30 Temmuz 2026 Perşembe

Köy Rehberi

Hani o kritik soru var ya, artık köye dönmekten başka çare kalmadı diye başlayan ve kent hayatının üzerini kapatmanın acabalarını içeren, şimdi bu konuya rehbersel yaklaşmak farz oldu. Köy farklı bir komündür ve bayram seyran hariç köyün adaptasyonunun zorlu zorunlulukları vardır. Götün yiyorsa dinle. Köyde sadece istirahat rahatı düşünüyorsan dışlanırsın ve köyün nefretsel dedikodu çarkı seni kötü enerjisiyle şehire özlem duydurur. Eğer tarımdan hayvandan anlamıyorsan, evin eksikleri, çatı duvar boya bahçe düzenlemesi, çitiyle bitiyle uğraşarak adaptasyonunu sağla, ve her akşam bir köy ailesine ya konuk ol ya konuk et. Bahsetmemen gereken konu ise geçmiş hayatındaki imkan ve elinin uzanabileceği yerlerdir, köylü bu boşluğu bulunca sende, kendini şehire adapte edebilme hırsıyla senden beklentilerini ayyuka çıkarır. O yüzden bir kapıcı modunda geçmiş yaşamın olduğunu söyle ki seni kazılacak kuyu olarak görmesinler. Bir diğer anektod ise karın ve kızın olsun. Şehir hayatındaki giyimlerini şehire saklasınlar, köyün modası farklı açılara kapalı ve muhafazakardır. Köyler iddia yeri değildir. Ve bir de siyaset, köylü doğası gereği muhafazakar ve tutucu siyasete bağlıdır, siyasetten korkar, gelip elinden tarlasını bağını hayvanını alacağını düşünür siyasetçilerin. Bir diğer konu ise kalkma yatma saatleridir, bu yüzden saat maat alarm ile işin olmaz, tek saatin güneştir. Güneş doğarken uyuyan biriysen, mutlaka hasta oldum halsiz oldum diye bilgi yay, yoksa köyün bereketini alan-çalan uğursuz olarak adın çıkar. Bir diğer savunma hattı ise gece 9 dan sonra ışığının açık olması, bu durum senin çok sevişen yada bir gizli haltlar çeviren deyus olduğuna, en masumane bir rakıcı şarapçı olduğuna delalt-i farikadır. Yapma. Şincilik bu gadder.

Akepe, Zombi Fabrikası

Burada bir film senaryosu yazmaktan ziyade, toplumsal dönüşümlerin geleceği noktalarda gezeceğim. Akepe kendi yüksek duvarlarında konforlu ve kopuk bir mekanizmaya evrildi. Tarikat şeyhleri Tayyip artık tanrıları oldu, çünkü bu kesite devamlı refah pompalıyor, aslında kendi zümresini de zevk kölelerine dönüştürdü. Bu kaynaklardaki tek yönlü akış sonucu mahalleler yani bizler bir zoraki dönüşüme maruz kalıyoruz. Hareketlerimizde yavaşlama, kısıtlı alanda hareket kabiliyeti ve beyinde düşünmeme tasarrufu. Gitgide daralan beyinlere kan taşıyan damarlar işlevsiz kalıyor, yani öğrenilmiş çaresizlik. Bu zombileşme sürecini yöneten akepe şunu hesaplayamadı, zombiler kaybedecek bir şeyleri kalmadığını anladığında giderek hırçınlaşarak engel tanımaz evreye ulaşacak. Ve saray duvarları bu sele ne kadar dayanır bilinmez. Guiness rekorlar kitabına işlensin diye söylüyorum, zombileşmeye en dayanıklı millet olan Türk milleti de bu suni tabiata daha fazla dayanamaz ve sebebinden intikamını alacak gibi.