Yıllar sonra bu hadisenin ne kadar gündemde olacağını bilmesemde, yazıyorum yılların ötesine.
Nihatın telefonu çalmış gece 3 te, ankaranın göbeğinde otel, uykunun en saf hali.
Arayan kişi İzzet: Gel gel Nihatım, hayranların burda fotoğraf çektirmeye - çekmeye geldiler.
Fotoğrafın tanesi 200 dolar.
Nihat normalde siktirin en cilalısını çeker, ama söz konusu hayranları ise, gelecekte 4 oy garanti, Made in Akp. Uyanıp süslenmiş sosyal sorumluluk bilinciyle.
Nasıl oldu bittiyse, İzzet Nihatı beklerken, izzeti nefsine yenilmiş, dört hayranına 4 kat cila çekmiş. Türküler çınlamış, anadolunun bağrı yanık, nameler sel olmuş akmış.
Sonra eşsiz hijyen bilinciyle İzzet; bütün hayranlarını banyoya doldurmuş, sanırım İzzet sıcak suda daha iyi şakıyo olabilir.
Bu arada Nihat dayanmış kapıya, bakmış ki karşısında banyodan yeni çıkmış 4 Anadolu keklik koyunu. Dumanları üzerinde. Memleketin koyunuyla koyuna binme oyunu oynamış. Ama bizim hain medya konuyu bilmediği için Nihata fuhuş etiketi yapıştırmış.
4 İzzet, 4 Nihat, magnumda barut kalmayıncaya kadar odayı savaş alanına çevirmişler. Hausekeeping'in odayı temizlerken anası sikilmiş nerdeyse.
İşte bu İzzet, uzatmaları oynarken, çıkış tünelini şaşırmış ve yanlış tünele odaklanınca, hayranlardan biri hayvanlık yapıp zzeti üstünden atmış. İzzet te, gururu kırılmış anadolu yavuklusu hiddetiyle, hem tüneli kazmış, hem silahını doğrultmuş, hemde türkü söylemiş.
Gençlik gücüyle yapılan bu cürm neticesinde, yapılan basın açıklamaları ile yüce Türk milletinin kafası karışmış. Millet bir sürü ayrı odağa ve alt odaklara ayrılmış.
Vicdanın sesi olarak soruyorum, sadece aracıyım:
1- Bu herifler 1 saat zarfında nasıl toplam 8 ilişkiye girebilir, hatta İzzet nasıl devamını getirecek enerjiyi kendinde bulabilir, hatta, kızları dövmeye güçleri yeter?
2- Kokoin mi kullanıyorlar?
3- Nasıl oluyorda bu kadar magazin tecrübeleri varken, kendilerini Ankaranın en merkezi yerinde rezil etmeyi başarırlar?
4- Bekar adamlar, yaparlar diyenler de var.
5- Kadınların o saatte bekar adamların otel odasında ne işi var diyenler de mevcut.
6- Otele nasıl silah sokabilirsin, burası dağbaşı mı?
7- Nihat gece uykusundan nasıl uyanıp, hayranlarını kırmamak için bu riski göze alır?
8- İzzet açıklama yapmış ve IMF başkanına kurulan komplo bana kuruldu demiş. İzzetin IMF MİT ERGENEKON PKK KCK ve diğer ilişkileri araştırılsın.
9- Deprem ve şehit olayları daha sıcakken nasıl yaparlar diyen de var.
10-Otelin müdürü pezevenk mi?
1 Kasım 2011 Salı
21 Ekim 2011 Cuma
Kahrolmuş Pkk Köpekleri
Hanginiz adam hanginiz insan?
İçlerinde bir tane adama benzeyen var mı? Yok ki bulamazsınız ki.
Beyni yıkanmış bejler, alman malı postal giyerek yaşam standardı yükselmiş kanalizasyon canavarları.
Kaleşnikof sökmek-takmaktan başka insani alamet barındırmayan hayasız köpekler.
TC bir bütün olarak bıçak olsun ve beyninize saplansın.
Bu memleket bütün denizleriyle, bütün sefalarıyla, bütün kardeşliğiyle, olanca güzelliğiyle karşınızda nazlı nazlı sizi seyredecek, ve güzelliğine güzellik katarak şanlı bayrağıyla sonsuza dek yaşayacak.
Bitler, pireler, lağım fareleri.
Sizi büyüten ekmek taş olsun...
İçlerinde bir tane adama benzeyen var mı? Yok ki bulamazsınız ki.
Beyni yıkanmış bejler, alman malı postal giyerek yaşam standardı yükselmiş kanalizasyon canavarları.
Kaleşnikof sökmek-takmaktan başka insani alamet barındırmayan hayasız köpekler.
TC bir bütün olarak bıçak olsun ve beyninize saplansın.
Bu memleket bütün denizleriyle, bütün sefalarıyla, bütün kardeşliğiyle, olanca güzelliğiyle karşınızda nazlı nazlı sizi seyredecek, ve güzelliğine güzellik katarak şanlı bayrağıyla sonsuza dek yaşayacak.
