ÇAĞLAYANA GELMEYENLER
DAVULLAR...
SİLİVRİDE ÜZERİME YAĞAN KAR BİLE OLAMADINIZ, BEŞ DAKİKA DİRENEMEDİNİZ.
YAZIKLAR OLSUN
BU RAHAT SİZE DEDENİZDEN MİRAS KALMADI, BU RAHATI NASIL ÇOCUKLARINIZA DEVREDECEKSİNİZ.
ÖFKEDEN BÜTÜN YÜZLERE TÜKÜRMEK İSTİYORUM.
HAMBURGERİN UTANCI, HAMBURGER NESLİNİN ACZ İFADESİ.
BİRŞEY BEKLEMİYORUM SİZDEN, SİZLERDEN VE ÖTESİ NESİLLERİNİZDEN.
BEN BANA YETERİM.
ESKİDEN FENERBAHÇELİYDİM
ŞİMDİ BİZZAT FENERBAHÇEYİM....
21 Şubat 2012 Salı
25 Ocak 2012 Çarşamba
SANKİ
700 LERDE YAZMIŞIM, kurulmuşum üstüne, nargilesini tüttüren hergele.
DÜNYAYA NE BIRAKABİLİYORUZKİ BAŞKA BAŞKA?
Eflatun ne bırakmış, ya sokrat, ya fuzuli.
Dedim ya, 2 gramdır hissiyatımızın kariyerimizle çarpılmışı. Dünya üzerinde bizden kalan bulutun ağırlığı, siz çok ötesi çoksunuz ya, ama dünyada gelmiş geçmiş 120 milyar, insanımsılar dahil 350 milyar kişi, ve bir sürü bulut yumağı, evrenimizdeki atmosferde gezinen.
Şimdi, dünyanın geçmiş hülasa'sını çıkartmanın ne gereği var diyen olacak, geçmişin binyılı geleceğin 1 saniyesinden ufak diyen olacak, sen beni bundan sonra gör diye diyen olacak.
Bakın, düşündüğünüz 1 dakika dahi geçti, zırttadanak geçti, geçmişe ve geçmişimize yol almaya başladı.
Ve sanki biz daha bi bulut olduk, ve sanki dahada sildi bizi tarihin silgisi.
Pardon pardon
Sizi daksil veya beyaz şeritle silmiş olabilir, öyle ya, silgi de kimmiş sizi silecek,
kim o ya, kimin nesi?
DÜNYAYA NE BIRAKABİLİYORUZKİ BAŞKA BAŞKA?
Eflatun ne bırakmış, ya sokrat, ya fuzuli.
Dedim ya, 2 gramdır hissiyatımızın kariyerimizle çarpılmışı. Dünya üzerinde bizden kalan bulutun ağırlığı, siz çok ötesi çoksunuz ya, ama dünyada gelmiş geçmiş 120 milyar, insanımsılar dahil 350 milyar kişi, ve bir sürü bulut yumağı, evrenimizdeki atmosferde gezinen.
Şimdi, dünyanın geçmiş hülasa'sını çıkartmanın ne gereği var diyen olacak, geçmişin binyılı geleceğin 1 saniyesinden ufak diyen olacak, sen beni bundan sonra gör diye diyen olacak.
Bakın, düşündüğünüz 1 dakika dahi geçti, zırttadanak geçti, geçmişe ve geçmişimize yol almaya başladı.
Ve sanki biz daha bi bulut olduk, ve sanki dahada sildi bizi tarihin silgisi.
Pardon pardon
Sizi daksil veya beyaz şeritle silmiş olabilir, öyle ya, silgi de kimmiş sizi silecek,
kim o ya, kimin nesi?
17 Ocak 2012 Salı
LEFTER VE ÖTEKİLER
Bu böyle, ve böyle bir adam, bien vamos, kral, adam, İlklerin ve rekorların efendisi Lefter KÜÇÜKANDONYADİS, dün veda etme şerefiyle onurlanarak onu bulutlara uğurladım.
Onu seyredenlerin yaş ortalaması 65 üzeri, evet ama ben onu 12 - 13 yaşlarımda Kınalıda yaptığı emekli maçlarında seyrettim.
Yaşı 60 larda iken, yani benim ölmeyi düşündüğüm yaşlarda.
Efsane olmak için daha ne gerekir, onu bilemem.
