20 Temmuz 2026 Pazartesi

Mutluluk Savaşları

Yıllara göre Türkiyede mutluluk nasıl yaşandı konusuna kendimce yorum getireceğim. 1950 lerde amerikan tarzı olmaya özenmek mutluluktu. Arabaları, dansları, twisti, rakunralı, filmleri ile yani, amerikan kültür ithalatı ile mutlu olduk. 1960 larda sentezlendik, müziğimizi harmanladık, farklı akımlar ile moderenleşme, zeki müren ajda pekkan, elvis, betteles, gazinolar, 68 kuşakları bu 10 yılın mutluluk tanımlarıydı. 1970 ler çalkantılarla hafızamıza damga vurdu, mini etek, ispanyol pantolon, uzun saçlar, türk sinemasının kapalı gişe zamanlarıydı. Televizyon ve telefon ile uygarlığa bir adım daha yaklaşır gibi olduk. Evler buzdolabı, çamaşır makinesi gördü. 1980 ler daha renkli geçmeye adaydı, başta darbe ile sallandık ama özallı yıllar, kdv, hayali ihracat, bankerler, video player, renkli televizyon ve tavernaların doğuşu ile hayatımız renklendi. 1990 lar siyasetin en derin uçurumları, sivas katliamı, meçhuller ile geçti. Mutluluğun aynası ise atlatılan krizler oldu. 2000 lerde, türkiye artık geçmiş krizleri unutmak için daha büyük bir kriz olan tayyibi seçti. Ekonomik bir refah göründü ilk yıllarda. Sonradan içi açılacak fıçıcık diyebilirim. Mutluluk bilgisayara, cep telefonuna, sosyal medya iletişimine kaymaya başladı. 2010 larda artık beynimiz teknolojiye emanetti, algı ve propaganda rüzgarları esti. Toplumsal farklılıklar belirginleşti. Ayyuka çıktı, Türkiye dıştan bir alttan parça parça oldu. 2020 lere gelince, artık birer mikroçipiz, işlemciyiz, eskiden yaşadığımız mutlulukları anar anar dururuz. Belki benim yaşım başım böyle düşünüyor, belki de tarih benimle aynı kanıda. Savaşa devam...