Mustafa Sinan MEHİR
24 Ekim 2026 Cumartesi
Wifi bağımlısı Zengin Çocukları
Zengin çocuklarının hakkına biraz fazla girsemde, genel bir embesilleşmenin en çok etkisini gösterdiği kitle varlıklı ailelerin elektronik dijital bağımlısı hayalet çocukları. Daha çok erkek çocuklar, kız çocuklar biraz daha hayatın içinde. Bu çocuk, ergen yada ileri ergenlerle ilk karşılaştığınızda, sizin varlık sebebinizi sorarcasına bakışlarını görebilirsiniz. Size ayırdığı zaman wifiden mahrum kaldığı zaman onlara göre. İster oyun, ister simbiyotik internet tarikatı veya bahis bağımlısı olsun, bu çocukların kaderi fakir akranlarına benziyor. Fakir aile eti senin kemiği benim diye işyerlerine çocuk bırakırlarken, zengin aile çocuğunu internete ruhu senin, gerisi senin şeklinde bırakıyor. Okul saldırılarına geçiş yapmaya çalışmıyorum, sosyal mesaj derdim yok, sadece zombileri filmlerde değil hayatın içinde bulduğumu söylüyorum. Sizden gelecek tavsiye, hikaye, hatta jestlere bile kapalı bir ruh hali, haliyle dine, Allaha, inanca tamamen kapalılar, manevi değer deyince seks tatmini olarak anlıyorlar beyin işlemcisinde. İnternet onlara herşeyin en keyiflisini, zirvesini, gerçeküstü zevki getiriyor, haliyle gerçek hayata tepkileri ile "oha" oluyorlar, geriye dönüp konfor dünyalarına erkenden dönüyorlar. Buraya kadar anlattığım sembolik tanılardı, şimdi ne yaparak bu ruh hastası gençliğe katkılı olabiliriz diye düşünmek lazım. Öncelikle efendilerinin ele geçirilmesi gerekiyor, internet ne zaman ki onların sahte tanrısı olduğunu itiraf ederse, yüzde 5 gibi bir beyin kurtarılabilir. Bir survivor adası kurgulanabilir, ve hayatta kalma zorlaması ile bir yüzde 5 in de geri gelmesi olası. Sosyal medyacı gençlere yönelik olarak, onlara ayna tutan yaklaşımlar, yani sosyal medyanın bir ayna görüntüsü olduğu ve tek gerçeğin yaşam döngüsünde ne yaptıklarının önemi beyinlerine işlenebilir. Yüzde 5 daha kurtarabiliriz. İleri derece ruhu kirlenmiş gençler için kolombiya hapishanesi ortamı gayet yararlı olur, bacağına yer bulmak için parmaklıktan dışarı çıkartman, yatacak yer bulamadığın için ayakta uyuyabilmen, ayda bir kere banyo yapman için içme suyundan tasarruf etmen, bir böcek yiyebilmek için böcek avcılığı konusunda uzmanlaşman, fare yakalamak için farelerin cinsel haberleşme tekniklerinde taklitsel gelişim cinsinden yöntemler. Yıkanma konusunu şöyle de alternatifleyebiliriz, yere arap sabunu döküp, itfaiye hortumu ile soğuk sulama. Elbette bir de birbirlerine zarar vermemeleri için kendi aralarında bir dokunulmazlık hukuku, bir nevi güçler ayrılığı sistemi de gelişecektir. Bu yolla da yüzde 10 genci insana dönüştürebiliriz. Sporun iyileştirici etkisi de işe yarar. Bir kelepçe takıyoruz gence. 10 km yürüyüşe 10 dakika, 100 şınava 1 dakika, 5 km koşuya 7 dakika internete girme süresi verilebilir. Yüzde 1 daha kurtulur bu yolla. Evet ne yapsam da tamamını kurtaramadım, siz en iyisi cinsel sikişirken hamile kalmamaya çalışın, yoksa bu gidişle doğan çocuğunuz sizi kolombiya tatiline gönderecek, bu yolun sonu lağımköy.