Babamın mirasıdır bana lefter.
Tarihin en parlak rengidir lefter.
Futbol topuyla yattığımız rüyaların efendisidir lefter.
Mütevaziliğin heykelleşmesidir.
Bildiğiniz bütün topçular ve gelecek olan ne kadar topçu varsa, sadece lefterin kramponunu geçebilirler.
Ne mutluki Allah Lefteri Fenerbahçeye bağışlamış.
Tarih yatağında rahat uyu, çubuklu bize emanet...
Onu seyredenlerin yaş ortalaması 65 üzeri, evet ama ben onu 12 - 13 yaşlarımda Kınalıda yaptığı emekli maçlarında seyrettim.
Yaşı 60 larda iken, yani benim ölmeyi düşündüğüm yaşlarda.
Efsane olmak için daha ne gerekir, onu bilemem.
Babamın mirasıdır bana lefter.
Tarihin en parlak rengidir lefter.
Futbol topuyla yattığımız rüyaların efendisidir lefter.
Mütevaziliğin heykelleşmesidir.
Bildiğiniz bütün topçular ve gelecek olan ne kadar topçu varsa, sadece lefterin kramponunu geçebilirler.
Ne mutluki Allah Lefteri Fenerbahçeye bağışlamış.
Tarih yatağında rahat uyu, çubuklu bize emanet...
7 Ocak 2012 Cumartesi
işsizimmm
Başkalarına felaket bana saadet.
Ne kadar boş bonkör bir birbuçuk acılı yılı geride bıraktım bilemezsiniz. Aman bilmeyin, kendimi çamur batağında oksijensiz kalmış sığırcık gibi hissettiğim bir buçuk yıl.
Bir aile şirketi denilen yerde oldum. Kendimi inkar edercesine. Bulutları içime çekip üfleyemediğim 2010 2012 arasında oldu her şey.
Paylaşma prensibiyle bi şeyleri anlatmam lazım, ama acımayın haa, gülün sadece bana eşlik edin umarsızca.
Patlayan wc borusunu 40 liraya tamir etmek için 7 defa yazıştım, sonuç çıkmadı, cebimden tamir ettim.
Laptop çalındı.
Patronlar gelecek diye 12 kez dükkanı temizlettim, 12 kez gelmediler.
Plakasız arabayla çıktım yola, polisler arabayı bağladı, 10 gün ve 350 liram gitti bu götlüğe.
Daha 130 civarında acılı urfa porsiyon var ama dava konusu olmasın diye yazmamak lazım.
Mesaj adamıyım ya,
Yönetiminiz iyi olsun, maaşa bakmayın.
Amaçsızlığı sezdiğiniz anda, denize atlayıp uzaklaşın o adadan.
Kendi dünyalarında mutlu yaşayan insanlara müdahele etmeyin, aman ha, en azından mutluluğu böyle yakaladıklarına saygı duyun, başka bişey duymayın.
Ulan Amerika, gözünü seveyim senin anam....
Ne kadar boş bonkör bir birbuçuk acılı yılı geride bıraktım bilemezsiniz. Aman bilmeyin, kendimi çamur batağında oksijensiz kalmış sığırcık gibi hissettiğim bir buçuk yıl.
Bir aile şirketi denilen yerde oldum. Kendimi inkar edercesine. Bulutları içime çekip üfleyemediğim 2010 2012 arasında oldu her şey.
Paylaşma prensibiyle bi şeyleri anlatmam lazım, ama acımayın haa, gülün sadece bana eşlik edin umarsızca.
Patlayan wc borusunu 40 liraya tamir etmek için 7 defa yazıştım, sonuç çıkmadı, cebimden tamir ettim.
Laptop çalındı.
Patronlar gelecek diye 12 kez dükkanı temizlettim, 12 kez gelmediler.
Plakasız arabayla çıktım yola, polisler arabayı bağladı, 10 gün ve 350 liram gitti bu götlüğe.
Daha 130 civarında acılı urfa porsiyon var ama dava konusu olmasın diye yazmamak lazım.
Mesaj adamıyım ya,
Yönetiminiz iyi olsun, maaşa bakmayın.
Amaçsızlığı sezdiğiniz anda, denize atlayıp uzaklaşın o adadan.
