30 Haziran 2009 Salı

Yarı İnsan Yarı Hayvan Bazlı Sorular

Sevgili Haydar DÜMEN,

14 yaşındayım, kız arkadaşım benden 28 yaş büyük. Onunla günde 23 kez beraber oluyoruz. O herseferinde orgamz olduğunu söylüyor, ben ise orgamz olamıyorum. Bu derslerime olumsuz yansıdı. Özellikle Matematik dersime. Bir de sınıfımdaki kızlarla arkadaşlık yapmak için ne zaman kızlar tuvaletine gitsem, beni reddediyorlar. Bu ilerde cinsel hayatıma nasıl yansır. ( rumuz: Don kişot )

Sevgili Don kişot, oğlum, bi kere cinsel istismar altındasın. Günlük birliktelik sayını kademeli olarak 20 ve altına indir. Erkek olması şartıyla bir özel matematik hocası tutsun sana baban. Birde resim dersi hocanız senin fırçaya bir baksın. Kızlarla iletişimin adresi ise boğaz kenarı diskoları ve etiler, aksaray gibi semtlerdir, kapıdaki fedailere, içerde karı var mı de, ağzını burnunu dağıtsınlar, sende derslerini düzeltirsin.

Sayın Dümen, yaşım 24. Benim cinsel isteğim pek yok, daha çok ssk müfettişlerine ilgi duyuyorum, duymuyorum arası, birde geçen gittiğim bankadaki görevli bayanın gömleğinin bir düğmesi açıktı. Açıkçası tuvalete işemek için bile gitmek içimden gelmiyor. ( rumuz: aktif volkan )

Sevgili evladım, hangi hayvanat bahçesine gittiysen, herhalde panda ayısının yanında çok kaldın. Bir diğer sebep ise; kadın programlarını çok seyrediyorsan, hetorojen seviyen düşmüş, homorojen seviyen artmış olabilir. Sana benim zamanımın en ateşli kadını olan Havalı Deniz babaanneni (kerane 4 numara, Karaköy) öneriyorum. Ne varsa eskilerde var.

Sevgili Haydar ABİ,

Abi benin denisimin boyu 54 sentim. Geçende kemik ölçümü yaptırdım, normal çıktı, birde errekson halinde yaptırayımmı, hemşireler yardımcı olurmu, etik midir haydar ağam?
( Rumuz: Golden GATE )

Sevgili kardeşim. Altı parmak, üç böbrek, dört dalak duydum ama, üç bacak ilk defa görüyorum. Bence doğru Atletizm Federasyonuna git, koşu testine katıl, ülkene kazandıracağın madalyaları, bana getir, duvarıma asarım.

Sayın Haydar Bey,

Bugüne kadar her pozisyonu denedik eşimle, ama hamile kalamadı 5 senedir. Bir haftalığına Bodruma arkadaşını görmeye gitti. Geldiğinde hamile kalmış. Çocuğun adını Fatih mi, Aydın mı, koyalım diye tartışıyoruz. Çocuğumuzun adı ne olsun? ( Rumuz: Fatih olsun )

Sevgili baba adayı beyfendi. Sizi ve karınızı tebrik ederim. Çocuğunuzun adını ben koydum bile: Cevat Şakir. Yani bodrum balıkçısı varya edebiyatımızda.

29 Haziran 2009 Pazartesi

PORNO PLATOSU

( Öncelikle bu sütunlara yazı yazan arkadaşlarımdan bir konuda özür dilemek istiyorum, bunun sebebi benim denemeler tarzım biraz farklı. Kendilerinin yazılarını beğenmek ile birlikte, içerik olarak; genellikle hüzün, uzun iç yolculukları, ve yaşanmış aşkların tezahürü var. Zaten özrü'mün sebebi, farklı olmam değil, farklı olmamı benimsemekte kendilerine sıkıntı verebileceğimdir. Kovarsanız da anlayışla giderim, sadece arkama bakmam. )

Porno Platosu.