22 Ekim 2026 Perşembe
Karşı Strateji
Ak parti kavmi sonunda halk tvyi de bünyesine kattı. Zulüm perdesinin sembol bir hamlesi de diyebiliriz. Ama şimdiye kadar yapılanlar baz alındığında asla şaşırtacak bir gelişme değil bu. Zıdı vıdı akp kronolojik eleştirisi yapacak değilim. Bırakın o işi boşboğazlara. Akp neye güvenerek bu ileri darbeleri yapıyor, onu düşünelim. Önce iyimser madde gelsin. Türkiyeyi yok edecek bir güç var ve bu güç odağıyla anlaşarak ülkemizin ömrünü uzattı diyelim. Bu yüzden çocukları öldürülmesin diye bedenini satan anne olsun ak parti. Yani korumacı orospuluk davranışı yapsın. Ama şunu unutmamalı, işi bitince sıra çocuklara gelir doğa kanununa göre. Bir diğer seçenek te ak parti kavminin kavimler göçüne hazırlanırken, yani servet transferleri ve gizli anlaşmalar ile ülkeden kaçışa hazırlanması. Bu tehlikeli bir yol ak parti kavmi için, zira Gizli Türk teşkilatı onları bulur ve o serveti onlara yar etmez. Ve nihai seçenek, ak parti eceli gelen köpeğe dönüştü, işemedik duvar bırakmadı, insanların hayvansı davranışına geçiş yaptı. Bu durumda iç savaşı kurgulayanlar başarıya ulaşacak. İnşallah çok kısa sürede olur biter, minimum zararla kurtuluruz galibi belli olan bu çatışmadan, devrim kolay doğan bir çocuk olsaydı anaharcı kan olmazdı.
16 Ekim 2026 Cuma
Senin Anan Margareth Qualley mi?
Maslakta uzun film gösterisi suareleri var bitmek bilmeyen gecelerde, tek biletsiz müşterisi Mustafa. Siz tabi bilmezsiniz sabahlar nasıl olur da gelir. Ben de bu vaktimi dünya yıldızları ile geçiriyorum, bazıları isimli bazıları isimsiz. Ee, kaliteli zaman geçirme anlayışı da diyebilirsiniz. Başlıktaki Margareth ile bir filmde tanıştım, önceden bildiğim bir peri değildi kendisi. Ben aslında demi moore filmi diye başlattım filmi, konusal olarak; demi bir tv gym yıldızı, yaşlanınca biraz, kanal sahibi onu programdan azledip, yerine izleyicinin daha bir seks, enerji, görsellik istediği kadını görevlendirmek istiyor, demi bunu duyunca yıldız şoku yaşıyor, hastanelik oluyor, burada biri ( sadece biri ) ona bir ilaç seti yönlendirmesi yapıyor, tabi alınacak bir risk midir derseniz, değil ama demi bunu düşünüp düşündükten sonra uygulamaya geçiyor, tabi çırılçıplak bir banyoda gözlere banyo hesabı, ve geçici ölüyor, biraz sonra sırtından bir ayak bacak çıkıyor, ben sandım ki vücud mankeni kullandılar, ama bir bakıyorum, en saf haliyle, şaşkın çocuksu bakışlar ile Margareth, banyodaki aynanın buğusu silindiğinde. Ve bu sahne klasik sinema tarihine geçecek bir 10 dakika. Aynen bir midyenin içinde bulunma ihtimali olan inci misali. Film kalite olarak orta aşağı ama sahne yıldızlararası. Tabi bu film endeksli değil yazı. Margareth aslen bir sinema yıldızının kızı. Ama filmlerinde ortak bir kişisel özelliği var. Vücudunu, tazeliğini, sevgililik özelliğini, çıplaklık arzusunu sonuna kadar belli ediyor ve kullanıyor, yani senaryo artı margareth diyebilirim. Aslında zaman ötesi zekalı bir hatun. Tarihte en akılda kalan sinema yıldızı hatunların en saf çıplak halleriyle görsele işlendiğini biliyor. Ursula ablası gibi, Bo ablası gibi. Birgün abla olacağını biliyor o yüzden her filminde Margareth Qualley çıplak saflığını, pürüzsüz ve kusursuz fizik dersini almaya devam edeceğiz. Zaten pardon da ( burası komik olabilir) Demii moore'dan başka ne çıkabilirdi ki?
