Mustafa Sinan MEHİR
17 Mart 2026 Salı
Niteliksiz toplum
İsyanbulda yaşayınca mı belli oluyor ve rahatsız ediyor tam emin değilim ama isyanbul eğer kültürü görece daha yüksek bir şehir ise toplum en düşük nitelikte demektir. Sığır insanlar türedi ve sığırlığı kültür olarak benimsediler. Bu sadece başımızdaki muhafazakar yönetimden kaynaklı olamaz. Topyekün bir toplum çürütücü muhasaranın da etkisi var bence. Sığlıktan türeyen sığır insanlar, onlara kolayca tasma takan mütedeyyin üstenciler. İşimiz ve yaşamamız gitgide zorlaşıyor. Bu bendeki nefret değil bir basit tespit. Sığırsan fazla bile okudun, okuduğuna üzüldüm hatta.
6 Mart 2026 Cuma
Baba yarısı bir adam Sabahattin SAÇI
2 fani dünya günü önce en az 100 adamın toplam adamlığından fazla bir insan olan Eniştem, gururla söylüyorum Benim Eniştem Sabahattin SAÇI ebedi aleme göç etti. Allahım nurlar içinde yatırsın. İlk 79 senesinde ablamı almaya geldiğinde hafiften gıcık olmuştum, ama bu gıcıktan dünyanın en sağlam eniştesi çıkıverdi. Herdaim ablama ailesine bizlere sahip çıktı kolladı. Elinden geleni gelmeyeni verdi, evet elinden gelmeyeni bile. Enkada çalıştım bir dönem, hatta beni rusyaya pasaport çıkartarak gönderecekti rahmetliler istemedi. Bilgisayar kursuna gönderdi, enkadan yiyecek tedariği yaptı, üniversitede ödevimiz için üst düzey yöneticileriyle görüşmemizi sağladı, hangi iyiliğini sayayım, ortak evimizden 26 sene kira istemedi, o evi oturulacak hale getirdi haftalar boyu didinerek, yani hangi iyiliğini saysam üstüme yıkılır altından çıkmam mümkün değil. Siz varın yakın çevresine yaptığı iyilikleri hesaplayın, iyilik iyilikle çarpıla çarpıla birikir dağ olur desem yeridir. Evlatları da hayırlı çıktı, bir tanesi bile düzgünlükten sapmadı, sapmaz. Kurtarıcı bir adamdı, her saplanana omuz verir çıkartırdı bataktan. Derdini söylemeyene bile derman olmak bir ışıltı ise, o bir mücevher tarlasıydı karanlıkta bile. Çektiği çileler var, bazen işsiz kaldı, bazen öz ailesi ile ters düştü, bazen emekli ettiler, ama o mevlevi dervişi gibi dönmeye devam etti. Pes etmedi, isyan etmedi, namazı niyazı orucu hayrı bereketi eksiltmedi. Hayatta bir yere kadar iyi olabilirsiniz, hayatınızdaki bütün iyilikleri fazlasıyla yaptıktan sonra Allah size soru sorar, kardeşim melaike misin eren misin diye, haliyle son yılları sağlık sorunları ile geçer oldu, ama takdire yine baş eğdi, bitmiş görevleri sebebiyle müsaade ister olacak oldu, ama Sabahattin Usta olmak demek pes etmeyi yasaklar, belki de milim günahı varsa bu dünyada çekerim, öbür tarafa hesap bırakmam dedi, ve dediğini yaptı her zamanki gibi. Sen de dediğini yaparsın bilirim, sorgusuz sualsiz cennette baş köşeye koyarsın. Ustanın yerinde görüşürüz can adam eniştem.
7 Şubat 2026 Cumartesi
İnsan Arama Motorları
Teknoloji bizi sardı sarmaladı, ama bizden yaşam ve ekonomi çeken bir uzaylı çarşaf gibi. Kabus korku filmi ama biz bundan zevk alıyoruz, yaşam tarzımıza yerleştirdik, içimize ettik! Kanımıza kendini zerk ettikçe daha da çaresizliği bir özgürlük adı altında yaşayacağız, anamızı bile düzer hale gelecek, haberimiz yok, bilincimiz yok. Oysa yaşam mahalledeki sünnet düğünlerinde, bayram sabahlarında, ilk sevgili ile buluşmada, askere adam gönderirken daha güzeldi, şimdi birer nostalgiya parçacığı bunlar. Ben de (mustafasinanmehir) olarak karşı bir cephe fikri atıyorum ortaya. Bari teknoloji bir işe yarasın. Fikri bedava cinsinden birşey. O kadar bilgi denizini içmiş insanımız var ki, hemen her konuda fikir kaynayan tecrübe deposu insanımız var ki, hiç bir işe yaramaz halde toprağa karşacak bir hazine ki, bu potansiyel fena dolu. Bu sebeple hemen herşeyi aradığımız arama motorları yerine, bu insanlara bağlanan telefon hattı, mail iletişim bombardımanı ile insandam insana bir ağ oluşması taraftarıyım. Kargalardaki konuşmadan iletilen bilgi beyni var ya, Yani birinin beynini diğeri transfer alabiliyor, korelatif beyin özelliği denilebilir buna, bilgi küpü insanlar arama insanı olsun, kaynak olsun ve teknolojiye ilk kılıcımızı çekelim. Belki yeniden insanlar arası iletişim ağı kurulur ve insanlık sosyal hale dönüşür. Bakın kendimi anlatabildim, ne mutlu bana...