Zaman: Bilinmiyor.
Mekan - isimler -oyuncular - şirket: Hiçbiri bilinmiyor.

Önyazı: Bizler; erkek ve kadın, seyrettiğimiz pornovizyonlarda sadece kamera önüne odaklanırız, işin mutfağı ile ilgilenmeyiz, aynen suç işleyeceğimiz bir yerin duvarının boyası ne renk, hiç bir önemi olmadığı gibi.

Pornografide, ruh esas değildir, aksiyon esastır ve bizim cinsel doluluğumuzun harekete geçmesi. Adeta içi cerahat dolu bir şişliğin, iğne batırılarak boşaltılmasına benzer. İşe doktor, ilaç, tedavi bulaşmaz. Pornovizyon burada "iğne" vazifesi görür. Alışkanlık halinde enfeksiyona yol açar. Duygu denilen boşluğumuza cerahat doldurarak, iğneye yönelişimiz artar. Ve şuna emin olun, şirketlerin yön. kur. başkanları, bakanlar, sosyetenin gülleri, erişilmez sanatçılar, ve elit namına bildiğiniz kim varsa, ve eğer duygu boşluğu yaşıyorlarsa, porno denizinde bir olta ile dolaşmaktadır, aynen sizin dolaştığınız gibi, sizin denizinizde.

Porno sektörü, 80'lerdeki, yani bildiğiniz meşhur 80'lerdeki, üç dakikalık ruhsuz klip formatından çıkarak, biraz daha kurumsallaştı. Artık, aksiyon öncesi, önsevişmeler, aktrisle yapılan kısa röportajlar, prodüksiyonda emeği geçenler, azdırıcı ve azmettirici seks oyunları v.s gibi önlemlerle, klasik pazarlamadaki "imaj" kaygısı ön planda. Zira artık porno müdaviminin tercihleri, belli yönetmen ve aktrislere, hatta artistlere, belli ekol ve ülkelere yönelik hale geldi. Biraz biraz kamera arkasını tahmin edebilmeye başladık. Eskiden seyrettiğimiz filmlerde, kadın genellikle fahişelik mesleğine kayıtlıydı, erkek ise jigol'dü. Büyük bölümü ilaç ve madde bağımlısı durumundaydı. Ek iş olarak gösteride bulunuyorlarken, şimdi porno starlığı müessesesi tamamen, sektör içi yapılanma durumunda, tek yaptıkları iş, porno starı gündüz işini çekerken, akşam ev hanımı veya babası olarak sosyal rollerini yerine getiriyorlar, hatta çocukları, hatta seks hayatları bile var.

Birde pornocu hayat yaşayan, kamerası kendi gözleri olan porno master'lar, sizden de reel sektör olarak bahsetmek mümkün.

28 Haziran 2009 Pazar

KANAMALI BİR EVREN İÇİN ACİL KAN

Fırsatlar dünyasındanız, beş leşiniz varsa, siz onların üzerine çıkarak daha yukarıdan dağıtılan şekerleri kapabilirsiniz.

Çüksi yaşşatır seni, çüksi yaşşatır seni. Hergün içmekten miden asit köpüğünden kauçuk olunca onbin lira kazanabilirsiniz diyecektim, yok kapağın denasındaki şifreyi 3131 e 31 mesaj çekerseniz.

( Birileri seni böyle döner şişine takacağını hesaplamış ya, döne döne girecek. )

Ay, ne kaddar güzelsiniz sayın konuklarım, hepiniz canlı cıvıl cıvıl, programımı neşelendirdiniz, programda konuğum Azrail, en iyi hopteks yapan Necla teyzenin canını alacak, onun emekli aylığınada 31 kere 31 e sms atan sahip olma şansını yakalayacak Allah izin verirse, hadi sarılın telefonların zücküne.

Şimdi imamın peşinde gezdiği Nuri dede ile pamuğu sıydırmaya çalıştığı Hatice Nine, evlilik programımıza konuk. Bunları buraya gönderten piçkurusu torunları, her ikisinde varlıklı sanıyorlarmış, hangisi önce geberirse, evlendikten sonra tabi, malı mülkü bir tarafa kalır diye hesap etmişler, ama evlilikte keramet vardır ya, her ikisinin malları mülkleri ancak 1 mezar almaya yetiyor.

