İnsan çok narin. derme çatma bir ölü deri kadar narin. Yarısı toz yarısı zar hükmünde bir kül yanmışı.
İnsanoğlu, pardon, islamoğlu, zaten dünyaya gelmeden önce tutamayacağı sözler veriyor: VARLIĞIN BİRLİĞİN SAYILACAK nevinden. Ama sözde kalıyor yaradılış şerefi.
Şövalyeler bile daha şerefli verilen sözler bakımından. Kraliyeti koruma açısından.
Bu rahmet ayında, kendilerine "take a break" cinsinden izin verenler. Siz şu anda Türkiyenin en büyük gurubusunuz. Ramazanın sonlarına doğru "TOP" yapacaksınız. Türk oğlu Türksünüz.
Siz zaten daha öncesinde;
-Bu dünyaya çocuk getirmem/getirtmem diyerek çok karizmatik oldunuz.
-Benim kalbim temiz diyerek, diğer bütün ibadetini yapacak insanlara şüphe getirdiniz, sizin kalbiniz temizdi, bizim kalbimiz pis ti değil mi? Kalbiniz temizdi ama Allahın şartları zaten "eğer kalbin temiz ise bana ibadetini ifa et" şartını getirmiyor mu?
-Allah benim içimi biliyor dediniz, Sanki Allah dışınızı bilmiyor gibisinden.
-Hacı / hoca yüzünden ibadetten de dinden de soğuduğunuzu söylediniz. Acaba hacı hoca şu güzel dinin sahibi midir. Sizi dinden soğutan hacı&hoca Cehennem ateşinizi de soğutacak mıdır?
-Bunların niyeti buraları arabistana çevirmek dediniz. Şimdi sayenizde arabistan burası. Her kadın gizli verici. Her erkek alkol-uyuşturucu takipçisi. Görüntüde herkes ahlak sahibi-ulema. Ama aslında köpekvari uluma.
Bunları söylerken ne kadar gerici, ne kadar şahbaz, ne kadar fetbaz olduğumu düşünenler çıkabilir.
Ama ister sizden, ister kendimden olayım. İster içten, ister dıştan.
Ne olursam olayım.
AKLINI_AKLIMI ALIR ALLAHIN BÜYÜKLÜĞÜ, VE AKLIM ALMAZ BU BÜYÜKLÜĞÜ.
6 Ağustos 2011 Cumartesi
3 Ağustos 2011 Çarşamba
beautiful DONATELLA
wE ELECT ourselves from net.
When the first it was june. You and the sun, which is more bright, who knows.
And a song goes inside indeed, says, two love and a man.
You increase my inhibitance, heritage, attetitude.
I always get up early since you outlined it.
Your eye-colour, I need to remember, is it dark gray, turquaz blue, old fashioned green, or whatever is it, I need to full fill them immediately.
Because, memory say, your life energy goes dark, which dark returns infinity.
We can live it, no one never leave it.
When the first it was june. You and the sun, which is more bright, who knows.
And a song goes inside indeed, says, two love and a man.
You increase my inhibitance, heritage, attetitude.
I always get up early since you outlined it.
Your eye-colour, I need to remember, is it dark gray, turquaz blue, old fashioned green, or whatever is it, I need to full fill them immediately.
Because, memory say, your life energy goes dark, which dark returns infinity.
We can live it, no one never leave it.
2 Ağustos 2011 Salı
CEHENNEM DONANA KADAR
Aşkın en üst hali resimlendi ise, izdüşümü kadıköye denk gelir.
Uzaylılar dünyayı yok etmeye kalksalar, en sağlam kale fenerbahçeden başlamak zorundalar.
Kurtuluş savaşları ve mücadelelerinin meşalesi Fenerbahçedir. Diğerleri Fenerbahçe isminden türeyen, ve bu zırhın altında spor faliyetleri yapan spor kulüpleridir.
Yenilgiyi kabul etmemek Fenerbahçeliliktir. Kan ve gözyaşı pahasına dünyayı terkeden ruhlar fenerbahçe çatısında sarmaş dolaştır.
Sabah uyanırken Allah aşkı, günü yaşarken Fenerbahçe sevgisi, gece uyurken ana sevgisi öğünleri bütün evliyalar tarafından tavsiye buyurulur.
Ben bütün bu değerlere bir renk eklemek istiyorum.
ALLAHIN TAKIMI FENERBAHÇE.....
