5 Eylül 2009 Cumartesi

İlahi komediler

Gelirler bana...Danışacakları birşeyler vardır, ve genellikle manevi-ruhsal veya mucizevi. Hani varya doktorların tahtası üfürükçüler, bende psikologların tahtası oluyorum bu durumda. Esas sebep ise, benim olaylara olan sakin-dingin ve yorumlayıcı duruşlarım. ( duruşum değil bak.)

Mesela kimler geldi kimler geçti makamı ricalime.
1992. mahallem . Kocası rus karılarla haşır neşir olan bi abla geldi. Dedikodu ve durumlardan karışık yaptı. Kocam beni ve geleceğimizi aldatıyor, ne yapabilirim dedi. Sanırsınız öpülmesi gerekir, öyleya genç ve kocasından intikam arıyor. Fakat Mustafa burada, karakter ve duruş sensei'si. Sonuna kadar evine çocuğuna sahip çık, kadınlar örümcektir, kocan köpek olarak geldiğinde kapına, soğukta 1 saat beklet, adam olur dedim ve gönderdim.

1994. Bir arkadaş benim ruhaniliğime hayran ve feci saygılı, bir de tanıdığı bir diğer arkadaşı var, adı Karani imiş, birgün nişantaşındaki çatıkatıma getirdi onu, zirve yaptırmaya, kimin daha ulu olduğunu test edecek, kimin aşkta daha derin olduğunu, kimin feyz alışverişinde aktif olacağını merak ederek. Karani geldi, elimi bomba tutar gibi hassasiyetle tokaladı, oturdu, bende başladım aşktan, çıktım cehennemden, karaniyi 1 saatte kararttım ve gönderdim, sanırım yürüyerek dönmüş gaziosmanpaşaya.

Yıl 1989, nişantaşı, bizim piçburger dediğimiz bir fasıtfutçu. Bir hatun gördüm üzgün, derdini sordum, ( surat çirkin ama kargamsı ), eski bir tanıdığıma aşık olmuş, hüzün iççöküntüsü ve darlanmalar. Anladığım kadarıyla kıza normandiya çıkartmasını da yapmış bu haylaz, kıza kesin tedavi tabletini verip kaçtım oradan: -Bu senin derdine düştüğün herif kötü-ahlaksız, ne idüdü ne düdüğü belirsiz herifin tekidir, yanlış kişiye düşmüşsün, git doğru dürüst ilişki bul, saçmalama..

Yıl 95, samimi bir arkadaş, ama alevi, dediki, Mustafa kutuplarda eskimo, ne din bilir ne kitap, gazete yok, okul yok. Hayatı balık avlamakla, üremekle geçer vahşi, nereden bilsin senin dinini, Allahını, yani nasıl gidecek cennete?

Tabi tuzak başka, ama kime, tilkiye tuzak, yer mi? Cevabımda gizli.

Valla kardeşim, Din benim nasibim ama onun nasibi değilmiş...Yani Allah Öyle istemiş...

Yaklaşık böyle 200'e yakın yönlendirmem var, yol ayrımlarındaki şahsiyetlere, arkadaş veya sürülere. Bazısı ilginç bazısı köme. Mustafa seni kimler göme?

( Yılları neden yazdığıma açıklama: Günümüzde bu yorumları herkez yapabilir ama mesele bu yorumları o yıllarda yapmaktı. )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder