Mustafa Sinan MEHİR
14 Ocak 2026 Çarşamba
Gençler
Gençler ne yapacak gelecekleri için konusunu işliyoruz. Üniversite mezunu olmak artık lise ve dengi okul standartlarının altına girdi ve sıradanlaştı. Ama bir kısım genç için de kitabın kapağını açmak büyük bir zülum oldu. Tamamen sokaklara yağacak altın yağmuru hayaliyle mayalandılar, bu da onları karanlık sokaklara ve yeraltına çeken bir unsur oldu. Birilerine abi abi diyerek sokak sorumlusu ünvanı ile meçhule yürüyenler ordusunun askeri oldular. Peki ya kız olan gençler? Onlar da internetin oyunları içinde güzellik, eşsizlik, tanrıçalık gibi iddialar ile bulanmış durumdalar, hayal dünyasında uçtuğunu sanan ördekler gibi ızgaralara yem olma yolundalar. Bir de bilal gibi aptal görünen ama teşkilatçılık tornasında şekillenmiş devlet destekli dallara tutunarak gelecek inşa etme çizgisinde ( tarikat dernek sivil toplum ayağıyla ) üzeri çizilecek önemli bir sayı var. Başka ne var? Yurtdışı gençleri. Sosyal statüleri afrikalı suriyeli göçmenler ile aynı safa dizilecek avrupai hayallerle boyalı gençler. Yüzde 90 ı geri posta olacak en büyük yüksek ihtimalle. Evet, bu bir yönlendirme yazısı değildi. Sadece sorunun içini açtım. Gençler şimdi naaaaolacak???
11 Ocak 2026 Pazar
Golazzo
Wolkusvagende yeni bir aktivite olan golazzodan ayrıntılar burada! Halı saha futbol turnuvalarının kralı golazzo. 8 takım 4lü iki grupta cebelleşiyor temel olarak. Teknoloji yoğun bir aktivite. Ses ışık sunum yoğunluklu, futbol rekabeti 2.sıraya iniyor bu durumda. Her takıma ünlüler, eski futbolcular, meşur sunucular. Meselası Ertem şener, eipyo, danilo, emircan iğrek, bruno alvez, holosko, elmander, hasan gabze, stoch, ceyhun, ve orta hadli bir sürü ünlü, fenomen. Eski hakemler hüseyin göcek, alex taşcıoğlu gibi gibi. Elbette bu turnuvayı futbolun tatilde olduğu bir araya koydular, yutubede izleyici rekoru kırma ve daha yukarıya konumlanma derdindeler, sanırım olacak gibi. Gider gelir dengesini nasıl sağlayacaklar bilmesem de, sanırım kara para da burada görünmeyen etken olsa gerek, kara gün dostu kara para.
30 Aralık 2025 Salı
Katil Kaçıyor
Katilden kasıt 2025. Bir takvim senesi daha nasıl daha kötü geçebilirdi ki? Kayıplar, yangınlar, hukuk rezaletleri, ekonomik ve ahlaki çöküntü, zenginin maximuma ulaşması, fakirin dibe vurması, daha neler neler. Elbette arada bu yıl benim için iyi geçti diyenler olabilir ama bir elin başparmağı kadar az sayıdalar. Ben kötümser bir insan yapısı değilim, eldeki su ile çorba yapan bir mizaca sahip olduğumu bile söyleyebilirim hatta. Gelgelelim çorbamın tuzu eksik kaldı bu sene. Vazgeçtiğim alışkanlık ve rutinlerim bir elin parmaklarından fazla oldu. İnsanlaragüven endeksim eksiyi gördü, şüphelerimden diş sıkma alışkanlığı ile sınanır oldum. Tamamını siyasete dayamıyorum, siyaset patlamış bir lastik, ama bütün dengeleri aksamı motoru ve hatta yakında kaportayı bile patlatacak düzeye ermiş haldeyiz. Bu sebeple yeni yıl dileklerini dinlemiyor ve kabul etmiyor olacağım, sadece dişimden aşaaa kasımpaşa moduna bürünüyorum, 2025 in çocuğu 2026nın da neye benzeyeceği hakkında beyninde zerre beyin olanlar tahminde bulunabilir. Hadi saygılarımla.
25 Aralık 2025 Perşembe
Data Record of Ebru Gündeş concertation
Ebrunun konserlerinde tirbün (tribün) görevlisiyim. 2 gündür konser artı görev modundayım. Kendisini ilk olarak çitlembik iken bir televizyonda gürül gürül sesiyle tanrı misafirini okurken izledim ve oradan uzaya çıkacağını anlamıştım. Ben iyi okuyan bir adamım ve bununla övünürüm halen daha. Ebru ilk olarak perdeye yansıtılan gölge modunda şarkısını patlatıyor, alkış kıyameti eşliğinde, perde açılıyor, 10-12 civarında romantik neşeli şarkısını ilk yarıda okuyarak insanı doyuran bir performans veriyor, hatta aşırı doyanlar konser bitti zannedip çıkmaya niyetleniyor. Burada şarkıların yüzde 15 ortalamasını vokaller taşıyor ve Ebruya bir nefes veriyorlar, bu gayet normal. Ebru 2. yarıya sürpriz parlatıp halkın arasından geçerek bir şarkıyla giriş yapıyor, tam bir sevgi seli. Gözlerim dahil yaşarma sahnesi gerçekleşiyor o atmosferde. Sonra bir 10 şarkı daha sahnede, hatta o arada okuyacağı şarkıyı instegramda oylatarak bir katılıma olanak sağlıyor da. Bir ara havaya konfetiler yağıyor, orada ebrunun dilekleri yazılı, millet kapışıyor bu iyi dilekleri. Sona doğru ebrunun aşk para sağlık dilekleri ile sahne kapanıyor, vatandaşın yüzde 20 si evine yatağına dönmek için salondan çıkıyor perde birleştiğinde, ama bir de ebruseverler başlıyor konserin bitmesine isyana, ve o kasvetli perde bir güneş doğuşu gibi açılarak ebruyu bir kez daha suluyor yüreklere, oynatıyor, ağlatıyor, çıldırtıyor adeta ve perde gökkuşağı konfetileriyle son defa kapanıyor. Binlerce video milyonlarca resim hatıralara akıyor. Bir konserimize daha burada son verirken hayatımıza ebruli renkleri de katılmış oluyor haliyle...