Uzaylılar dünyayı yok etmeye kalksalar, en sağlam kale fenerbahçeden başlamak zorundalar.
Kurtuluş savaşları ve mücadelelerinin meşalesi Fenerbahçedir. Diğerleri Fenerbahçe isminden türeyen, ve bu zırhın altında spor faliyetleri yapan spor kulüpleridir.
Yenilgiyi kabul etmemek Fenerbahçeliliktir. Kan ve gözyaşı pahasına dünyayı terkeden ruhlar fenerbahçe çatısında sarmaş dolaştır.
Sabah uyanırken Allah aşkı, günü yaşarken Fenerbahçe sevgisi, gece uyurken ana sevgisi öğünleri bütün evliyalar tarafından tavsiye buyurulur.
Ben bütün bu değerlere bir renk eklemek istiyorum.
ALLAHIN TAKIMI FENERBAHÇE.....
1 Ağustos 2011 Pazartesi
Müslümanın Hayrına
Bu İslam Ayında,
Şefaatlerle dolu şelaleler akmaktadır bizim etrafımızda, orucumuzda. Biz aslında sıcakta yanarız sanırız ya, yok, öyle değil, serinlememiz, hatta donar gibi olmamızdır aslında. Terslikler kanunu tersine işler, ne mutlu bu şelalede donana.
Biz Allah rızası için oruca çıkarız ya, başka insanlar çıkar düşünceleriyle karşımıza. "Ben aslında tutardım ya, ben tutabilirim ya, ben tutsaydım iyi olurdu ya, be tutardım ama tutamadım ya..
Esas tutulma , tutarsızlık ve çelişkiler içinde kalmak. Biz tutulmayanlardan olup, tutanlardan olmayı dilemek üzerine varız.
Kalbini temiz tutanlara, son sözüm kalbinizi temiz tutun, ama arada bir "iman sabunu" kullanın.
Ve Allah için bu islam ayında kadınlardan uzak durun.
Daha açılacaklar
Daha yalvaracaklar
Daha şeytanlaşacaklar
Daha faalleşip çıldıracaklar,
Yani şeytanın daha esiridir kadınlar.
Ama siz dahil, yani kadının en büyük destekçisi olan erkek olarak, onun şeyutani vesveselerine pabuç bırakmaz sanız, kadında yola gelip İslam ayında İslam güneşinden primlenecektir.
Herkesin Mekanı cennet ola.....
Şefaatlerle dolu şelaleler akmaktadır bizim etrafımızda, orucumuzda. Biz aslında sıcakta yanarız sanırız ya, yok, öyle değil, serinlememiz, hatta donar gibi olmamızdır aslında. Terslikler kanunu tersine işler, ne mutlu bu şelalede donana.
Biz Allah rızası için oruca çıkarız ya, başka insanlar çıkar düşünceleriyle karşımıza. "Ben aslında tutardım ya, ben tutabilirim ya, ben tutsaydım iyi olurdu ya, be tutardım ama tutamadım ya..
Esas tutulma , tutarsızlık ve çelişkiler içinde kalmak. Biz tutulmayanlardan olup, tutanlardan olmayı dilemek üzerine varız.
Kalbini temiz tutanlara, son sözüm kalbinizi temiz tutun, ama arada bir "iman sabunu" kullanın.
Ve Allah için bu islam ayında kadınlardan uzak durun.
Daha açılacaklar
Daha yalvaracaklar
Daha şeytanlaşacaklar
Daha faalleşip çıldıracaklar,
Yani şeytanın daha esiridir kadınlar.
Ama siz dahil, yani kadının en büyük destekçisi olan erkek olarak, onun şeyutani vesveselerine pabuç bırakmaz sanız, kadında yola gelip İslam ayında İslam güneşinden primlenecektir.
Herkesin Mekanı cennet ola.....
29 Temmuz 2011 Cuma
İki Helikopter Parası
Recep İvedik filmlerindeki komik ve düşük senaryolardan biri 2011 türkiyesinde oynanıyor.
Saçma.
Helikopter İhalesi ve Fenerbahçe.
Tahminen bir helikopter 110 milyon dolar civarında. Savunma amaçlı ( hikaye saldırı amaçlı ) sikorski, kobra yada adı her neyse, bu helikopterlerden 20 tane civarında alınacak. Aziz yıldırım'ın elinde bu ihale. Nato ilişkilerinden ötürü.
Sen gel bu ihaleyi damada bırak, sana başka pasta ayarlayalım.
Aziz yıldırım ezilmedi, büzülmedi.