Ben de bunların üzerinden ayda görünen 150 milyar, reklamlardan 150 milyar, ve boğaz diskolarında her akşam sabaha kadar günlük koca buluyorum, kokostarı da çekince, evlenmeme gerek kalmıyor.

Çok güzel hareketler bunlar, dübürübbüp büüü.

Alkışlayın nasıl olsa gişede maaşlarınızı bozdurdunuz, alkışlamayanın türbesine kafam girsin, bir an önce gidin de yenileriniz gelsin, bu amatör çoluk çocuğun üstünden bire 200 kazandım, sizi sermayenize satarım ulan, Hakkaride fotokopinizi çekerim, itiraz eden varsa, çok güzel kayarım lann. Ben sizin bana ne kadar kazandıracağınız ihtimalini sevdim...

Kadın Kolaj Çalışması

Kolaj; Bir anlam bütününü oluşturan parça ve nitelikleri yanyana getirme çalışması..

( İsimlere takılmayın, isimler benden ama olaylar doğru )

Güzellikse, otomobil fuarındaki Çekoslavak manken Tara, gördüğüm en güzel kadın.

Sahip çıkma, bir zamanlar beraber çalıştığım Nida, kendini benim için köprüden atacak kadar.

Zeka ise, 8 yıl arkadaşlık yaptığım Zeyno, zekası zamanımızdan ilerde ama huyları tam tersi.

Oyunculukta, 2 ay çıktığım Mehtap, hem bir melek hemde bir şeytanı oynayabilecek kadar.

Vefada, üniversite arkadaşım Sezen, Askerlikte sigara paramı düşünecek kadar.

Samimiyette, mahalleden tanıdığım Nilay, beni sevdiğini, ama aşkın imkansız olduğunu söyledi.

Paylaşımda, eski işyerimden Nebile, yatak sırlarından, geçmişine kadar sohbetimizden.

Otoritede, öğretmenim Figen Hanım, hiçbir kadının olmadığı kadar,

Mantık konusunda; okul arkadaşım Nevbahar, kendisine olan hislerimde yalancı olduğumu anlattığı için,


İstikrarda okuldan Şebnem, yıllar sonra bile bana ilk bakışındaki hissi verdiği için.

Hayallerimde Leyla, hayallerimin kadını olabilmeyi bunca yıl sonra bile başarabildiği için.

İdeallerimde, sanatçı Nazan, ülkeye neşe getirdiği için, ve ona birgün kavuşacağım için,

Arzularımda; latin kökenli Allice, dünyayı ateşle verecek kadın.

Ulaşılmazlıkta; Hande, ilk aşkın asla ulaşılamayacağını kanıtladığı için.

Sevimlilikte, mahallemden Dilara, hayatı ciddiye almadan hayatı ciddiye aldığı için.

Manada, eski direktörüm Canan, arayışın manasını yüzünde barındırdığı için,

Gizemlilikte; okuldaki o kız, nereye yetişmek için hızlıca yürüdüğünü anlayamadığım için.

Sıradışılıkta, tatilde tanıştığım Zuhal, ruhikizim olduğunu sandığım anda tatilini bitirdiği için.

Hassaslıkta, müşterim İclal, ruhumun resmini görünce araya mesafe koyduğu için.

Delikanlılıkta, patronun eski sekreteri Nuran, çocukken erkekleri dövdüğünü anlatmıştı, ve patron ona asıldığında işi bırakmıştı.

Gerçi oskar ödül töreni gibi oldu, ama sanırım biz erkekler bir kadından beklentilerimizde önce kendi geçmişimizi arıyoruz. Bulamadığımızı görünce de kolaya kaçarak, tek kriterimiz olan -bir an önce sevişip, kaçmak şeklinde hareket ediyoruz.

