeler piyasa öncesi değerlendirmeyi ve gerekli testleri yaparlar. Kurbağa gazı denilen sıkılaştırıcı etkilerini kullanarak kokteyle son halini verir bu heyet.

Adnan, haldün, yavru adnan, taze sermaye hakan, marsık rejkart, biseksüel ayhan, hamamcı baroş, helvacı, ve bu eşsiz kokteylin devamlı müşterileri olan ergun, kurdeşen, ateş ünal, fatih biladerler, jorjette haci, ve diğer cimconik mason davetlilere kepçe kepçe içirilir,

SON 10 YILDA OLDUĞU GİBİ.

19 Ekim 2010 Salı

KADIN OLMAYA KARAR VERDİM

Dünya sallanmalarıyla meşhur, çünkü yapısında var, içi erimiş kayalar dışı yumurta kabuğu, sadece 80 km ortalama kalınlığında, aslında yumurta kabuğundan daha ince.

Bu haller sonucu insan tabiatıda bu sallanmalardan etkileniyor ve üzerinde durulamaz, bina yapılamaz, tesis kondurulamaz hallere dönüşüyor.

Yazının başlığını okuyup ta benide bi haller aldı düşüncesine kapılan olmasın, dünyada direk kalmadığı için, ahirevi envantere "adam" olarak işlenmişim. Dahada ötesi fişlenmişim.

Bu kadın düşmanlığı denilen mevhumda beni "daralanda linç eden" kadınlara karşıdır sözüm.

Kadınlığı beceremediğiniz için kadın olmaya karar verdim. Artık derdinizi dermanınızı ilahi katmanlara söylersiniz. Çocuk ta doğuracağım, cilve de yapacağım, adamın ömrünü yemeden ayakta tutacağım, en güzel kadın ben olacağım, en ana, en şevkatli, en aşık, en cenneti hakeden, en paylaşımcı, en namuslu, en sanatsal, en şık, en görsel, en doğal, en ama en ama en ama en kadın

BEN OLACAĞIM.

Pabuçlar çıkacak dama fırlatılacak....

13 Ekim 2010 Çarşamba

KALPTEN YEMEK TARİFLERİ

YANIK YÜREK TARİFİ

BİR-İKİ AY ISLANIR, İYİCE YUMUŞATILIR SİRKELİ SUDA, SONRA TUZA SONRA ATEŞE BASTIRILIR, İYİCE YAKILIR VE İÇİ DIŞI PİŞER, MAYDANOZLA SERVİS YAPILIR.

KALPBASTI

KALP ÇIKARILIR VE İYİCE DÖVÜLEREK KIVAMA GETİRİLİR. tERSYÜZ EDİLEREK İÇTEN HAŞLANIR, BİDAHA TERSYÜZ EDİLEREK DIŞTAN HAŞLANIR. HAŞLANMIŞ KALP PARÇALARA BÖLÜNÜR VE MERMER ÜSTÜNDE KUŞBAŞI YAHNİ YAPILIR. SOĞANSIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

BEĞENDİLİ KALP

TÜRK MUTFAĞININ VAZGEÇİLMEZİ OLAN BU TARİFİMİZDE, MANGAL GİBİ BİR YÜREK BULUNUR, İYİCE DÖVÜLÜR VE KIYMA MAKİNESİNDEN GEÇİRİLEREK İÇİNE YUMUŞATICI NİYETİNE YUMURTA KIRILIR, ELDE EDİLEN KARIŞIM KUYU TANDIRDA OLGUNLAŞTIRILIP, LAVAŞ EKMEĞİ VE GAVUR EZİYETİYLE PARDON GAVURDAĞI SALATASIYLA SUNULUR.