Mustafa Sinan MEHİR
4 Kasım 2026 Çarşamba
Vurgunun Anatomisi
Adli tıp düşünce kurumu gibisinden analizler yapacağım. Kabahat altın olsa kimse üzerine almazmış ama burada kabahat bir vücud organı olmuş, akapa komününe yerleşmiş. Temel hastalık nereden çıktı analizinde Reisin hastalıklı bir paranoyası olan benmerkezcilik var virüsün kaynağı olan. Hiçkimseyi kendine ortak koşmaz, sadece yolumu temizleyeceksiniz ve size yağan nimetleri minnetle kabul edeceksiniz. Bir fikir, bir tavsiye, bir analiz yaparsanız reise, haddiniz bildirilecek ve kendi işinize bakmanız söylenecek. Haliyle bu bastırma anlayışında fikirler civa gibi yerinde durmayan bir atılım yaparak, madem bana uslu durup zenginleşmem söyleniyor, ben de sınırsız zenginleşerek bu bastırılma cezasını millete ödetirim fikri zıpladı pire gibi. Ve akp altın çocukları birer tayyipçiğe dönüştü, ahlak nizam korku duvarları tuzla buz oldu. Adalet kendine düşmanlar yarattı, bu korumalı iklimde öylesine azdılar ki, iş çığrından çıktı, devletin bütün yetkilerini hoyratça kullanır oldular. Ne yargı ne kanun dinlediler, çünkü hepsi kan bağı, parti bağı, liyakatsizlik ağı ile çevrelenmişlerdi. Ve reis artık bazı şeyleri geri isteme dönemine girince, melih, binali, ve diğer servet birikimcilerden, bir çarkın sona ereceği hissiyle birikmiş basınç birkaç yerden püskürmeye başladı, büyük infilak ses veriyordu, emekli memur esnaf borç batağı ve sınırsız zenginlik arasındaki görüntü siyahla beyazın dışavurumu oldu. Aslında siyaset kitaplarına girecek bir ikilemde yaşıyoruz, 28 yaşında 4 süper yat 6 araba, 10 villa sahibi olup, 4 milyar lirayı ( bilinen ) yurtdışına kaçıran velet zeytinburnu gençlik teşkilatında ise, siz bu piramidin daha üstüne çıkarsanız, düşünürken bile başınız dönecektir. Hastalık böyle yayıldı, ama Atatürk haklı çıkacak, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak, çünkü virüse tedbir almadık, virüs kendi kendini yoketmeye çalışıyor...
28 Ekim 2026 Çarşamba
Melek misin?
Hayatımdaki kadınlar diye başlayan ve koleksiyon mantığıyla macera düzen bir hovarda değilim ne mutlu. Ama geçmişime baktığımda haksızlıklar listemde bakırköylü Melek'te vardır. Öströgen çağımda değil de keşke hayatın adam eylediği zamanlarda tanışsaydık, ama kader ne derse o diyeceğiz. Ben nişantaş mahallelerinde top peşinde büyümüş bir haylaz, melek ise bakırköyün apartıman sosyalizminde şekillenmiş bir yumurta. O beni beğenirdi ama hiç bir zaman seviyesini sulandırmadı. Ben ise onu düzgün ciddi ve kalıpsal bulurdum. Çünkü üniversite ingilizce hazırlık sınıfları tam bir karma oluşumdu, farklı fakülteleri kazananlar aynı sınıflarda ilk boğaziçi tadımlarında birlikteydik. Neticede ben daha sosyetik, daha macera vaadeden, daha çocuksu oyunlar oynayabileceğim kızların peşinde avareyi muallim oldum. Yıllar sonra bir gün beyoğlunda bir grubun içinde meleği gördüm, arkasından seslendim, geri döndü ve Ben Melek değilim dedi, yanına geldim öptüm yanağından ve -ne yani kişilik karmaşası mı yaşıyorsun diye, geçmiş yıllardaki dalgacılığıma devam ettim. Oysa evet, melek değil, ikiz kardeşi, tek yumurta. Dedim ya yumurta. İşte böyle bir şımarıklıktı benimki, ama itiraf ettim ya belki günahım tekrar incelenir istinafta.
