20 Mayıs 2022 Cuma

Kuşlar hep sonsuzluğa uçar

Ölüm bir diyardır, bir kuş uçuşu mesafedir, bu mesafeye ömür de derler. Gerçeğin üstü hayat ile sıvalıdır, doğduğun andan itibaren sıva döküntüye başlar, sonunda ipince bir zar yani bir pamuk ipliği kadar kalındır. Biz bu duvara bazısı renkli bazısı gri yazılar yazarız kendimizce, amaç renklendirmek ise beyaz da bir renktir ya, ölümün rengi en sonuncusu. Bazı sesler duyarız, bizimle ilgili olanlar duvarımızda yankılanır, anne sesi, aşkın sesi, onun sesi, Allahın sesi. Bütün bu senfoniler eğlendiğimiz bir duvar melodisidir, bizler nedense hep duymak istediğimizi yazarız duvara, ölümün sesini duymamak işimize gelir zaten, bir sonsuza uçan kuş olarak işleriz duvarımızın sonuna, nereye gider, genellikle meçhule. İşte bu duvarları aşıp kanatlanmaktır sonsuzluk hissi, ben bu duvara renkleri yazılarla yansıtmak istedim, yakından bakabilenler gördü harfleri, yazıları, imlayı, biraz da manayı, anlayan anladı zaten, benim içim rahat, benim içimim de rahat bu manada.

18 Mayıs 2022 Çarşamba

Ev sahibi olmak koca bir dert

Alemi insanlığın çoğunun derdi ev sahibi olabilmek, aman ne emel aman ne makam! Tabi yatırım araçları bu kadar artmış ve artarken. Mesela ben, bana miras kalan varlıkları bir eve dönüştürdüm, yıl 2016, dolarım olsaydı 2 tane evim olacaktı. Şimdi de bir kiracı problemi var ki, bir ucu mali bir ucu insani, bir ucu açmaz. Şöyleki, kira artış oranı ülkenin en düşük çıkan sümüklüböcek enflasyonu olan tefe tüfe ortalamasına endekslenmiş kanunen. Yani enflasyonun üçte biri. Bir de kiracılara şöyle bir opsiyon verilmiş, istediğin zaman evden çıkabilirsin, işine geldiği gibi yavrucuğum diyor kanun kiracıya, ama ev sahibine ne diyor, kiracını 10 sene dolmadan çıkaramazsın, ancak 5. sene sonunda kira tespit davası açabilirsin, mahkeme 1 yıl sonra karar verir, bekler de beklersin ölüm yoksa arada. Tabi enflasyon dolar hayat pahallılığı rayiç talep geçim sıkıntısı gibi bilinenlerden bahsetmeyeceğim. Bu bilinenleri sadece hükümetimiz bilmediği için evsahiplerinin barbar gaddar darpçı gayrikanuni haydut baskıcı tehditçi olarak sunulduğu bir çarpık durum oluştu. Bu ahvalde kiracılar da kanunun kendilerine sunduğu bu tarihi fırsatı dibine kadar kullanmakta. Bir diğer etken ise, kira artışları sınırlı kaldığı için enflasyon da düşük çıkıyor. Oh ne ala kanun oh ne ala memleket cinayetlerin sebebi de cehalet. Di mi yav?