Devletin elindeki çark bu durumda Aziz Yıldırıma çevrildi. Gerekçe:
Eskişehirsporun taktik tahtasını sen yazdın.
Eee?
Eskişehir Yenildi...
Şike.
Yaa?
Her fenerbahçeli 20 tl verse, 500 milyon dolar.
İhale kazancına eşdeğer.
Bizi bu hesaplama vaziyetlerine itti zaman.
Evvel zaman içinde...
Saçma.
Helikopter İhalesi ve Fenerbahçe.
Tahminen bir helikopter 110 milyon dolar civarında. Savunma amaçlı ( hikaye saldırı amaçlı ) sikorski, kobra yada adı her neyse, bu helikopterlerden 20 tane civarında alınacak. Aziz yıldırım'ın elinde bu ihale. Nato ilişkilerinden ötürü.
Sen gel bu ihaleyi damada bırak, sana başka pasta ayarlayalım.
Aziz yıldırım ezilmedi, büzülmedi.
Devletin elindeki çark bu durumda Aziz Yıldırıma çevrildi. Gerekçe:
Eskişehirsporun taktik tahtasını sen yazdın.
Eee?
Eskişehir Yenildi...
Şike.
Yaa?
Her fenerbahçeli 20 tl verse, 500 milyon dolar.
İhale kazancına eşdeğer.
Bizi bu hesaplama vaziyetlerine itti zaman.
Evvel zaman içinde...
27 Temmuz 2011 Çarşamba
Şahadet
Ne kaldı günahların tahsiline, ne kaldı kavuran ateşe, ne kaldı istikbale?
Hayatımızın tek manası Ramazan, arınma, değişim, kutsalma manileriyle geliyor.
İçim bir hür, günahlara dolu bavulu bastırıp basırıp kendimce ağzını dikişliyorum, artık kilitler patlarsa bilmem.
Dileğim, şahdetimin atmosfere karışsın, bir buluta değsin, bulut ağırlaşsın, yağmura zaten yetmez ama en azından sis olsun, bir kaç tene değsin.
Bendeki esinti 2 kişinin hafızasına değerse, bir ten abdest alsa aralarından, bir iftarın uhdesine erse,
Mustafanın bavuluna bir el atsa....
Allah kabul etsin sevgili müslüman kardeşlerim, Allah dostunuz olsun....
Hayatımızın tek manası Ramazan, arınma, değişim, kutsalma manileriyle geliyor.
İçim bir hür, günahlara dolu bavulu bastırıp basırıp kendimce ağzını dikişliyorum, artık kilitler patlarsa bilmem.
Dileğim, şahdetimin atmosfere karışsın, bir buluta değsin, bulut ağırlaşsın, yağmura zaten yetmez ama en azından sis olsun, bir kaç tene değsin.
Bendeki esinti 2 kişinin hafızasına değerse, bir ten abdest alsa aralarından, bir iftarın uhdesine erse,
Mustafanın bavuluna bir el atsa....
Allah kabul etsin sevgili müslüman kardeşlerim, Allah dostunuz olsun....
25 Temmuz 2011 Pazartesi
"KIYAMAM SANA" LI PİDE
Ramazan öncesi son kuduruk yazı:
Fahişe mesleğine saygı duyarız biz erkekler. Fahişelik bir bağıştır karşılıklı. Alan da veren de fahişesidir hayatın....,
Fahişeliğe duyduğumuz saygının temelinde bir güvenlik valfi yatar. Evdeki kadınımız, hayatımızdaki kadınımız, yada yerine hiçbirşeyi koyamadığımız kadına karşı bir geri tepmedir fahişe alternatifi. Bir intikamdır. Bir geçici hevestir. Bir yenilenmedir.
Asıl kadınımıza karşı bir tehdittir. Masum bir tehdit. Çünkü fahişeler yüzde 90.90 daha güzel bir kadındır. Daha kullan at bir kadındır. Daha kolay içinden çıkılabilir bir manzumedir. Yerine göre hatta, daha insaflı ve merhametli bir kadındır fahişe.,
Çünkü evimizdeki kadın bizimle hayatı, fahişe ise anı paylaşır sadece. Fahişe karşılığını verir paranın. Kendine sunulmuş bedenini kiralar. Akdini yerine getirir. Aklını yerine getirir. Fahiş bir fiyata, yani saçma bir yüksek para ile fahişelerle anı paylaşırız biz erkekler. Kapılan yanılır fahişeye. Her kadın bir fahişedir ya, fahişe bunun üstte kaymak tutmuşudur.
