24 Ağustos 2026 Pazartesi

James Bond filminden yakın tarih antolojisi

1963 istanbulu, filmimiz "Rusyadan sevgilerle". Serinin 2. filimi. Moskovadan çekim izini çıkmadığı için herhal konuyu istanbul moskova konsolosluğu bazına çekmişler. Başrolümüz erşan kuneri isminin babası Şeen Koneri. Çok uzun bir hollywod kariyeri oldu rahmetlinin. Fimin konusu klasikleşecek bond klişelerini de hesaba katarsak, rus şifre çözme cihazının ruslardan aşırılması. Ama işin içinde jamesin ezeli rakibi spektera da var, bir nevi agresif fetö teşkilatı. Ruslar aslında cihazı istanbuldan kaçırıp moskovaya getirseler iş çözülecek ama aksiyonun pich olmaması lazım ve senaryo da bööle. Filmde bondun casusluk ve muharebe yetenekleri kadar, kadınlar üzerindeki mıklatıs etkisi de işe yarıyor. Sevişme yeteneği olan ne kadar kadın varsa (-50) bonda yalvarıyorlar. Bu filmde 6 kadın ile yattı, en az 6 tanesini de taça attı. O yıllarda holivutun kadına bakış açısı mı buydu, veya bond karakterini eşsiz kılmak için mi tasarlandı bilmem. Şimdiki bondlar kadınla yatmadan önce birkaç kez hayatını kurtarıyor da anca alıyor ödülü. Neticede karakterin ekmek kapısı bu, sevişmek te hayata dair, senaryoya da dahil. İstanbulun klasik ötesi film malzemeleri sultanahmet meydanı, ayasofya, eminönü, kapaliçarşi, taksim, galata köprüsü, kızkulesi, yerebatan, kabataş, boğaz vapuru, rakı, çingene gecesi, meşhur otellerden biri. Hele yerebatan sarnıcında yüzme bilen fareler, ve sarnıcın üstünde rus konsolosluğu olması, burada periskopla rusların gizli toplantısını kabak gibi izlemeleri, rus görevli ablamızın james bonta aşık olup saf değiştirmesi, rus istihbarad şefinin spektara çalışması, yani filmde rusları aptal yerine koyan o kadar malzeme kullanmışlar ki, cihazı aşırmak için bontu istanbula götürmeye gerek yoktu, doğubanktan bile alınabilirdi az bir farkla. Tabi 1963 istanbulu, daha sıkıyönetim var, darbe yeni sayılır, amerikan hayranlığı en üst düzeyde, filmin çekildiği yerlerde insan kalabalığını çok zor zaptetmişler. Herkes 1.90 lık şeen koneriyi görme derdinde. Hatta olay sahiplenilmiş, en az 1 sene filmin anılojolisi konuşulmuştur. Rus büyükelçiliği o şişlideki meşhur ikametgah. Bahçeli konak. Bulgar sefaretiydi galiba. O yılların halkı, halkımız o kadar sevimli ki, neşe sevinç taşkını adeta. Ama filmin yan oyuncusu Türkleri yabancılar oynamış, orjinal sesleri dinlerseniz, adeta bir kurbağaya Türkçe öğretmişler gibi konuşuyorlar. Şimdi bu filmi arşivden seyreder misiniz bilmem ama, bir çanta cinsine, sonradan akımına adını veren ilk bond çantayı da görebilirsiniz. Çantada bıçak gizli, uyku gazı salıyor, artı mermi çekirdeği ve neden bilmem 50 tane cumhuriyet altını gizli. Aynen bu çanta gibi, tarihte daha neler gizli, ve aynı, zamanda günümüzün ortak olduğu geçmişten izler, alışkanlıklar, yaşanmışlık ve geride bırakılmışlıklar...