16 Mayıs 2022 Pazartesi

CAMİ HELASINDA MASTİRİBASYONDAN HÜKÜMLÜ

Yozgat Sorgun'a bağlı Alacanahiye köyü merkeze 21 km uzakta, 123 nüfus, 80 büyükbaş, 134 küçükbaş, 190 kümes, yaş ortalaması 56, tarım bilemediniz hayvancılıkla geçinen bir şirin köyümüz. Köyün camisi 1074 yılından kalma, selçuklu devrinden, nizamülmülk tarafından yaptırılmış, ama günümüze sadece kapı girişi kalmış, malum depremler, savaşlar, gece gündüz sıcaklık farkı. Bu camiyi 1974 yılında kaymakam ile elele veren muhtar tadilat yaparak son haline getirmiş, tıvaleti 2 göz, o zamanki köy halkı camide tuvalet mi olur diye muhtarı epey bir hırpalamışlar, muhtar kalp krizi ile mevta olunca cenazesini komşu köy olan Tırpanlı'ya gömmüşler bizden uzak ola diye. Tabi o zamandan yaşayan bir gümüş nine kalmış, kendisi alzaymırın alzaymırı. Sadece tavukları tanıyor, peşlerinden gidiyor, neyseki tavuklar akşam kümese geri dönüyor da ninemiz kaybolmuyor. Hikayemizin kahramanı Ali Memiş. O vakitler 15 yaşında. Gürbüz bir çocuk, öküzler hasta iken tarlada saban sürecek tüm yaş grupları arasındaki tek adem kendisi. Günlerden bir gün Ali Memiş televizyonda engiribirdis diye bir alametin reklamını görüyor ve adettir ya ben engiribirdis almaya yozgata ineceğim diye tutturuyor, ertesi gün başlıyor 4 saatlik yozgat seferi. Öğlene doğru varıyor yozgat çarşıya, ama kime sorduysa engiribirdis alacağım diye, genelde tekme tokat kovalama ile amacına ulaşamıyor lakinat. Aslında istediği şey Angry birds oyunu, ama burada kaderin bir oyunu sözkonusu. Ali memiş kendine boşu boşuna yozgata inmeyi yakıştırmadığı için yozgatın pis sineması Palas'ın girişinde 3 film birden, salako, ejderin oğlu ve miki filmi, matinesine bilet alıyor. Şansına miki filmi denk geliyor, orada çıplak sarışın arvatlar kel yapılı adamlarla güreş tutar halde, ali memişe bişeyler oluyor haliyle, yanaklarındaki o gürbüz kırmızılıkta şehvet terleri süzülmeye başlayınca, hatta komşu kızı Zümre'nin neden kendisiyle habire çeşmeye gitmek, bostana dalmak, ayran ikram etmek girişimleri bir anda mana kazanıyor zihninde. Zümreyi ilk defa geri çevirmeyeceği anlamına gelen bir gelişme de diyebiliriz. En nihayetinde köyüne geri gelen Ali memiş artık başka bir evreye serpiliyor ve yerli yersiz zamanlı zamansız otuzbir pardon mastiribasyon seanlarına günde 1 saatini ayırıyor, tarla sürmeyi bırakıyor, zümrenin camına taş atmaya başlıyor, ama babası kızacak diye köyde düşünegezerken, bir de ne görsün caminin tuvaletinin suyu açık unutulmuş. İşte kaderin bir oyunu daha. Nasıl olsa el ayak pantol etek çekildi, saat 10 olmuş, başlıyor caminin tuvaletinde osbire, bugün 5. sefer, haliyle erken boşalma durumu olmasa da, Ali memiş maşrapaya baka baka işine devam ediyor. O sırada şehirdeki pavyondan köye geri dönen köyün tek kürdü Sıddık bey, işemeye gittiği tuvalette canabetliğe ulaşmaya çalışan Ali memişi gördüğü gibi kulaklarına asılıp tekmeyi basıyor, enteresandır Ali memiş havada uçarken bile eli zikinde tatminden vazgeçmiyor. Tek şahit uykusuz kargalar. Bu hikaye ile Ali memiş bir yıl köyün köylülünün içine çıkamıyor tabiki, dayısının Sorgundaki berberinde 3 ay çıraklık edip, Yozgatta Altın tarak berberini açıyor, yarı gurbetlik yarı yarenlik. Köydeki cami tuvaletinin adı da Memişhane oluyor yılların sürümünde.

14 Mayıs 2022 Cumartesi

Ve Artık Türkiye solmakta

Son kredi kartının limiti de aşıldığında artık yolların yokuşu bile sonlanmıştır. Halkın yüzde 80i tamamen bu maddeten yokoluş bitiş sürecini gördü. Artık bu daralmada bazı tedbirleri alma vaktini Tayyibe anlatmak istedim. Kamu yatırımlarını bırak, altyapı işi bitsin artık. Kanal istanbul fistanbul gibi işler rafa. Boku bitli bulgar bile edirneyi talan ediyor elindeki leva ile, adam babasından aldığı harçlıkla antalyada 5 yıldız tatil yapıyor. Bankalar 1 yılda 30 senelik kazanç elde ediyor. İşsizlik yüzde 14 gerçeği yüzde 35. Suriyeli afgan vesair 12 yılda yüzyirmi milyar dolar yedi, bir o kadar da yiyecek. Götü boklu sivas otobüs bileti 450 lira. Asgari ücret zammı 2 ay emekli maaşı 1 ayda eridi. Sen halen daha kazmaya betona para gömersen zikilmedik bi tarafımız kalmadığında senin de bi tarafın tehlikededir. Milletin borçluluk oranı yıllık gelirini aştı, bir an önce borçlar kanunu olarak milleti rahatlatmak zorundasın, veya icra daireleri için kadro bulman gerekir, yani halk hareketi yakınlaşıyor demektir. Faizi yerinde tutma çabanı takdir edelim ama bu yüzden hayat yüzde 200 pahallandı, bu hal sıkıntı değil resmen iflas halidir, faiz sebebiyle eminenin saffet saffet saffet diye haykırması yakındır. İşssiz genç kız ve kadınlar orospu moduna girdi, davul zurna ile müşteri aramaktalar nerdeyse. Şimdi de nitelikli nüfus avrupaya kaçmak için internette saatler geçiriyor. En nihayette hükümetin çivisi çıktı, şaftı kırıldı, gardı düştü, nebatinin gözündeki ışık söndü, beratlı günler aranır oldu, haliyle erken seçim yapılmaz ise sanırım memleket elden gidiyor, Taayip amca yaptıkların için teşekkürler, yapamayacağını anlayacağın anda bırakacağın bir Türkiye nereye gider bilmem ama ben kırmızı çizgime gelmiş durumdayım.