Kendi dünyalarında mutlu yaşayan insanlara müdahele etmeyin, aman ha, en azından mutluluğu böyle yakaladıklarına saygı duyun, başka bişey duymayın.
Ulan Amerika, gözünü seveyim senin anam....
2 Aralık 2011 Cuma
"Y" Nesli Arıza Veriyor
1980 lerde doğan ve çoğunluğu temsile yetkilenmeye başlayan ye nesli hakkında tanımlamalarda bulunacağım.
Bu neslin en büyük belirleyicisi TEKNOLOJİ. Sanal vitaminlerle beslenmiş ve kişilik kromozonları mutasyona uğramış bir nesil. Ama onları tanımlamak zorunlu ticari açıdan.
Bu neslin en büyük belirleyicisi TEKNOLOJİ. Sanal vitaminlerle beslenmiş ve kişilik kromozonları mutasyona uğramış bir nesil. Ama onları tanımlamak zorunlu ticari açıdan.
1 Aralık 2011 Perşembe
SEVGİLİYE
Canım, duy dinle sesimi,
Güzel ellerini tutmak, doyasıya sıkmak ve almak enerjini içime, akmak sana yavaş yavaş, hayranlıkla sarmak, ısınmak, hayata biraz ara verip, senin yörüngende döndürmek dünyayı, erken yaşının kalp çarpışını avucuma almak, sonra hafiften bir öpücükle gamzelerine, kokun sinemde, tenin tenimde, aşağı doğru akan bir şelalede yukarıya yüzmeye başlamak, baştan aşağıya yeniden keşfetmek sevişmeyi, çırpınmak bir kuş gibi, çaresizliği, sevişmenin utanışını, dünya varmış demenin hazzını keşfetmek, duymak yürek sarsıntılarını en acayibinden, sarılıp kalmak çırılçıplak, düşlerle gerçeği harmanlamak, senin en masum hallerini test etmek, sonra şu rezil hayata dimdik meydan okumak, sen merkezli hikayelerde bulunabilmek, her elini tutuşumda bir yavru kuşun hayata tutunuşuna şahit olmak, senin her çağrında hayata uyanmak, en derin aşk felsefelerini, en içte kalmışını, en dışa yansıtamadığını dinlemek müzik gibi, ve sana odaklanmak, sende yanmak sende erimek, varsa senden bi tane daha hayal etmek, yada tereyağ olup sıcacık ekmeğinde erimek, atmosfere karışmak, senin boyutundan bi daha dünyaya gelmek, gelmeyi dilemek, ve cehenneme dur çekmek, hayata nanik yapmak, uzayda kanat çırpmak, yada kısaca sevmek isterim seni. Durup dinlediğin için teşekkürler canım...
Güzel ellerini tutmak, doyasıya sıkmak ve almak enerjini içime, akmak sana yavaş yavaş, hayranlıkla sarmak, ısınmak, hayata biraz ara verip, senin yörüngende döndürmek dünyayı, erken yaşının kalp çarpışını avucuma almak, sonra hafiften bir öpücükle gamzelerine, kokun sinemde, tenin tenimde, aşağı doğru akan bir şelalede yukarıya yüzmeye başlamak, baştan aşağıya yeniden keşfetmek sevişmeyi, çırpınmak bir kuş gibi, çaresizliği, sevişmenin utanışını, dünya varmış demenin hazzını keşfetmek, duymak yürek sarsıntılarını en acayibinden, sarılıp kalmak çırılçıplak, düşlerle gerçeği harmanlamak, senin en masum hallerini test etmek, sonra şu rezil hayata dimdik meydan okumak, sen merkezli hikayelerde bulunabilmek, her elini tutuşumda bir yavru kuşun hayata tutunuşuna şahit olmak, senin her çağrında hayata uyanmak, en derin aşk felsefelerini, en içte kalmışını, en dışa yansıtamadığını dinlemek müzik gibi, ve sana odaklanmak, sende yanmak sende erimek, varsa senden bi tane daha hayal etmek, yada tereyağ olup sıcacık ekmeğinde erimek, atmosfere karışmak, senin boyutundan bi daha dünyaya gelmek, gelmeyi dilemek, ve cehenneme dur çekmek, hayata nanik yapmak, uzayda kanat çırpmak, yada kısaca sevmek isterim seni. Durup dinlediğin için teşekkürler canım...
28 Kasım 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)