Buradan çıkarılacak sonuç kadınlar için tabi,

BİR ERKEK SİZİNLE SEVİŞİKTEN SONRA GÖRÜNMEZ OLUYORSA, ONA HAKSIZLIK ETMEYİN, SİZDEN DEĞİL GEÇMİŞİNDEN KAÇTIĞI İÇİNDİR.

27 Haziran 2009 Cumartesi

Kurtlar Vadisi "Tatil"

Ustaa,

Şu çilekli kapuçinoyu getiren kızın boğazını keseyim mi?

Nedenmiş o Memati?

E usta buz getirmemiş, racon mu kesicez kafamı usta.

Yok Memati yok, dur şu otelin sahibi gelsin de ifadesini alalım. Abdülheyy, müdürü çağır gelsin.

Telmannnn, gel buraya.

Buyrun Polat bey,

Telman sen ne yaptığını sanıyorsun, hem dün akşam ayak parmak masajı yapmaya masör kız göndermedin, hemde Mematinin buzu eksikmiş, biz burda bedava tatil yapmıyoruz, senin oteline ruhsat almak için belediye başkanını değiştirdik.

Usta, izin ver şu Telman'ın kafa derisini söküp KELMAN yapayım.

Affedersiniz bay Polat, masör kızlar yanlışlıkla güllü Erhan beyin odasına girmiş, o saatten beri haber yok. Buz konusuna gelince, Memati Buzları sizin limandan almaz isek, seni buza oturturum diye bizim şef garsonu tehdit etmiş.

Ee, Memati hem buz vermiyorsun, hem buz istiyorsun, adamın suçu yokmuş, devlete ciddiyet lazım dedikçe siz işi sulandırdığınız yetmezmiş gibi, işi buzlandırdınız.

Ne bileyim usta, dün akşam ceketin cebinde biraz eroin unutmuş bizim Gamze, boşa gitmesin dedik, hem benim kafam siyasete ermez, ne dediğimi ben biliyormuyum.

Tamam Telman, gidebilirsin, ama bi daha hizmette kusur görürsem, iki devlet tek millet anlamam, sıkarım kafana 6 yıldız birden.

İskender havuzbaşına iner:

Polatımmmm, az biraz sola kayda bizde bir havlu atalım, havuz hepimize yeter, yada Mamati'nin hayatını kaydırayım, biraz konuşalım.

Usta izin ver, şu iskenderin şortunu indireyim, görelim büyükmü, küçükmüymüş.

Dur Memati dur, onunda sırası var, devlette hıyararşi esastır.

Bak Polatımmm, şu senin Eranın varya, beni vuran, masajcı rus kızlar talimatımı bekliyor,

Başbakanı vurduğun, paşaları vurduğun yetmiyormuş gibi, Erhandan ne istiyorsun, tek kolunu aldın zaten, adam tekkolla tektabanca gönlünce rus sevsin, bu mutluluğu ona neden çok görüyorsun?

Dinle Polatımmm, benim Eranla Meranla işim olmaz

İsssskender, beni çıldırtma, ne istiyorsun?

Bak Polatımmmm, hani şu kaldırdığın 150 daire varya, dizi sayesinde aldığın,

Evet İskender,

Hani diyorum, şunları benim emlakçı satsada, devlete fırsat eşitliği getirsek, ne dersin?

Yapmazsam naaparsın,

Senin şu yeni evlendiğin kız varya, Hatice, ona mayo giydirdim, sarı peruk takıp, ağzını bantladım, Eranın kapısında bekletiyorum, eee dost kurşunu anlatabildim mi?

Hah haaa, İskender yanıldın, bu sefer faka bastın, Hatice senin kızın, özbeöz kızın.

Yalan söylüyorsun Polatım, devletin yalanla dolanla işi olmaz.

Valla iki kişinin bildiği sır, sır değildir, devlette paylaşım esastır, durma gönder.

Yine beni yendin Polatımmmm.

Aha şu karşıdan gelenler kibritçi takımı değil mi? Abdüley, yangın söndürü bul çabuk.