13 Mayıs 2022 Cuma

Gelecekte Gördüklerim

1. İnşaat robotları. Arazi, yanında malzeme, plan proje yüklemesi ve robotlar proje teslim içi bitiriyorlar. 2. Kişisel tarih atlası. Her anımızı, konuştuğumuzu, gördüğümüzü, belleğe kaydediyor. Buna rüyalar da dahil. 3. Yetenek ve beceri yükleyici. Beyin nörolojisine işlenecek tecrübe yazılımı 4. Suç önleyici. Olağan olmayan her hareketi küresel bazda geniş okuyucu ile önleyici birimlere anlık raporlayan devasa göz, dronlar, kameralar, baz istasyonları vasıtasıyla. 5. Baraj doluluk tamamlayıcı. Şehir çapında yağan her yağmuru maksimumda barajlara nakleden elektronik akıllı su taşıma sistematiği 6. Robotic Eco.2019i. Bize hep Ekremi hatırlatacak olan imamoğlu görünümlü robot. Şehir meydanlarına konulacak sanal zeka donanımı ile gülerek dolaşan herşey çok güzel oldu mu sorusunu sorarak şehrin tarihi hakkında gelecek nesilleri aydınlatacak kültürel miras.

Ben seni sevmiştim ya

Zaman deresinde akar aşkın tomurcuğu..... Sular akmazsa şayet toprağı eşer..... Pek bilmedik ama sevgiyle beslenmişiz meğer..... Sevgiyi kutsal eden karşılık bulmaması ise..... Benim seni sevmelerim dünyalara değer...... Şimdi bir yastıkla başabaşa kaldığında..... Bir Mustafa beni çok sevmişti dersen eğer..... İçinde bir yıldız kaymışsa derinlere..... Bir dilek tutalım haydi beraber..... Şimdi ömrün son çeyreği, hasat erimi vakti..... Bir tepecik yap anılardan ömür boyu..... Bir rüzgar eser savurursa ekinleri..... İşte o yığın belkide beni göreceğin yer.....

12 Mayıs 2022 Perşembe

EKONOMİ AJANDASI

Bireysel ekonomimiz ile ülkemizin genel ekonomisi birbirinin ikiz kardeşi oldu seda ile sema gibi. Bana bir kısım zengin kitleden bahsetmeyin, onların dokunulamazlığı var. Yaz kış bahar sel deprem kriz bunalım bayram seyran onlar için ilahi aynı mod, belki ahret günü biraz farklı hissedebilirler. Bu buhranımızın en talihsiz hedefi mülteciler oldu olmasına, onlar da sessiz kitle ekonominin çarklarında hareket olurda hedeften çıkacaklar elbet. Üç ana etken ile bu ferahlamayı görebiliriz, ukrayna savaşının bitmesi, enerjinin ucuzlaması, dış sermayenin girişi. Tabi bütün bu sarmalın baş suçlusu o meşhur mikrop. Chp zümresine göre ise sadece Tayyipin gitmesi. Yeni geldim anadoludan, her yer yeşil ve akan dereler, doğa cıvıl cıvıl, o bereket umarım cebimize yansır, zira baş ekonomist Allah c.c. ve onun ilahi kanunları. Ortalama kişi başı borçluluğumuz 65 bin lira veya 4300 dolar, hangisi daha manalı ise onu kabul edin. Kastettiğim gerçektir. Toplayın isterseniz, gerçeklerle karşılaşmaktan korkmaz iseniz. Sizinki 1000 dolar ise yanınızdakilerin ortalaması ile 4300 dolar çıkacak hesap ortada. Şimdi bu umudu zayıf tabloda nasıl adım atmalı derseniz, bence herkes bir arı olup kanat çırpsın, ortaya ısı ve kinetik enerji çıkacak, ortamın buzu erimeye başlayacak, çiçekleri gezmeye başlayacağız, doğa karşılığını fazlasıyla verecektir, sonra bir ara üremeye vakit kalacaktır. Bu rakamlar ve felsefi yaklaşım ne alaka diyenler olabilir, şöyleki, çözümsüzlük çözüme giden en kuvvetli motivasyondur. İşte ukrayna direnişi. İşte alman japon kore mucizeleri, işte kurtuluş savaşı gerçeği. Ve bunlara bireysel tarihinizden bazı örnekleri ekleyebilirsiniz. Bu yazılarım eğer bir kazaya kurban gitmez ise benden sonra da okunur, tarihin ışığında neyin gerçek neyin yalan olduğu zaten netleşecek. Benden söylemesi bedava. Hiç bir riskim yok, tennisim daşama denk an itibariyle milimetrik standart sapmalar hariç.