21 Aralık 2025 Pazar
Ölümdür, koklayan...
Şu şehir alabildiğince beton değil mi? İçi dolu insancık. Taşan, köpüren, yani çoğaldıkça çoğalan. İşte iterler seni isteyerek veya istemeden, orada bekler seni bu ittirmenin sonu ölüm......... Şu ömür tekrardan ibaret değil mi? Öptüğün eller, elini öpenler, alkışlamaların, sevişmelerin, açlığın veya tokluğun. İşte bu tekrarlardan bıktığın anda beklediğindir bu tekrarların sonu ölüm.......... Etrafındakiler azaldıkça zayıflamalar hissedersin kendinde, değil mi? Bir sayacın sessiz matematiğidir çalıştıkça çalışan. İşte o tik takları daha da duyar gibi olursun ya, bu acımasız pilin bittiği yerdir ölüm...... Ama sen yine de sensin değil mi, ama bu sensizliğin de resmi adıdır ölüm.......Bu yazıda seni azıcık öldürmek istedim ama öldüremedim, ben sadece kalan anlarını da öldürmemeni istedim, bu lirikselliğimin sebebiadı da maalesef ölüm..
18 Aralık 2025 Perşembe
Ela Rümeysa Cebeci ve Kürt Sorunu
Ela Rümeysa Cebeci bayan spikerimiz standart Türk kadınının estetik dönüşüm ile denizde düzgün yüzemez hale getirilmiş ( sırtüstü yüzmek zorunda, memeler şişkin olduğu için ) bir evrimini temsil ediyor. Biraz da şişme kadın formu verilmiş. Son zamanda uyuşturan birşeyleri de ağrı kesici maksadıyla içmiş olabilir. Konu adliyede, bana fazla söz düşmez. Bir yandan da resmileştirilme aşamasında olan kürt ( amerikürt ) meselesi var. Kurtuluş savaşı ile bozduğumuz sevr komplosunun demokrasi ayağı ile canlandırılma çabası, çabanızı sikip evinize postalayacağız neticede. Ama bütün basın medya maymunlaşmış memleketimde, Ela'nın devasa kalçası ve memeleriyle kürt dayatmasını kapatmaya çalışıyor zındık takımı. Memleketim insanı da kürt oyununu bırakmış, elanın başına gelenleri mehmet akif haber müdürünün aynalı odada püff maceralarını konuşuyor. Ey memleketi bölüp parçalayıp yutma derdindeki fitne takımı, bu bölücü gayretleriniz Elanın şişme memelerinde boğulacak, Mehmet akif te çıkar çıkmaz üzerinize üfleyecek, boşuna debelenmeyin diyeceğim ama anlamıyorsunuz bi boku. Uyardım mı? Uyardım amına kayyum.
16 Aralık 2025 Salı
Karapara Setlere Akar
Memleketimde kıyamet gibi yönetmen oyuncu yapımcı prodüktör ajans set elemanı ve türevleri bulunuyor. Yancı sektörleri saymıyorum götünüz düşer ihtimaliyle. Hele bu yapımları yayınlayacak onlarca kanal dijital mecra internet yuvaları olduğu sürece bu düzmeceli oyun sürer gider. Sanki holivutuz bolyvutuz zanneder dışardan bakan bir öküz. Oysa bu dönerin döndüreni vardır, başlıbaşına karapara. Karapara bahisten, uyuşturucudan, insan ticaretinden, kumardan, fuhuştan, ve siyasetten savaştan ne kadar karadelik varsa oradan çıkan bir paradır. Sisteme düşüp izini kaybettirmek ister. En elverişli sektörler ise, güzellik bakım, tarikatlar, vakıflar, turizm otelcilik, spor klüpleri, yani ne kadar aşırı büyüme gösteren ve bu şekilde kendini ortaya koyan mecra varsa, işte onlardır. Bunlardan en saygını ise sinema dizi dijital ne kadar aklayıcı üretim varsa, işte odur. Sinemaya 4000 izleyici gelir, setin 2 günlük parasını zor karşılar. Diziyi yüzde 1.5 reyring izler, 1 haftalık gideri karşılar. Yutupta 1 milyon kişi izler, setin çay kahvesini ancak karşılar. 10 kişilik figüranla dönecek işe 200 kişi çağırırlar, 50 bin ücret verecekleri oyuncuya 1 milyon verirler. Günlüğü 3000 lira olması gereken kameraya 80 bin verirler, yani masrafta abartıya kaçarak sisteme parayı aklayıp, faturayı alıp, sonra paranın fazlasını pay ederek sistemsel dönüşümü tamamlarlar. Fazla kafanızı tikmeyeyim, nerde o şöhrete giden yol yönetmenin yatağından geçer dediğimiz günler!!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)