Yani evdeki kadının bazen ortaklığa aykırı hareketinden, yada biz erkeklerin maymın iştahından da kaynaklansa, fahişenin maddi cezasını biz erkekler, manevi cezasını ise kadınlar çeker. Çok mu muamma?
Değil.
Fahişeler keskindir. Fahişeler otoriterdir, fahişeler risk alır, fahişeler; besin zincirinin en üstünde yer alır. Aynen aslan gibi, aynen köpekbalığı gibi, aynen kutup ayısı gibi. Aslan payını fahişeler yer toplumun. Parasal, içgüdüsel, ve hatta prestij gibi unsurların -arslan payını- fahişeler yer. Vucudunu ve bazen hayallerini çoğunlukla geleceğini verir mesleğine ve karşılığında aslan payını alır. Yapılan iş ile gelirin açıklaması bu bağlamda özetlenebilir.
Her kadın ve hiçbir kadındır fahişe.
Bugünlerde fahişeye başka başka isimler yakıştırılmaktadır. Orospu, hayat kadını, eskort, konsomatris, telekız, motor, yok daha ne isimler ne isimler. Yani her toplum kesimi kendi inanışlarına göre dikip biçmişler fahişe kavramını. Oysa çok basit, fahişten gelme: FAHİŞE.
Bedenini görsel olarak sunan kadında, yani manken fotomodel de fahişedir. O meşhur güdüye hitap eden her kadın fahişedir. Diskoda çılgınca dansederek ifade eden kadın da fahişedir. Genelevde ev kızı gibi siftah bekleyende. Diyorum ya; meslek başlıbaşına. Sektör birbaşına.
Nasıl ki her sevişmenin içgüdüsü farklı farklı ise aynen parmak izi gibi, hepsinin sevişme temposu, hepsinin oluş anı, hepsinin zamanı, hepsinin ortamı farklı farklı ise, bütün bu değişken dinamikleri bedeninde söndüren fahişe saygıyı hakeder bence.
Bütün kötü hayat yaşayan kadınların en gizli ifadesi "keşke fahişe olsaydım" tümcesinde saklıdır. Hatta bazen "ben istesem neler neler yapardım" söylemi de fahişeliğe atıftır. Bu lafı etmeyen kadın ben tanımadım, içinden geçirmemiş kadın tanımadım, hatta fahişeliği bir tehdit olarak algılatmaya çalışmayan kadın olmamıştır.
Gemleri su üstünde tutan suyun kaldırma gücü varsa, her kadını fahişelikte tutacak kadar sevişme içgüdüsü her toplumda vardır. Yüz kadından 99 u mutlaka bir erkeğe sokulmak isterse cevabını olumlu alır. Seviyesi ne olursa olsun. Fahişeliğini yapar.
Beni ne mühendisler ne doktorlar istedi lafının temelinde gizli fahişelik yatar.
Herhangi bir yüzük yada gönül bağı olmayan her özgür kadın -dikkat edin- mutlaka fahişelik yapar.
Bu toplumsal açılımdan sonra, konu başlığım ile ilgili sonuç paragrafına geçiyorum.
Fahişelikte sadece bedensel su çekimi kanunu öncesinde bir muhabbet faslı geçer. Fahişe konuyu kendi mecrasında tutarak erkeğe bazı etken-edilgen konulardan bahseder. Onu kendine yakınlaştırır, kendini farkettirir ve arzulattırır. Uzaklık bağını çözer, ve bedenine odaklar. İster başına gelen talihsiz olaylar, ister kaderin onu bu yola itmesi, ister siyaset politika, ister klip moda,
Fahişe en sonunda kendini dişileştirir ve muhabbeti sks boyutuna çeker.
Sevişilir olur biter.
Fahişe mesleğine saygı duyarız biz erkekler. Fahişelik bir bağıştır karşılıklı. Alan da veren de fahişesidir hayatın....,
Fahişeliğe duyduğumuz saygının temelinde bir güvenlik valfi yatar. Evdeki kadınımız, hayatımızdaki kadınımız, yada yerine hiçbirşeyi koyamadığımız kadına karşı bir geri tepmedir fahişe alternatifi. Bir intikamdır. Bir geçici hevestir. Bir yenilenmedir.