Bitler, pireler, lağım fareleri.
Sizi büyüten ekmek taş olsun...
13 Ekim 2011 Perşembe
ÖLME MUSTAFA
Yeter artık sonu uçsuz buhranlarım.
Gelmeden sızısı vuran afakanlar.
Dar geçitlerde boğan sel baskınları
Ve umarsız kadere yapılan başvurular.
Aşk terkedilmişliğinin dalga sesleri
Kanımı donduran sanal çağrıları
Ve bir oda dolusu yansımalar.
Hayatın sahnesinde düştüğüm durum bu;
Kalpsiz rüzgarların karşısında ayazlaşan kemiklerim
Belki gözyaşım buz olup donar ama
Sabah mecburi uyanışlar.
Bana saplanan yürek felçleri
Muzdarip olduğum haller durumlar
İçimde bir çiçek sulayacak var ise
Hayat boyu ve ahrette mutluluklar.
Kahretmek küfretmek istiyorum bazınıza
Ama ne mümkün ki arada uzaklıklar
Şayet ahrete varabilirsem mustafa sancağıyla
Dikeceğim yer sizin gibi ölü yaratıklar
Gelmeden sızısı vuran afakanlar.
Dar geçitlerde boğan sel baskınları
Ve umarsız kadere yapılan başvurular.
Aşk terkedilmişliğinin dalga sesleri
Kanımı donduran sanal çağrıları
Ve bir oda dolusu yansımalar.
Hayatın sahnesinde düştüğüm durum bu;
Kalpsiz rüzgarların karşısında ayazlaşan kemiklerim
Belki gözyaşım buz olup donar ama
Sabah mecburi uyanışlar.
Bana saplanan yürek felçleri
Muzdarip olduğum haller durumlar
İçimde bir çiçek sulayacak var ise
Hayat boyu ve ahrette mutluluklar.
Kahretmek küfretmek istiyorum bazınıza
Ama ne mümkün ki arada uzaklıklar
Şayet ahrete varabilirsem mustafa sancağıyla
Dikeceğim yer sizin gibi ölü yaratıklar
2 Ekim 2011 Pazar
MERKEZKAÇ
Yaşam denilen kültürün odağında ama korumalı bir konumda yazılar yazıyorum. Diğer yaşamları yazılarıma harç ediyorum, kendi yaşantım ile terbiye ederek.
Evrenselim ama; evrensel olma odağımdaki bileşenler Din-Felsefe-Tanrı sevgisi ve insanlık onuru.
Geçen bir yazışmamda nur isimli bir "insan"dan şöyle bir takdir aldım: -Okyanus Yürekli.
Yani her abartılı nitelemede olduğu gibi, yani her hayranlık buharının yağmura dönüşmesi gibi.
Son zamanlarda olduğu üzre, yazıyı fazla uzatmadan söylemek istediğim: -Yüreğinde deniz besleyen her kişi ile suyun çekim kuvveti kanununa göre kardeş ve yarenim. Ama bu merkezkaç kuvveti yada çekim; beni asla yörüngemden çıkartmaz. Yüreğimde su saklayabildiğim sürece bu düzende konum sahibi olacağım.
Su damlaya deniz okyanusa kavuşmak istediği sürece yazılarım sürecek.
Bir garip mustafa var diyen serin yüreklere kalpten selam.
Kurumuşlara ise bulut dilerim.
Evrenselim ama; evrensel olma odağımdaki bileşenler Din-Felsefe-Tanrı sevgisi ve insanlık onuru.
Geçen bir yazışmamda nur isimli bir "insan"dan şöyle bir takdir aldım: -Okyanus Yürekli.
Yani her abartılı nitelemede olduğu gibi, yani her hayranlık buharının yağmura dönüşmesi gibi.
Son zamanlarda olduğu üzre, yazıyı fazla uzatmadan söylemek istediğim: -Yüreğinde deniz besleyen her kişi ile suyun çekim kuvveti kanununa göre kardeş ve yarenim. Ama bu merkezkaç kuvveti yada çekim; beni asla yörüngemden çıkartmaz. Yüreğimde su saklayabildiğim sürece bu düzende konum sahibi olacağım.
Su damlaya deniz okyanusa kavuşmak istediği sürece yazılarım sürecek.
Bir garip mustafa var diyen serin yüreklere kalpten selam.
Kurumuşlara ise bulut dilerim.
1 Ekim 2011 Cumartesi
ABARTILAR
1 gram bal için 5 çiçek gezen bal arılarına ne demeli bizlerin yaptığı abartıların yanında?
Hayatımızda ameliyyenin yerini abartılar almış. Gözle görünmeyen herşeyi abartarak, bütün söylemlerimize renk ve derece katmaya çalışıyoruz.
Sanırım "inanılan" değilde, beğenilen bu.
Öyle bir ağlıyoruz ki, vucudumuzdaki 22 litre su kuruyana kadar.