22 Ağustos 2026 Cumartesi

Miras

Her önemsiz insan gibi ben de kendimden sonraya intikallerimle hatırlanacağım. Zamanla 3 kelimeden 1 e düşecek anma başlıklarım, farkındayım. Elbette aileme kalan maddi unsurlardan behsetmiyorum. Buradaki blok kalacak mesela, beni tanıyanlara bir pencere yadigarım olsun. Resimlerim kalacak tabi, maddi veya hafızalardaki. Onlarda da yaşayan birisi olarak gülümseteceğim. Zor anlarda benim davranış ve düşünce tarzımı hatırlayanlar da devamımı sağlayabilir. Bak bu da bir miras. Tanıyan edenler gittikten sonra birşey kalacak mı, esas soru burada yatıyor. Belki dilden dile yürüyen benden hikayeler vardır, bilmediğim, belki masallar, veya kahramanlık hikayeleri. Belki üzerinde titrediğim adamlık oluşumları. Veya vatan sevgisi, insan ve hayvan sevgisi. Belki de bir koku olacağım sadece ruhların burnunda tüten. Veya kalıntılarım bir dna zincirine halka olacak, ve içiçe olacağız sonsuza dek. Sizlere hiç kırılmadım, demek yine kırılmayacağım. Miras bu benden....

20 Ağustos 2026 Perşembe

Ferih EGEMEN

77 senesinde nilüfer hatun (15. mektep) ilkokulunda başladı öğrenci hayatım ve halen daha sürmektedir. Nilüfer hatun cumhuriyetin 15 numaralı mektebiydi çünkü. İlk öğretmenim de Nebile çelikkol hanımefendidir. Hatta soyadının gerçek olduğunu düşünür, hata yaparsam suratımın dağılacağı vehmine de kapılmışlığım olmuştur. İlkokullarda sınıfın son aylarında müsamere düzenlenirdi. Düşünün o yıllardaki kültürel düzeyi, şu an maksimum geri viteste bir milletiz ya müsamerenin ne olduğunu bilen kişi sayısı bile azdır. Bizim yıl sonu müsameremiz de "bir çin masalı". Yazan ve sahneye koyan isim ise Ferih Egemen. Küçük, tıknaz, güleç, çilli, şapkalı pardesülü, ince bir ses ve cumhuriyetin tiyatro atılımında ilk üç isimden biri. Adile naşit, gazanfer özcan, selim naşit gibi efsaneleri yetiştiren bir kaynak insan. Çocuk tiyatrolarında ihtisas yapmayı seçmiş, yani mutluluğumuzun mimarlarından biri olmuş. Bir çin masalı müsameresinde ben çin kralının arkasındaki muhafız, kırmızı parlak elbisem, gözümde çekik boya. Çin kralı bayram kuzu, kralın kızı da uzan ailesinden Ayla uzan. Ferih egemen benim çekik göz makyajımı ilk gördüğünde maymuna benzetmişti, o zaman az yapılan bir espriydi, ne mutlu bana ki ferih egemenin sahne ekibinden biri olabilmek şerefini de bohçama attım. Son oyunu oldu çin masalı, 78 senesinde rahmete erdi. Ruhun şaad olsun küçük dev adam.

16 Ağustos 2026 Pazar

Damarımdaki ateşle çay demliyorum

Bildiğiniz mustafa var, bir de bilmediğiniz 140 iq ile en derinlere dahi inebilen mustafa. Daha çok en var bende bu yüzden ende kaldım boyum çok uzamadı. Mustafa bir kere ateşli bir adam. En yükseğe en uzağa gidebilecek kapasite var ama cesaret buna eşlik ettiği sürece. Tarihteki bütün mustafalar inandığı yolda gitmiş ama gitme diyenler zamanla o yollara düşmüş. Işığın suda kırılması zannetmişler o yolları. Ben ben ben, size konu olmayan bütün konu ben. Ateşinizi koruduğunuz sürece varsınız, yada benim gibi hiç sönmeyen ateşinizde gidecek yolunuz kalmayınca damarınızda çay demlersiniz,