12 Ekim 2026 Pazartesi
Emekliler Çalışıyor Görüyor musunuz
Özellikle bugün gözüme çarptı, hamburgecide, saçları beyaz kül, göbeği miras emekli abi onion ringsleri tezgaha diziyordu. Diğer emekli abi starbakışın boş kahve kutularıyla kule yapmıştı. Bir de zamanları bitmiş olsa bile işyerlerinde gençler oturma oturumu yaparken çalışmak için terleyen emeklilikten kaçan emekliler var dizi dizi. Emekli maaşı fakirliğine düşmek istemeyen tür diyebiliriz. Soranlara ortaklaşa bir cevapları var, bir kenarda ölümü bekleyeceğime çalışıyorum diyecekler, ama gerçek gerçek farklı. Ölüm geldiğinde çalıştığın zamanı senden düşerek hesaplama yapmayacak. Ssk müfettişi mi ölüm meleği? Şimdi binlerce muamma ile dolu, anormallik liginde hindistanı bile geçtiğimiz bir ülkede emeklilerin çalışmak zorunda olmasını kim kulağına küpe takar ki? İşte bu da önemsenmeyen gelecek, emin olun gelecek.
8 Ekim 2026 Perşembe
Zamana Roket Atan Mekan: Levent Oto Sanayi
Tabiki bu oto sanayi ilk kurulduğunda adeta şehrin dışındaydı, orada çalışmak kariyer hayaliydi çoğu usta için. Rahmetli Menderes temel atmıştı. Babalar çocuklarını elinden tutarak güvenle çıraklığa götürürdü buraya. Çoğu içten Türk milliyetperveri için ailenin arabasının güvencesinin yanısıra mutluluk sebebiydi de. Zaman çeviricisi hepimizin kaderi, bu çark döndükçe önce şeklimiz, sonra iç organlarımız, ve nihayet karakter kişiliğimiz dönüşüyor. Haliyle L.O.S. ( not los angeles ) kendi otoevrenine, kendi ekosistemine bağlandı. Koperatifleşme, esnafın haklarını koruma, sanayiyi yutmak isteyen müteahit kapitalizmi ile mücadele, hükmet ve belediye saldırıları, mafya ilgisi ve baskısı, yani yüzlerce dönüşüm etkisini boşa çıkaran kahraman bir sanayi oldu LOS. Dikkatle bakarsanız, tam kalbinde minik bir park ve içinde kararmış bir Atatürk büstü var, evet Atatürk sanayinin kalbinde. Ayrıca içeride 50 yıldır duran patron usta parçacı kadrosu da mevcut, bunlar mekanın sanayileşmiş abileri, geçmişe selam duran muhafızlar. Birkaç pavyon var ekosistematik oluşum. Çok küçük dükkanında kamyonları yöneten parçacılar, onların patronlaşmış 2. nesli, kendilerini otoprofesör havasına sokmuş piçingalar, çok büyük dükkanlarda kirayı çıkarmaya çalışan emek karıncaları, zamana ayak uydurmayı reddetmiş ve geçmişin klasik arabalarına sabitlenmiş beklenticiler, yani kendi kaderini yoğuran bir LOS. Modern tarih müzesi benim için. Geçmişin mimarisi, aynen çocukluk dişlerimizin bu günkü dizilimi gibi. Elbette yolunuz düşecek, işiniz düşecek, ama kaderinin tuzaklarını düdüklemiş LOS geçmişin bu ağırlığıyla sizi de bir parça düdükleyecek.
7 Ekim 2026 Çarşamba
Ömer ile Osman tatilde
--Ulann Ömer götü, ben karıya 10 milyar yalan söyledim Akapa kampı diye, sen gece balkondan kaçmışsın ulan grayderle, hay sikin kurusun, Adanada senden başka yarak yokmu, ben yarak değil miyim?