Öyle bir aşık oluyoruz ki, varlığımızı harcamaktan geri kalmayacak kadar.
Öyle bir çalışıyoruz ki, adeta dünyada yapılacak birşey kalmayacak.
Öyle bir sevişiyoruz ki, dünyanın neslini devam ettirecek bütün enerji boşa gidiyor.
Ben gülüyorum sadece, öyle bir gülüyorum ki, karın kaslarım eriyor.
Hayatımızda ameliyyenin yerini abartılar almış. Gözle görünmeyen herşeyi abartarak, bütün söylemlerimize renk ve derece katmaya çalışıyoruz.
Sanırım "inanılan" değilde, beğenilen bu.
Öyle bir ağlıyoruz ki, vucudumuzdaki 22 litre su kuruyana kadar.
Öyle bir aşık oluyoruz ki, varlığımızı harcamaktan geri kalmayacak kadar.
Öyle bir çalışıyoruz ki, adeta dünyada yapılacak birşey kalmayacak.
Öyle bir sevişiyoruz ki, dünyanın neslini devam ettirecek bütün enerji boşa gidiyor.
Ben gülüyorum sadece, öyle bir gülüyorum ki, karın kaslarım eriyor.
26 Eylül 2011 Pazartesi
DAR VAKİTLER
Ayışığı solumakta yüreğim, güneşin uzun günleri sinemi yakar da yakar.
Bir ciğerin kapasitesini darlandıran aşk üçgenleridir zamanda kalıcı olan, onların heyecanı dili açar gönlü açar bahtı açar.
Ama tehlikelidir bu okyanuslar, suyun altını göremeyenler için, apaçık tehlikedir.
Ne kadar uzmanı olsanda aşkın, göz suda kırılır, göz suda bulanıklaşır.
Pişmanı olmaktansa aşkın, balık gözlü olmak iyidir, ve balıklar çarçabuk unutur.
Fazla söz suyu ayrıca bulandırır.
Bir ciğerin kapasitesini darlandıran aşk üçgenleridir zamanda kalıcı olan, onların heyecanı dili açar gönlü açar bahtı açar.
Ama tehlikelidir bu okyanuslar, suyun altını göremeyenler için, apaçık tehlikedir.
Ne kadar uzmanı olsanda aşkın, göz suda kırılır, göz suda bulanıklaşır.
Pişmanı olmaktansa aşkın, balık gözlü olmak iyidir, ve balıklar çarçabuk unutur.
Fazla söz suyu ayrıca bulandırır.
15 Eylül 2011 Perşembe
KENAR SÜSÜ
Tavanaramda saklı bir hikayen var bende.
Hayal edişi bile neşelendirici.
Ben bilmeden senin müptelan,
Ümit saçan bir ışık gibi
Sızarak taşan rüyalarımdan.
İçine kemiren bir şey var diyorsun
Ama sen yarattın onu
Kendi malını bilmez mi insan
Hele ki senin gibi
Bir neşeli orman perisi.
Evet fahişe dünya, evet gelip geçici
Ama darlanmaya gelmeyecek kadar ufak
Güneş hepimiz için doğar ya,
Bir beyaz sayfaya yazacağız adımızı.
Kenar süsü yaşam sevincimiz olacak.
Şimdi sıra sende kenar mahalle güzeli,
Adın ister ayşe olsun ister nazlı
Üstünde güneş batmayan okyanuslar gibi ol
Kenarlarından tutmaya başla o dünyayı
Kenar süsün ya pet şişeler yada ben belki.
Şimdi hiçbişey bilmeyen bilgiçliğin ile (!)
Bana teselli vermek için yazmış dersin.
Ne de çok bilmişsin cahilliğin perisi
Sen ömrünü en güzelinden yaşa, benim safsalağım.
Ömrüne ömür biçmek sadece onun bildiği bişi.
Hayal edişi bile neşelendirici.
Ben bilmeden senin müptelan,
Ümit saçan bir ışık gibi
Sızarak taşan rüyalarımdan.
İçine kemiren bir şey var diyorsun
Ama sen yarattın onu
Kendi malını bilmez mi insan
Hele ki senin gibi
Bir neşeli orman perisi.
Evet fahişe dünya, evet gelip geçici
Ama darlanmaya gelmeyecek kadar ufak
Güneş hepimiz için doğar ya,
Bir beyaz sayfaya yazacağız adımızı.
Kenar süsü yaşam sevincimiz olacak.
Şimdi sıra sende kenar mahalle güzeli,
Adın ister ayşe olsun ister nazlı
Üstünde güneş batmayan okyanuslar gibi ol
Kenarlarından tutmaya başla o dünyayı
Kenar süsün ya pet şişeler yada ben belki.
Şimdi hiçbişey bilmeyen bilgiçliğin ile (!)
Bana teselli vermek için yazmış dersin.
Ne de çok bilmişsin cahilliğin perisi
Sen ömrünü en güzelinden yaşa, benim safsalağım.
Ömrüne ömür biçmek sadece onun bildiği bişi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)