13 Ağustos 2026 Perşembe

Doğrusal denklemde aikenyum elementinin fertilizasyonu

19 yy başlarında fransız bilim lejyonunun devrimin hız kattığı akademik araştırmalar ile avrupa rejiyonunda liderliği dominye ettiği söylenebilir. İngiliz germen etalyan ve avusturya devletlerinin sanata ağırlık verdiği bu yakın çağın başları fransızların bilimsel doktrinleri ile kuralları yazdığı bir bilim üstü fasıladır. Halkın sarayı istilası temelinde yükselen fransız devriminin özgür düşüncenin önünü açması, bilimi tetikleyerek sedimentasyonel bir içerik ile ( daima gelişme ve genişleme eğilimi ) avrupanın yeni liderliğini parise taç giydirmesi bu bilimsel agresyona tarihsel bir örneklemdir. O tarihlerde avrupa dünya demekti. Peki bu bilimselliği ve sonuçlarını tarih yazdı, ama kimyasını kim yazacak? Tabi ki Mustafa. Saray ve kilise baskısı ile sevişmeye fırsat bulamayan halk zamanla zekasını tebeşir gibi ufalttı. Fransa devrim öncesinde sadece ergenlerin gizli yollarla mastürbasyon yaptığı bir seks hayatı ile dar bir kalıba mahküm edildi. Oysa fransa kralı lavuk 14. lüi ve kraliçe pastacı antuvanette halkı seks yapmakta özgür bıraksaydı öfke birikmeyecek devrim patlamayacaktı. Lüviyi 300 kişi, antuvaneti 180 kişi sikti ve öldüler. Bakmayın asıldı dediklerine. İşte bu doğrusal denklemde aikenyum fertilizasyonu denilen formül bilimsel bir formül kisvesinde kral ve kraliçenin tecavüz yollu katlimanını simgeler, boşuna gogula bakmayın, orada yazmaz, gerçekleri tarih yazar, tarihi mustafa imzalar.

12 Ağustos 2026 Çarşamba

Deme deme

Hani şu sıradan hayatınızda baskı ve geçim sebepleriyle isyanınız olur ya ben gidip sıradan bir bekçilik tezgahtarlık inşaat kasiyerlik eskordluk yapıcam şeklinde, ( cinsiyetinize göre ) bence bunu demeyin. Artık burada da çember daraldı ve çenbiş oldu. İhtisasınızdan taviz vermeyin. Ben mecburum çalışmaya ama isyansal davranmayın, çıkmamış öfkeniz varsa bu işler sizi geren bir çember olur ve isyan öncesi günlerin ne kadar konfor alanı olduğunu anlarsınız. Kısa oldu bu öz.

10 Ağustos 2026 Pazartesi

Göster Bakalım Çükünü Amcana

Şu aralar maslakta gece adamı oldum, bir şirketin gece bekçisi olabilirim ama yakında gece klapları, discolar keraneler filan var, konum olarak gecelerin adamıyım. Haliyle bu 12 saatin 6 saati, 360 minutesi film seyrederek geçiyor. Bu filmlerin birer kahramanı ve hepsinin bir alameti, becerisi, mucizesi veya taklası var. İşte başlıktaki gösterilecek çük, filmlerdeki kahramanların alametleri. Kısaca bu çüklere göz gezdirelim mi? Örümcekmen mesela, her filminde en umutsuz anlarda halkın bilinci uyanır ve örümcek adam bu destekle kötüleri siker atar. Çin japon filmlerinde kahraman kişi halkın arasından seçilir, halk iyi, zenginler hem kötü hem mafyadır. Süpermen ise daima kriptonit ile sınanır, acınacak hale gelir, asgari ücretli, emekli, dul yetim sınırından geri döner. Avengers takımında ise, her bir yeteneğin öne çıktığı sahne yer alır. Aslında hilkat garibesidir bu avengers. Kimya deneyi, patlama, cin çarpması, doğa olayları, teknoloji desteği sonucu güçlenmiş arkadaşlardır, bazıları direk Allahın hediyesidir. Roki balboa, rambo, terminaytır ise en umutsuz anların umuda dönüştüğü masallardır. Tom kruzun filmlerinde başarı şansı ortalaması bir milyonda bir ila 1 milyarda 1 arasında değişir. Çükler farklı farklı formda olsalar da, her filmin sonunda çükü görmeye devam edeceğiz.

Dikkat, Düşük Zeka Alarmı (DZAA)