--Osman abi, beni de kandırdı bu dış güçler, reis bodruma geldi seni soruyor diye watsap mesajı geldi, ben de seni uyandırmamak için balkondan uzadım, meğerse fatma betül atmış mesajı, karı tek başına fon skandalına kurban edildiği için kudurmuş, tabi ben bu boş ihbarı görünce otele de dönemedim seni uyandırmamak için, mecbur bodrum rus gücü kampını ziyaret ettim, Türk rus ilişkilerini tahkim etmek için. --Sus ulan, akp kürsüsü mü zannettin burayı sallayıp duruyorsun, bana 21 milyarlık tüyo verdin diye adam mı oldun, gençliğimizde karpuz tarlası ekicem diye aldığın 100 bin lirayı unuttum mu sandın, aynı gece 3 pavyon dolaşmışsın, enayi parası diye pavyon karılarına yapıştırmışsın, o zaman dolar 1 lira bile değildi. --Ama sayın nacar.-- Sus ulan yavşak, borcunu hatırlayınca sayın nacar mı olduk, sikerim senin sözlüğünü. ---Tamam abi tamam, vericem senin borcunu, o zamanlar paradan 6 sıfır atılmamıştı ya, al abi 100 katını iade ediyorum, 10 lirayı bıraktım masaya, ama istersen üstünü bana verme, spkya iade et. --Vay yavşayan göt vay, aklınca beni spk ile mi tehdit ediyorsun, lan Adanalı değil miyiz, ikimiz de yavşak ikimiz de göt arasıyız. --Şimdi bu meseleyi gündeme almayalım Osman abi, geçelim aramızdaki kısır çekişmeleri, gel sana kahvaltıda kısır kebap ısmarlayım, hem konuşuruz 21 milyar kaç dolar ediyordu Osman abi, bu tatili eşit ödeyelim, 21 milyardan reise bahseden olursa mazallah, sana Hatayda 2000 tane deprem konutu işi verir. --Versin amına koyyum, Nacarkent yaparız, teşvik, vergi avantajı, üstüne krediyi de ödemeyiz, 21 e 21 daha katarım. Türkiye yüzyılı olur Osman yüzyılı. --Osman abi, taşağına maydanoz ekilecek adamsın, ben reise söylerim, açılışa gelir abi.-- Neyse bırak yalakalığı da, bu Özgürün diline dolanmayalım, şimdi bizim tatili öğrenirse, foncu işadamıyla hükümet sözcüsü Bodrumda ne arıyor diye namusumuzla şerefimizle haysiyetimizle oynamasın ibne. --Osman abi olurmu öyle şey, biz zaten büyük şerefsiziz abi, ilk cinsi tecrübemizi Adana keranesinde beraber yapmadık mı abi, gerçi orda ben pencereden kaçmıştım gene, sen 2 karı parası ödemek istememişsin, önce bütün kerane seni sikmiş, sonra da 1 hafta mecburi hizmet yapmışsın. Oradan da sana borcum var, unutmadım abi, istersen şalgamla havyar söyliyeyim abime, ödeşelim. --Ulan Ömer, senin dostluğunu sikeyim, ben de götümü kurşuna dizerlerken Ömer kardeşimin başına ne geldi diye düşünüyordum. Tam Akapaya sözcü olacak adammışsın, pardon sana adam dedim, dilimi siksinler.
--Merak etme abi, sen gece uyurken nefsime uydum, seni uyandırmamak için hazır ağzın açık uyuyorsun ya, ağzını bi güzel fırçaladım abi. --Ulan Ömer, sen benim ağzımı bile sikmişsin beni uyandırmadan, ama bu millet bir gün uyanırsa, bizi ağzımızdan arkamızdan önümüzden sikecek.
6 Ekim 2026 Salı
Türk Milleti yastık gibi darbeye dayanıklıdır.
Bu milletin başına neler neler geldi ve eziyetler içinde yaşıyor ki, bir isviçreli vatandaşa anlatsanız bütün dillerini yutar ve konuşabiliyor ise şunu sorar: Dev nerede, ejderha nerede, yedi cüceler, cadı, büyücü, kötü kalpli kraliçe nerede? Yani bir masal dinlediğini zanneder ve isviçre milli marşını bağıra bağıra okuyarak, sonunda isviçre bölünmez, tek isviçre, kahrolsun naziler diye gamet getirip müslüman bile olabilir. Valla olabilir. Gelirimizden başlayalım, avrupalının 10 da biri, dünyanın 4 de biri, ama fiyatlarımıza bakalım dünyada ilk 15, benzeri coğrafyalara göre ise ilk 5. Eğitim kalitemizde de benzeri seviyeler görebiliriz. Kuzey afrika liginde ilk 3 diyebiliriz. Dünyada 70. sıra ve gitgide düşüyor. Yaşam standartdımıza bakalım, yok bakmayalım. Milli gelir olarak 18 bin dolar ile ilk 25 teyiz ama gelir dağılım eşitsizliğinde ilk 5 teyiz. Yaşadığımız olaylar bazında çok hareketli bir enlemdeyiz. Burada bir haftada yaşanan olaylar isviçrenin 50, finlandiyanın 100 yılına eşit. Gıda ile aramız iyi ama dünya gıda kalitesinde sondan 30. sıradayız, bizden aşağıdakiler, bok böcek ve leş menüsüne sahipler. Dünya borçlar liginde nufüsa oranlı rakamlarda ilk 3 te, dış borçlarda ilk 15 teyiz. Fazla lafa gerek yok, bu ortam bir kıyameti çağrıştırsa bile, isviçre için bir mutluluk sebebi olduğumuz için mutlu olabiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)