24 Ekim 2026 Cumartesi
Wifi bağımlısı Zengin Çocukları
Zengin çocuklarının hakkına biraz fazla girsemde, genel bir embesilleşmenin en çok etkisini gösterdiği kitle varlıklı ailelerin elektronik dijital bağımlısı hayalet çocukları. Daha çok erkek çocuklar, kız çocuklar biraz daha hayatın içinde. Bu çocuk, ergen yada ileri ergenlerle ilk karşılaştığınızda, sizin varlık sebebinizi sorarcasına bakışlarını görebilirsiniz. Size ayırdığı zaman wifiden mahrum kaldığı zaman onlara göre. İster oyun, ister simbiyotik internet tarikatı veya bahis bağımlısı olsun, bu çocukların kaderi fakir akranlarına benziyor. Fakir aile eti senin kemiği benim diye işyerlerine çocuk bırakırlarken, zengin aile çocuğunu internete ruhu senin, gerisi senin şeklinde bırakıyor. Okul saldırılarına geçiş yapmaya çalışmıyorum, sosyal mesaj derdim yok, sadece zombileri filmlerde değil hayatın içinde bulduğumu söylüyorum. Sizden gelecek tavsiye, hikaye, hatta jestlere bile kapalı bir ruh hali, haliyle dine, Allaha, inanca tamamen kapalılar, manevi değer deyince seks tatmini olarak anlıyorlar beyin işlemcisinde. İnternet onlara herşeyin en keyiflisini, zirvesini, gerçeküstü zevki getiriyor, haliyle gerçek hayata tepkileri ile "oha" oluyorlar, geriye dönüp konfor dünyalarına erkenden dönüyorlar. Buraya kadar anlattığım sembolik tanılardı, şimdi ne yaparak bu ruh hastası gençliğe katkılı olabiliriz diye düşünmek lazım. Öncelikle efendilerinin ele geçirilmesi gerekiyor, internet ne zaman ki onların sahte tanrısı olduğunu itiraf ederse, yüzde 5 gibi bir beyin kurtarılabilir. Bir survivor adası kurgulanabilir, ve hayatta kalma zorlaması ile bir yüzde 5 in de geri gelmesi olası. Sosyal medyacı gençlere yönelik olarak, onlara ayna tutan yaklaşımlar, yani sosyal medyanın bir ayna görüntüsü olduğu ve tek gerçeğin yaşam döngüsünde ne yaptıklarının önemi beyinlerine işlenebilir. Yüzde 5 daha kurtarabiliriz. İleri derece ruhu kirlenmiş gençler için kolombiya hapishanesi ortamı gayet yararlı olur, bacağına yer bulmak için parmaklıktan dışarı çıkartman, yatacak yer bulamadığın için ayakta uyuyabilmen, ayda bir kere banyo yapman için içme suyundan tasarruf etmen, bir böcek yiyebilmek için böcek avcılığı konusunda uzmanlaşman, fare yakalamak için farelerin cinsel haberleşme tekniklerinde taklitsel gelişim cinsinden yöntemler. Yıkanma konusunu şöyle de alternatifleyebiliriz, yere arap sabunu döküp, itfaiye hortumu ile soğuk sulama. Elbette bir de birbirlerine zarar vermemeleri için kendi aralarında bir dokunulmazlık hukuku, bir nevi güçler ayrılığı sistemi de gelişecektir. Bu yolla da yüzde 10 genci insana dönüştürebiliriz. Sporun iyileştirici etkisi de işe yarar. Bir kelepçe takıyoruz gence. 10 km yürüyüşe 10 dakika, 100 şınava 1 dakika, 5 km koşuya 7 dakika internete girme süresi verilebilir. Yüzde 1 daha kurtulur bu yolla. Evet ne yapsam da tamamını kurtaramadım, siz en iyisi cinsel sikişirken hamile kalmamaya çalışın, yoksa bu gidişle doğan çocuğunuz sizi kolombiya tatiline gönderecek, bu yolun sonu lağımköy.