Kavga Yaralama Şiddet Öldürme olaylarına karşı bir uyarı yazısı. Okumazsan başına gelebilecek düşük zeka zararlarından ben sorumlu değilim. Medeniyet kalıpları zamanımızda medeniyet kalıntılarına dönüştü, herkes herşeyi internetten öğrendiğini zannederken, bir de herşeyi ben bilirimciler türedi. Bu duruma bir teşbih sanatı kullanarak diyebilirim ki, her yer Kültür Mantarlarıyla doldu. Başta tayyibi Allahın gölgesi zannedenler, milliyetçi olmakla kendini ülkenin sahibi zannedenler gibi bir sürü dalı var bu mantarlaşmanın. O sebeple bir otokontrol zırhı yaratmak ve bu sayede insan olan insanı, insanımsılardan korumak taraftarıyım. İlk olarak eğitimsizler, statü tanımayanlar, kendi kendine yeter ekonomisini sağlayınca dünyayı kurallara boğanlar, yani sadece içsesiyle daha doğrusu içgüdüleriyle hareket etmeye başlayanlar. Bunları tanımlamak ve mesafe kavramına sıkı sıkıya bağlı kalmak zorundasınız. Sırlarınızı açmayın, diğer insanlar hakkında dedikodusal söylemden kaçının, karşılıklı güven sınırlarını koyun ama kontrol sizde olsun. Bu evrensel tanımı, trafikte kurallar çerçevesinde hareket ederek asla bozmayın, çünkü trafikte bu mantarlaşma en azami düzeyde, herkesin sahnesi orası olduğu için, bu mantar virüsleri acayip bulaşıcı bir cüretteler. Çok laf insanımsılara söylenir, şirketinizde, apartmanınızda, eğlence ortamınızda trafikte, vs size bulaşmaya can atan mantarlara karşı hayati fonksiyonlarınızı koruyun, fiziksel ve ruhsal. Evet attım bu sorumluluğu da.

6 Ağustos 2026 Perşembe

Matematik Hocamız Tayyip

Türk milletine ters gelir matematik. Sınavlarada sıfıra yakın yada sıfırın altında çekeriz. Kazandığımız paranın mislini harcarız, şirket kurarsak devren satılık aşamasına kadar matematik kurallarına aykırı faliyet yürütürüz. Kadınlarımız ise Allah tarafından matematiği geçersiz kılmak için gönderilmiş elçi sıfatındalar. Olura olmaza, faydasız gereksize, süse püse aptalca para harcar, veya harcanana kadar cinsel perhize girerek matematiğe öldürücü darbeyi vururlar. Haliyle bu matematik katliamına bir kurtarıcı, bir engelleyici, bir öğretici gelecekti. İşte o beklenen geldi ve çeyrek asırdır öylesine dersler veriyor ki, matematikteki boşvermişliğimizi sıfırcı hoca olarak cezalandırıyor. Yani ders tekniği olarak "ceza" tayyibin yöntemi. Tayyip matematikte bu ülkenin mihenk taşı ve bu taş kafamızı ezerek içine matematik enjekte ediyor. Örnekleri beni haklı kılacak nitelikte. 90'larda İlk belediye seçiminde sosyal demokratların paylaşım kavgasında, keraneleri bile ziyaret ederek diğer iki rakibini 22 de bıraktı, kendi 23 alarak, 23 büyüktür 44 kuralını kanıtladı. İkinci büyük dersi ise şiirin matematiksel gücünü ispatlamak oldu. 3 ay hapis cezası alarak, mağduriyetin oy potansiyeli kanununu matematik evrenine kanıtladı. Yüzde 33 oy ile meclisin yüzde 66 sını ele geçirerek, bir kurşun ile 3 rakibini saf dışı bıraktı. Bir (1) değerinin mutlak gücünü evrene tanıttı. Paradan 6 sıfır atarak dolara karşı eşitleme formülünü hayata geçirdi, şimdi 2 sıfır daha atarsa 1 lira 2 dolar edecek. Yıllardır 200 lira en büyük banknotumuz, Bu 17 yıldır böyle, demek ki matematiği sabitleyerek paranın itibarı yükselir kuramını da kanıtlamış oldu. Ötvnin bile kdvsi kuralını koyarak, ötvnin katma değerli bir vergi olduğunu gösterdi mi, gösterdi. İtibardan tasarruf olmaz kuralı ile nato zirvesini ülkeye getirdi, izlanda başbakanı bile bu matematik kuralına safsalak bakakaldı. Dinimizi bir matematik kuralına uygulayarak, nas kanunu ile faizi dize getirdi. Kredi mevduat kanunu ile doları bir gecede yüzde elli aşağıya çekecek kudreti olduğunu matematik camiasına kanıtladı. Bir diğer becerisi ise, matematik dehasını oğlu bilale (IQ 25) kalıtımsal olarak geçirmesi oldu, bilal bir talimat ile 1 milyar euroyu 24 saatte sıfırladı. Eşi Emine hanım da bu matematikten nasibini aldı ve 2050 yılında sıfır atık yani hepimizin götüne tıpa takarak matematiğin doğa için faydalı olduğunu kanıtlayacak. Matematiğe bir yeni formül daha hediye etti, TUİK teoremi ile devletin itibarına ayrılacak kaynak yarattı, emekli işçi vesair bu kaynağa tüik verileri ile kaymak, hatta bal kaymak aktarıyor. Yap işlet devret matematiğini geliştirdi, bu sayede altyapı yatırımları yıldırım hızıyla hayata geçiyor, aslında maliyet 10 misli yükselirken, burada çalışan işçi mühendis ve beşli çetelere ekmek yağıyor. Tabi bu kadar hocalık yaparken kendi serveti ve yakınlarının serveti de 500 milyar dolar seviyesine geldi, olacak o kadar. Milli gelirimizi 18 bin dolar yaptı ama yüzde seksen Türk halkı 6000 dolar seviyesindeyken bunu becerdi becerikli hocamız tayyip. Aynı zamanda yükseltici katkısı ile üstünlük teorisini kanıtladı. Yargı ve askere karşı fetö yükselticisini, fetöye karşı darbe matematiğini, muhalefete karşı beyinsizlik yükseltme etkenini, yanlış ellere geçen belediyelere karşı transfer ve hukuk matematiğini, yeri geldiğinde filistin gazze, yeri geldiğinde putin, yeri geldiğinde şu an olduğu gibi turamp yükselticisini kullanıyor. Oluyor demekki. Tabi bunlar bilinen matematik hamleleri, bir de bilinmeyenler var ki, anştaynı, teslası, bill geytsi, ökliti pizagoru, bilinen bütün matematik alimleri şaşkınlıktan dillerini yutacaktır. Bir diğer dehası ise, yetki sıfırlama çarpanı. Ne kadar kurum, muhalefet, karar alıcı, bürokrasi, hatta kendi milletvekili bakanı var ise, tayyip çarpanı sayesinde etkisizleşti, reise sormadan, yani irade onay vermeden helaya bile giremez oldular. En önemli matematik şaheseri ise açlık ve yoksulluk sınırlarında yüzde 30 oyu varken, ölüm sınırını geliştirip oyunu yükseltmeyi başarırsa beyinsizleştirme matematik nobelini de kasımpaşaya kazandıracaktır. 2 kere 2 eşittir Tayyip.