5 Şubat 2026 Perşembe
Ve Tarkan gider
Bugün 10. konser sonu, pişmiş ayaklarım ile ama mutlu bir sırıtış da yüzümde. Yaklaşık 62 bin insan oynadı, çıldırdı, mutluluk rüzgarından payına düşeni aldı. Türkiyeninen tartışmalı yıllarına bir imza attı megastar. Almanyada yaşamasına kimse birşey demesin, orada rahat rahat gezebilir zira. Burada mümkün değil. Ayrıntıya övgüye fikriyata gerek yok, Tarkan kadar sevilen başka bir şarkıcı da yok, amaç rekabet filan değil, amaç biraz Tarkan olabilmek payımıza düşen kadar. Güle güle git güle güle gel dostum yine.
24 Ocak 2026 Cumartesi
Tarkan Tevetoğlu sırları
Sırlar kapısı bir kez daha aralandı ve tarkan gözüktü. Ama onu farklı gözlerle gören bir mustafa olayları biraz daha görünür kılabilir diye düşünüyorum. Bu konser serisi her şeyiyle diğerlerinden farklı. Türkiyenin en pahallısı. Tarkan bu seride daha organik daha bir suda haşlanmış. Hafif tombul ama tahtına oturmak için takipçilerine en az 50 yıl lazım. Tarkanın sevimliliği bir bebek, büyümüş te küçülmüş, haller hareketler yapan bir bebek. Yeni şarkıları eskilerin sadece garnitürü. Hayran kitlesi için o bir oyuncak, tutkuyla bağlı oldukları ve sevgiyle baktıkları. Konser biterken bir çocuğun elinden oyuncak alınmış gibi ağlayanları gördüm. Her şeyiyle ince ayrıntıları hesaplanmış bir proje tarkan ve konserleri. İçeride yakında ve ayakta yer kapmak için koşuşanlar ise sembol görüntü benim gözümde. Söylenecek çok şey var ama chp örgüt toplantısı için çıkmam lazım. Devamı gelecek daha mikroayrıntılarla.
23 Ocak 2026 Cuma
Şag bey
Beni reklam için yazdı ajans, türksel reklamı. Kafada saç yok ya, bana saç ekim makyajı yapacaklar, ücreti de 2000 lira. Tamam dedim bu parasızlıkta. Ata demireri görürüz, şamata mamata. O karlı pazar sabahında arabamla göktürk mekanına geldim. Kafama yapıştırıcı sürdüler, suluboya boyadılar, sonra da irmik serptiler, bildiğin saç ektirmiş gibi oldum. Bir ara hazırlık bölümünde bir kız yüksek sesle hii şag, you are here mere diye ingilizce provalar yapıyor. Dedim ki -seni duyan da şag o niyıl ( nba tarihinin ilk 10 adamlarından biri ) geldi zanneder. O da dedi ki geldi zaten içeride oturuyor. Sonra stüdyo içinde saç ekim merkezi şeklinde dizayn edilmiş yere oturduk. Şag geldi ve reklam çekildi. Yanımda oturan adamlar 10 bin almış, şag o neyıl 10 milyon dolar. Bana da 2000 lira eksi araba yakıtı. Ananızı seveyim emi. Her zamanki gibi tüm emekliler adına sikilen ben oldum. Reklamları izlersiniz, şimdiden selamlar beni görürseniz.
14 Ocak 2026 Çarşamba
Gençler
Gençler ne yapacak gelecekleri için konusunu işliyoruz. Üniversite mezunu olmak artık lise ve dengi okul standartlarının altına girdi ve sıradanlaştı. Ama bir kısım genç için de kitabın kapağını açmak büyük bir zülum oldu. Tamamen sokaklara yağacak altın yağmuru hayaliyle mayalandılar, bu da onları karanlık sokaklara ve yeraltına çeken bir unsur oldu. Birilerine abi abi diyerek sokak sorumlusu ünvanı ile meçhule yürüyenler ordusunun askeri oldular. Peki ya kız olan gençler? Onlar da internetin oyunları içinde güzellik, eşsizlik, tanrıçalık gibi iddialar ile bulanmış durumdalar, hayal dünyasında uçtuğunu sanan ördekler gibi ızgaralara yem olma yolundalar. Bir de bilal gibi aptal görünen ama teşkilatçılık tornasında şekillenmiş devlet destekli dallara tutunarak gelecek inşa etme çizgisinde ( tarikat dernek sivil toplum ayağıyla ) üzeri çizilecek önemli bir sayı var. Başka ne var? Yurtdışı gençleri. Sosyal statüleri afrikalı suriyeli göçmenler ile aynı safa dizilecek avrupai hayallerle boyalı gençler. Yüzde 90 ı geri posta olacak en büyük yüksek ihtimalle. Evet, bu bir yönlendirme yazısı değildi. Sadece sorunun içini açtım. Gençler şimdi naaaaolacak???
Kaydol:
Yorumlar (Atom)