Asıl kadınımıza karşı bir tehdittir. Masum bir tehdit. Çünkü fahişeler yüzde 90.90 daha güzel bir kadındır. Daha kullan at bir kadındır. Daha kolay içinden çıkılabilir bir manzumedir. Yerine göre hatta, daha insaflı ve merhametli bir kadındır fahişe.,
Çünkü evimizdeki kadın bizimle hayatı, fahişe ise anı paylaşır sadece. Fahişe karşılığını verir paranın. Kendine sunulmuş bedenini kiralar. Akdini yerine getirir. Aklını yerine getirir. Fahiş bir fiyata, yani saçma bir yüksek para ile fahişelerle anı paylaşırız biz erkekler. Kapılan yanılır fahişeye. Her kadın bir fahişedir ya, fahişe bunun üstte kaymak tutmuşudur.
Yani evdeki kadının bazen ortaklığa aykırı hareketinden, yada biz erkeklerin maymın iştahından da kaynaklansa, fahişenin maddi cezasını biz erkekler, manevi cezasını ise kadınlar çeker. Çok mu muamma?
Değil.
Fahişeler keskindir. Fahişeler otoriterdir, fahişeler risk alır, fahişeler; besin zincirinin en üstünde yer alır. Aynen aslan gibi, aynen köpekbalığı gibi, aynen kutup ayısı gibi. Aslan payını fahişeler yer toplumun. Parasal, içgüdüsel, ve hatta prestij gibi unsurların -arslan payını- fahişeler yer. Vucudunu ve bazen hayallerini çoğunlukla geleceğini verir mesleğine ve karşılığında aslan payını alır. Yapılan iş ile gelirin açıklaması bu bağlamda özetlenebilir.
Her kadın ve hiçbir kadındır fahişe.
Bugünlerde fahişeye başka başka isimler yakıştırılmaktadır. Orospu, hayat kadını, eskort, konsomatris, telekız, motor, yok daha ne isimler ne isimler. Yani her toplum kesimi kendi inanışlarına göre dikip biçmişler fahişe kavramını. Oysa çok basit, fahişten gelme: FAHİŞE.
Bedenini görsel olarak sunan kadında, yani manken fotomodel de fahişedir. O meşhur güdüye hitap eden her kadın fahişedir. Diskoda çılgınca dansederek ifade eden kadın da fahişedir. Genelevde ev kızı gibi siftah bekleyende. Diyorum ya; meslek başlıbaşına. Sektör birbaşına.
Nasıl ki her sevişmenin içgüdüsü farklı farklı ise aynen parmak izi gibi, hepsinin sevişme temposu, hepsinin oluş anı, hepsinin zamanı, hepsinin ortamı farklı farklı ise, bütün bu değişken dinamikleri bedeninde söndüren fahişe saygıyı hakeder bence.
Bütün kötü hayat yaşayan kadınların en gizli ifadesi "keşke fahişe olsaydım" tümcesinde saklıdır. Hatta bazen "ben istesem neler neler yapardım" söylemi de fahişeliğe atıftır. Bu lafı etmeyen kadın ben tanımadım, içinden geçirmemiş kadın tanımadım, hatta fahişeliği bir tehdit olarak algılatmaya çalışmayan kadın olmamıştır.
Gemleri su üstünde tutan suyun kaldırma gücü varsa, her kadını fahişelikte tutacak kadar sevişme içgüdüsü her toplumda vardır. Yüz kadından 99 u mutlaka bir erkeğe sokulmak isterse cevabını olumlu alır. Seviyesi ne olursa olsun. Fahişeliğini yapar.
Beni ne mühendisler ne doktorlar istedi lafının temelinde gizli fahişelik yatar.
Herhangi bir yüzük yada gönül bağı olmayan her özgür kadın -dikkat edin- mutlaka fahişelik yapar.
Bu toplumsal açılımdan sonra, konu başlığım ile ilgili sonuç paragrafına geçiyorum.
Fahişelikte sadece bedensel su çekimi kanunu öncesinde bir muhabbet faslı geçer. Fahişe konuyu kendi mecrasında tutarak erkeğe bazı etken-edilgen konulardan bahseder. Onu kendine yakınlaştırır, kendini farkettirir ve arzulattırır. Uzaklık bağını çözer, ve bedenine odaklar. İster başına gelen talihsiz olaylar, ister kaderin onu bu yola itmesi, ister siyaset politika, ister klip moda,
Fahişe en sonunda kendini dişileştirir ve muhabbeti sks boyutuna çeker.
Sevişilir olur biter.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)