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Katil ben geldim demez

Her zaman birinin kafanıza silah ile ateş etmesini, kalbinize bıçak saplamasını, zehirlemesini, uçurumdan itmesini vs beklemeyin. Ve illaki o an canınızı vereceksiniz diye bir şartı yok katillik müessesesinin. Modern zamanların yeni kavramlarından biri de sürece yayılan öldürmeler, veya ömür kısaltan uygulamalar. Tabi ki bu süreçlerin bazı havalı isimleri var ki, insanlara beni beğen ki, şu zahmetli ömrünü itina ile kısaltayım diyor. Bu kavramları biraz açayım ki, nelere kurban oluyorsunuz, bunun bilinci ile gideceğiniz yere gidin. Bunlardan ilk aklıma geleni "sürdürülebilirlik". Yani insan elini sözkonusu projeden çektirerek hata payını sıfırlamak şeklinde masum insansızlaştırma. İnsan yada ulusların kaynaklardan faydalanma aşamasında sürdürülebilirlik engelini uluslararası bir standart olarak getirerek egemenleri dokunulmaz kılmak. Yani doğumdan önce kürtaj kanunudur sürdürülebilirlik kıstası. Bir diğer sevimli katilimiz ise yapay zeka. Her alana girecek ve önümüzü tıkayacak. Bizi sadece tüketime yönlendirecek. Damarımızda kolestrol, kaslarımızda uyuşma, beynimizde kullanışsızlık ve insani değerleri tüketerek ilerleyecek. Yani patron sensin demeyi zamanla bırakarak, patronun kim olduğunu bize gösterecek. En masum sevimli çekici katil seçiyorum ben bu yapay zekayı. Diğer katilleri tanımanız için fırsatı size bırakıyorum, size sevimli ideal sıcak moda trend devrim kolaylaştırma vaadeden şeyler, ki bunlar tohumunuza para saymadığına göre ( anadolu halk ağzı ) sizin katilleriniz de onlardır.