Şefikkkk, bu Polat nedir?

Istakoz ağam.

Ne yapılır?

Kaynamış suya canlı canlı atılır, hafif ateşte yarım saat kaynatılır ağam. Arzu edilirse maydanoz eklenir.

Bana bak, kibritle oynama, bi kaza olur, sonra o kibritin yapıldığı ağacı senin....

26 Haziran 2009 Cuma

Su, aş, döşek

Edebiyat yolculuğumda, uzayan kum tepeleri, küçük gözüken devasa yokuşlar arasında bir arkadaş beni kervansarayında ağırlamış, yaz(g)ılarımı beğendiğini söylemiş, yazarak mutlu olduğu şeklinde bir not bırakmış. Sağolsun, şu kavurucu günlerimde bana rüzgar oldu, varolsun.

Ona teknik olarak cevap veremedim ama, eğer tek okuyucusu ben olsaydım, bu küçük notu ile bende yüzmilyon sattığını bilmesini isterim. Teşekkürler sevgili C.S. nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan...

Madem böyle bir teşekkürname aldım, yazabilmenin birkaç ayrıntısını paylaşmak niyetindeyim.

Önce kim olarak yazmak gerektiğine karar vermek, bu şahsiyete bir çizgi belirlemek, ve su gibi olabilmek gerekiyor. Yani su olduktan sonra yolu bulmak kolay ama su gibi olabilmek durumunda en küçük ayrıntıların bile arasından geçebilmek gerekiyor.

Zaman zaman taşmak,
zaman zaman sızmak,
zaman zaman yağmur olup yağmak,
zaman zaman elektriğe kontak yaptırmak,
zaman zaman serinletmek
zaman zaman tarlaları yaşatmak,
zaman zaman eğlendirmek,
zaman zaman her amaca hizmet etmek,
zaman zaman filmlere konu olmak,
zaman zaman gücünü göstermek,

ve zamanında buhar olup gitmek...

mustafamehir@hotmail.com

Dünya Tarihinin Kahramanı MICHAEL JACKSON

Ve dünya süperstarın ışığından mahrum. Kalabalıkların yalnızı Michael, ışıkların ardındaki dramına sonsuza kadar gömüldü ve evren onun eksikliğini hissedecek.

Bugün yaşayan 30 yaş üstü kimse bu adamın yaşamındaki varlığını inkar edemez.

Öyle büyük fırtınalar estirdi, bir dönmemde öyle zirvelere tırmandı ki, onun Nasa ile bağlantısını bile sorgulayanlar oldu. Rakamlar yalan söylemez. Dünya Tarihinin,

En çok satan albümleri
En çok taklit edilen insanı
En çok benimsenen insanı Michael JACKSON'du.

İnsanla ilah arası bir varlıktı, ya öyle sunuluyordu yada öyleydi.

Mahallemizdeydi. Kızları tavlamanın tek esprisi ne kadar Michael olabildiğimizdi.

Amerikan rüyasının baş aktörüydü. Ne yapsa kapışılacak tek insandı.

Popülaritesini yitirmeye başladığında bile, eski eşyalarını satmaya yeltenmedi. Şahsına münhasır derlerya, yaptığı bütün acayiplikler, zirveyi terketmeme inadındandı. Acımasızca, hatta alçakça eleştiriliyordu. Amerikan kültürünü yaymakla görevli ajan olarak bile paramparça edildi.

Öyle bir zirveyi test ettiki, bugün uzay araçları bile bu kadar yükseğe çıkamaz. Ardında yüzlerce imaj yapıcı ile dolaşarak kendini üstün gösterme çabası ile suçlandı. Oysa hiçbir rüzgar ve destek bir adamı bu kadar müstesna yapamaz.

Hiçbir sözümde abartı yok, maykılın buna ihtiyacı da yok.

Yattığın yer huzurla dolsun, müziğin ve hatıran bizle yaşayacak.

Micahel için üç kere

SAĞOL SAĞOL SAĞOL