22 Ekim 2026 Perşembe
Karşı Strateji
Ak parti kavmi sonunda halk tvyi de bünyesine kattı. Zulüm perdesinin sembol bir hamlesi de diyebiliriz. Ama şimdiye kadar yapılanlar baz alındığında asla şaşırtacak bir gelişme değil bu. Zıdı vıdı akp kronolojik eleştirisi yapacak değilim. Bırakın o işi boşboğazlara. Akp neye güvenerek bu ileri darbeleri yapıyor, onu düşünelim. Önce iyimser madde gelsin. Türkiyeyi yok edecek bir güç var ve bu güç odağıyla anlaşarak ülkemizin ömrünü uzattı diyelim. Bu yüzden çocukları öldürülmesin diye bedenini satan anne olsun ak parti. Yani korumacı orospuluk davranışı yapsın. Ama şunu unutmamalı, işi bitince sıra çocuklara gelir doğa kanununa göre. Bir diğer seçenek te ak parti kavminin kavimler göçüne hazırlanırken, yani servet transferleri ve gizli anlaşmalar ile ülkeden kaçışa hazırlanması. Bu tehlikeli bir yol ak parti kavmi için, zira Gizli Türk teşkilatı onları bulur ve o serveti onlara yar etmez. Ve nihai seçenek, ak parti eceli gelen köpeğe dönüştü, işemedik duvar bırakmadı, insanların hayvansı davranışına geçiş yaptı. Bu durumda iç savaşı kurgulayanlar başarıya ulaşacak. İnşallah çok kısa sürede olur biter, minimum zararla kurtuluruz galibi belli olan bu çatışmadan, devrim kolay doğan bir çocuk olsaydı anaharcı kan olmazdı.
16 Ekim 2026 Cuma
Senin Anan Margareth Qualley mi?
Maslakta uzun film gösterisi suareleri var bitmek bilmeyen gecelerde, tek biletsiz müşterisi Mustafa. Siz tabi bilmezsiniz sabahlar nasıl olur da gelir. Ben de bu vaktimi dünya yıldızları ile geçiriyorum, bazıları isimli bazıları isimsiz. Ee, kaliteli zaman geçirme anlayışı da diyebilirsiniz. Başlıktaki Margareth ile bir filmde tanıştım, önceden bildiğim bir peri değildi kendisi. Ben aslında demi moore filmi diye başlattım filmi, konusal olarak; demi bir tv gym yıldızı, yaşlanınca biraz, kanal sahibi onu programdan azledip, yerine izleyicinin daha bir seks, enerji, görsellik istediği kadını görevlendirmek istiyor, demi bunu duyunca yıldız şoku yaşıyor, hastanelik oluyor, burada biri ( sadece biri ) ona bir ilaç seti yönlendirmesi yapıyor, tabi alınacak bir risk midir derseniz, değil ama demi bunu düşünüp düşündükten sonra uygulamaya geçiyor, tabi çırılçıplak bir banyoda gözlere banyo hesabı, ve geçici ölüyor, biraz sonra sırtından bir ayak bacak çıkıyor, ben sandım ki vücud mankeni kullandılar, ama bir bakıyorum, en saf haliyle, şaşkın çocuksu bakışlar ile Margareth, banyodaki aynanın buğusu silindiğinde. Ve bu sahne klasik sinema tarihine geçecek bir 10 dakika. Aynen bir midyenin içinde bulunma ihtimali olan inci misali. Film kalite olarak orta aşağı ama sahne yıldızlararası. Tabi bu film endeksli değil yazı. Margareth aslen bir sinema yıldızının kızı. Ama filmlerinde ortak bir kişisel özelliği var. Vücudunu, tazeliğini, sevgililik özelliğini, çıplaklık arzusunu sonuna kadar belli ediyor ve kullanıyor, yani senaryo artı margareth diyebilirim. Aslında zaman ötesi zekalı bir hatun. Tarihte en akılda kalan sinema yıldızı hatunların en saf çıplak halleriyle görsele işlendiğini biliyor. Ursula ablası gibi, Bo ablası gibi. Birgün abla olacağını biliyor o yüzden her filminde Margareth Qualley çıplak saflığını, pürüzsüz ve kusursuz fizik dersini almaya devam edeceğiz. Zaten pardon da ( burası komik olabilir) Demii moore'dan başka ne çıkabilirdi ki?