4 Ağustos 2026 Salı

Bunaklardan ben de bıktım

Muhafazakarlık tohumunuzdaki bir elementtir, bu inkar edilemez. Daha çok ileri yaşlarda zamanı frenlemeye yönelik beyhude bir adımdır, daha doğrusu kıskançlık. İlla sebebi yaşlılık olmayabilir, kısıtlı imkanlarla geçen hayatın yansıması olarak insanları kısıtlama davranışının kurallara dönüşmüşüde olabilir. Bu sebeplerle insanlarda bir antitez doğurur. Sen beni muhafazakarlık sınırlarına sokma, ben bildiğim gibi yaşamak istiyorum tezi. Şu an Türkiyede tayyibin ulaşılamaz bir muhafazakarlık inadı hüküm sürüyor. Herşeyi kendi bildiğince sınırlandırıyor, yoruma kapalı bir körlük içinde çölleşiyoruz. Çünkü tayyip hayatını bir kurallar zincirinde heba etti, kalıplardan dışarı çıkmadı ve kalıba dönüştü. Nas var, ben ekonomistim, bunu böyle şunu şöyle yapmalıyım şeklinde kendisinin bir ilahi meşale taşıdığına inanıyor, ve ona karşı düşünenleri şeytanın hizmetçileri olarak görüyor, Atatürk dahil. Orjinal bir model üretemediği için osmanlı ayarlarına sığındı, ve hatta istanbulu kanal istanbul ile ikiye ayırma inadından da vazgeçmiş değil, aslında hitlere, aslında firavuna, aslında bir heykele dönüştüğünden haberi yok. Sadece ölüm hallerinde gözü biraz açılabilir, çünkü bu günü onlarca yıl hazırladı, sarfettiği inat gayreti onu taşa çevirdi, ve herşeyden payını almak, heryerde hükmünü geçirmek, kendi dediğinin Allah buyruğu olarak anlaşılmasını istiyor. Bu taşlaşmış inat ve korkutucu gerilmelerden ötürü Türkiyenin çöle dönmesini önleyecek tek bulut ise gençliğin fedakar mücadelesi olacak. Allah bu millete acısın...

2 Ağustos 2026 Pazar

Türk Başarı Hikayeleri

Böylesi ancak Türkiyede olur cinsinden başarı hikayeleri var sırada. Okuyun, örnek alın, başarıda sizin de payınız olsun. KÖFTECİ Yusuf: İznikte beş masa ile başlayan bugün günde 5 milyon köfte ile midemizi köfteye çeviren bir yükseliş. ETS turizm: Üniversitede tur organizasyonundan başlayan, bugün Türk Turizminin yüzde 30 pazar payına ve türk devletinin turizm politikasını biraz da kendi lehine belirleyen Ersoy Turizm Service. Adalet Kalkınma Partisi: İlk önce sosyal demokratların istanbulu vermesiyle serpilen, daha sonra bu sana yetmez Türkiyeyi de sana verelim diyen Ecevit, Mesut Yılmaz, Tansu çiller ve Cem Uzanın kurucu gayretleriyle Türk halkının padişahlık özlemiyle dev bir çınara dönüşen Akapa. Kemal kılınçtaroğlu: Kendi halinde ssk'yı batırmış bir kof bürokrat iken, baykalın sikini tutamaması, uğur dündarın parlatıcı gayretleri, alevilerin alevlenmesi vede chpnin fetö yörüngesine geçmesi sonucu ölene kadar muhalefette kalmayı garantilemiş 78lik sahte rakı. Ergen çeteleri: Ortaokul Lisede tost parası ve ayran için yaşıtlarını yolarak yola çıkıp, cebi boş, aidiyetsiz, aslında kimliksiz gençleri çizgifilm isimleri ile mafyanın aparatı haline getiren yapılaşma. E ticaret ile eve getir götüm terlemesin, sik sikebildiğin yere kadar yapılanması: Masum kitap alışverişleri ile doğan çocuğun bugün 3 milyon kuryenin sokakları ele geçirmesi ile büyüyen evimizin eksra bireyi.