12 Ekim 2026 Pazartesi
Emekliler Çalışıyor Görüyor musunuz
Özellikle bugün gözüme çarptı, hamburgecide, saçları beyaz kül, göbeği miras emekli abi onion ringsleri tezgaha diziyordu. Diğer emekli abi starbakışın boş kahve kutularıyla kule yapmıştı. Bir de zamanları bitmiş olsa bile işyerlerinde gençler oturma oturumu yaparken çalışmak için terleyen emeklilikten kaçan emekliler var dizi dizi. Emekli maaşı fakirliğine düşmek istemeyen tür diyebiliriz. Soranlara ortaklaşa bir cevapları var, bir kenarda ölümü bekleyeceğime çalışıyorum diyecekler, ama gerçek gerçek farklı. Ölüm geldiğinde çalıştığın zamanı senden düşerek hesaplama yapmayacak. Ssk müfettişi mi ölüm meleği? Şimdi binlerce muamma ile dolu, anormallik liginde hindistanı bile geçtiğimiz bir ülkede emeklilerin çalışmak zorunda olmasını kim kulağına küpe takar ki? İşte bu da önemsenmeyen gelecek, emin olun gelecek.
8 Ekim 2026 Perşembe
Zamana Roket Atan Mekan: Levent Oto Sanayi
Tabiki bu oto sanayi ilk kurulduğunda adeta şehrin dışındaydı, orada çalışmak kariyer hayaliydi çoğu usta için. Rahmetli Menderes temel atmıştı. Babalar çocuklarını elinden tutarak güvenle çıraklığa götürürdü buraya. Çoğu içten Türk milliyetperveri için ailenin arabasının güvencesinin yanısıra mutluluk sebebiydi de. Zaman çeviricisi hepimizin kaderi, bu çark döndükçe önce şeklimiz, sonra iç organlarımız, ve nihayet karakter kişiliğimiz dönüşüyor. Haliyle L.O.S. ( not los angeles ) kendi otoevrenine, kendi ekosistemine bağlandı. Koperatifleşme, esnafın haklarını koruma, sanayiyi yutmak isteyen müteahit kapitalizmi ile mücadele, hükmet ve belediye saldırıları, mafya ilgisi ve baskısı, yani yüzlerce dönüşüm etkisini boşa çıkaran kahraman bir sanayi oldu LOS. Dikkatle bakarsanız, tam kalbinde minik bir park ve içinde kararmış bir Atatürk büstü var, evet Atatürk sanayinin kalbinde. Ayrıca içeride 50 yıldır duran patron usta parçacı kadrosu da mevcut, bunlar mekanın sanayileşmiş abileri, geçmişe selam duran muhafızlar. Birkaç pavyon var ekosistematik oluşum. Çok küçük dükkanında kamyonları yöneten parçacılar, onların patronlaşmış 2. nesli, kendilerini otoprofesör havasına sokmuş piçingalar, çok büyük dükkanlarda kirayı çıkarmaya çalışan emek karıncaları, zamana ayak uydurmayı reddetmiş ve geçmişin klasik arabalarına sabitlenmiş beklenticiler, yani kendi kaderini yoğuran bir LOS. Modern tarih müzesi benim için. Geçmişin mimarisi, aynen çocukluk dişlerimizin bu günkü dizilimi gibi. Elbette yolunuz düşecek, işiniz düşecek, ama kaderinin tuzaklarını düdüklemiş LOS geçmişin bu ağırlığıyla sizi de bir parça düdükleyecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)